bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- hafızayı sildirmek6
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- sözlükten korkmak5
- zalbert ramstein4
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir bela geliyor29
- gocu43
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- nervio12
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- fusya semsiyeli yabanci20
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- uludağ itiraf15
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- pandela2
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- willem dafoe3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- erkekler neden evlenmek ister15
- heyt bea gocu mu5
- dizi izlemek4
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- hasan atilla uğur14
bundan bir sene önce toplamda bir buçuk ay boyunca çalıştığım şirket.
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
mezun olduktan sonra vahşi kapitalizm ile ilk tanışmasını anlatan bir mühendisin açtığı başlıktır. sen de yeni açılmış firmaya değil de oturmuş, kurumsal bir firmaya gitseydin be kardeş, nasıl olsa boğulacaksın, büyük denizde boğulurdun...
(bkz: welcome to the jungle)
(bkz: welcome to the jungle)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar