bugün
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- başak burcu8
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi12
- habire12 adamdır5
- akrep kadını4
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması7
- sözlüğe fotoğraf atan kadın6
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- ismet gürbüz'ün en sevdiği gazete3
- hakkımda bilmeniz gerekenler35
- karton toplayan balkan göçmeni4
- ismet gürbüz nednn türkiye'ye gelemiyor3
- çocukluğa götüren şeyler3
- antalya da yaşamak4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması8
- ismet gürbüz'ün en sevdiği yemek2
- kuşadası ndaki başıboş köpek domuz kavgası3
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- as maca8
- kaymak vs tereyağı6
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- true vs gocu3
- eyy sjsjsjsjs sen kimsin ya4
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- ai değil alın teri entry4
- zaman baba adamdır2
- isveçlilerin üstün olduğu konular2
- bahis şikesi2
- çare sarıgül4
- siktin sol frame'i eyledin viran2
- erector adamdır2
- habire12 vs ciguli kral2
- nickten isim tahmini yapmak25
- gocu'nun çok tatlı olması2
- burak demirbilek'in profil fotoğrafı2
- pişik kremi3
- fazla akbili olan var mı4
- gece denize girmek9
- ilgi orospusu sözlük kızları2
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları9
- sankritçe3
- denizi olmayan şehirde yaşamak2
- bir konuda fikrini almak istediğiniz kişi3
- zorunlu ders programları3
- biraderilyö de biraderito3
- sözlüğe fotoğraf atan kızın namusu2
- her entrysi eksilenen yazar4
- 2026 dünya kupası14
- anın görüntüsü13
bundan bir sene önce toplamda bir buçuk ay boyunca çalıştığım şirket.
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
mezun olduktan sonra vahşi kapitalizm ile ilk tanışmasını anlatan bir mühendisin açtığı başlıktır. sen de yeni açılmış firmaya değil de oturmuş, kurumsal bir firmaya gitseydin be kardeş, nasıl olsa boğulacaksın, büyük denizde boğulurdun...
(bkz: welcome to the jungle)
(bkz: welcome to the jungle)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar