bugün
- aleksey batrakov18
- queen ravennanın aşırı güzel olması12
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı12
- yagmurcu çık açıkla10
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- dedenize sahip çıkar mısınız4
- sözlük dedeleri6
- cevheri güven4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- atatürk düşmanı4
- arap götü9
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- nükleer bomba2
- birazdan maç var3
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- iskilipli atıf hoca20
- kadınlar3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- yazarların akşama dair planları7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- kale3112 tarzı entry girmek8
- ismeti çekemeyen yazar2
- kablosuz mouse12
- ismet gürbüz'ün adam gibi adam olması2
- doların 50 tl olması7
- camgöz balık ekmek4
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- favlayan yazarın asıl amacı12
- savcı esra2
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- sözlük kürdü55
- topla topla topla3
- valla en güzeli hangisi bilmem2
- yalikazigi2
- gina caranonun iyi bir insan olması2
- ese dezze'nin ayşe teyze olması2
- true niye hala çaylak5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- günün sözü5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- 57 puanla devlet hastanesine atanan gerontolog2
- prof dr üstad kadir mısıroğlu2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
bundan bir sene önce toplamda bir buçuk ay boyunca çalıştığım şirket.
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
mezun olduktan sonra vahşi kapitalizm ile ilk tanışmasını anlatan bir mühendisin açtığı başlıktır. sen de yeni açılmış firmaya değil de oturmuş, kurumsal bir firmaya gitseydin be kardeş, nasıl olsa boğulacaksın, büyük denizde boğulurdun...
(bkz: welcome to the jungle)
(bkz: welcome to the jungle)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar