bugün
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması3
- her entrysi eksilenen yazar3
- gece denize girmek8
- kadın iftirasıyla hayatı kararan erkekler3
- oscar alma yontemleri4
- mutsuzluğun en büyük nedeni4
- nickten isim tahmini yapmak25
- erdoğan'ın milli görüş gömleğini çıkarması3
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- burç zehrinin erkeklere de sıçramış olması3
- kas yığını sözlük erkekleri4
- akrep burcu6
- kaos show2
- as maca6
- aylık 398 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- başlıkları tutmayan sözlük yazarı3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- kim bu gizli artıcı4
- yüzme yarışları2
- geceye bir şarkı bırak11
- kıl erkeğin süsüdür14
- müslüman cinler5
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ioçk14
- kedi3
- haluk levent yarın konser verse kaç kişi gider3
- on layn listesi3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- taze ekmek3
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- yeni parti46
- grup seksin mantığı10
- yazarların imrendiği kişi4
- dünyaya çocuk getirmek10
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- travesti sesi çekiciliği6
- kavgacı bir insan olmak2
- kalkın be3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- on layn listesü isterük2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri10
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- yorgun mermi vs nervio12
- nohut yaptım nası olmuş10
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
bundan bir sene önce toplamda bir buçuk ay boyunca çalıştığım şirket.
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
iş görüşmesine gittiğimde ruby on rails developer'ı aradıklarını söylediler, ben de "neden olmasın?" deyip daldım.
ekip yarı zamanlı çalışan bir senior, iki tane de junior'dan ibaretti katıldığımda. piyasanın altında bir rakam önermelerine rağmen, daveti kabul etmekte beis görmedim, zira open source teknolojileri ile çalışmaya dönecek ve yeni bir dil öğrenecektim fırsattan istifade.
nerden bileyim iş yapacağım diye sinir hastası olacağımı birkaç haftada!
görüşmeye gittiğimde karşımda start-up 'ın patronu gökhan terlemez vardı. neler yaptığım, neler ettiğim konusunda beni kabaca sorguladıktan sonra işi anlattı ve "yapabilir misin?" dedi, elbette yapabilirdim. niye olmasındı ki?
zaten özgür yazılım kökenli bir insan olduğum için, kendimi çok daha yakın hissettiğim bir teknoloji vardı karşımda.
netekim, işe başladım. ilk iş sistematik olmayan çalışma sistemlerini yönetmeye başlamak oldu. kendi üzerimden bir cloud açıp redminekurdum, iş grupları ve tanımları yaptım, öncelikler oluşturdum.
günlerce patronla oturup konuşarak işin seyir haritasını ortaya çıkarmaya çalıştım.
bir yandan ofis içindeki kakafoniyi yok etmek ve toplantıları log'lamak için için jabber kurup güvenli iletişim kanalı yarattım.
jenkins ile test ortamı ayaklandırarak kodun sağlıklı bir şekilde aktarımı ve canlıya alınması gibi ek süreçler ile daha da sistemli bir çalışma ortamı yarattım.
böyle böyle günler geçti, sonra sigorta işlemlerimin ne zaman olacağı konusunu konuştuk ve "konuşmuştuk biliyorsun, sigortanı asgariden yatıracağız" deyince patron, sigortalanmayı bile reddettim.
nerde görülmüş bir mühendisin maaşının asgariden gösterildiği, ona göre prim yatırıldığı.
sonra maaş ödemesinin ay başında değil, de ayın on beşinde olduğunu öğrendim.
sonra o ödemeyi bile tek parça almanın mümkün olmadığını öğrendim.
öyle ki, 1 yıl sonra bugün oturmuş bunu yazıyorum. çünkü hâlâ alacağım var kendisinden.
düşünün, 1 sene geçmiş bir şirkette çalışmanızın üzerinden, bazen her ay aradığınız ve "bu ay son!" diyen adam size bu kadar süredir borcunu ödeyemiyor.
siz de bu adamın web sitesi aracılığıyla yaptığınız alışverişler üzerinden kazandığınız paraları alabilmek için bekliyorsunuz değil mi?
çok beklersiniz!
mezun olduktan sonra vahşi kapitalizm ile ilk tanışmasını anlatan bir mühendisin açtığı başlıktır. sen de yeni açılmış firmaya değil de oturmuş, kurumsal bir firmaya gitseydin be kardeş, nasıl olsa boğulacaksın, büyük denizde boğulurdun...
(bkz: welcome to the jungle)
(bkz: welcome to the jungle)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar