bugün
- evliliği ayakta tutan güçler5
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- motorinin 100 lirayı görmesi5
- 100tlnin hesabını yapan cimri2
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- türkler ile moğollar kardeştir18
- halk tv haberciliği2
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- true nickli yazar3
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- yapay zekaya porno aratmak4
- musa anter10
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- cedidacer2
- game of thrones taki kerhaneci17
- kaç yaşındasın2
- parcalandim toparlanamiyorum313
- flört uygulamasında match oranı2
- hewal ebo3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- anın görüntüsü26
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- boş vakit buldukça yeni ahit okumak2
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- iş arayanların aslında para araması7
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- sözlük kızları dertleşiyor14
- z kuşağı2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler9
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- dating uygulamasında eşleşme algoritması3
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- emeviler6
- bilgisayar vs tablet4
- habire1220
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- memduh bashgan4
engin ardicin aksam gazetesindeki bugun yazdigi kose yazisi:
Herifçioğlu bize kızmış, ''Atatürk Fethi Bey'i başbakanlıkta tutup ismet Paşa'yı muhalefet lideri yapsaydı'' dediğimiz için... Tek parti diktasının cumhuriyetin ilk yıllarında ''orunlu'' ve yararlı olduğunu da savunuyor, tek yolmuş bu, ''devrimleri tutturmak'' için...
Çok iyi tutmuş ki şimdi dinciler beş yıllık yönetim deneyiminden sonra cumhurbaşkanlığına da yürüyorlar! Köylü ayaklanması hükümet mevzilerini düşürdü, devleti de düşürmek üzere!
Bize de ukalalık ediyor, ikebana yetiştirir gibi tarih yazılmazmış.
Eşek değiliz, Karl Marx'ın ünlü sözünü biz de biliyoruz, kaç kere de zikrettik: Tarihte ne olduysa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur...
Acaba Marx haklı mıdır?
Sınıfsız toplum kurulacağı, işçilerin kendiliğinden devrim yapacakları, zincirlerinden başka yitirecek hiçbir şeyleri olmadığı konularında yanılan adam bu konuda da yanılamaz mı?
Geçen gün hepiniz Saddam Hüseyin'e ağladınız, ben gene Adnan Menderes'i hatırladım.
Çok iyi bir tarım bakanı, çok iyi bir sanayi ve ticaret bakanı olacak adamdı... Ama başbakan, hayır.
Yürütmeyi fiilen ve bizzat Mahmut Celal Bey üstlenecek (Atatürk'ün son yılında başbakanıydı!), Çankaya'ya da saygın ve tartışılmaz bir isim çıkaracaktı... Örneğin Fuat Köprülü, partinin dört kurucusundan biri... Adnan Bey tarım ya da sanayi ya da ticaret bakanı olacak, elbette başbakan yardımcılığı da yapabilecekti...
Bayar ''Çankaya'ya kaçtı'', arkası kötü geldi. ibret olsun.
Aslında Demokrat Parti'nin ''doğal cumhurbaşkanı adayı'' elbette Mareşal Fevzi Çakmak'tı da, ömrü 1948 yılına kadar vefa edebildi... 1958 yılında ölecek bir Fevzi Paşa yakın tarihimizin çok başka türlü yazılmasına vesile olurdu...
Asıl büyük hataları da, altyapıya da üstyapıya da hiç dokunmamak oldu.
inönü'nü kaskatı dikta düzenini aynen korudular! Ne ekonomik çerçeveyi değiştirdiler, ne finansman yapısını, ne hukuk düzenini.
Böylece memleket demokrasiye geçmedi, bir diktadan başka bir diktaya geçebildi. Tellak kadrosu değişti, hamam, göbektaşı, tas ve kurna aynı kaldılar.
Turgut Özal'ın ancak seksenli yılarda gerçekleştirebildiği, o da ancak yarım yamalak yapabildiği ''kapitalizme geçiş'' devrimini ellili yılarda yapıp bitireceklerdi! Devlet kapitalizminin kaleleri KiT'ler daha o zamandan tasfiye edilecek, kambiyo rejimi bütünüyle serbestleştirilecek, kapitalizm kapitalistlere bırakılacaktı. Sosyalist aydınları ezmeye de bu durumda hiç gerek yoktu. Yasaklara ve yasakçılığa da gerek yoktu.
Şu ''tüketici kredisi'' daha o yıllarda başlayamaz mıydı örneğin? Özal'ı mı beklemek zorundaydık? Niçin basın ilanları hükümet denetiminde kalmıştı? Niçin yurt dışına çıkış tüccara bile yılda bir kereden fazla yasaktı? Niçin becerip de televizyon kurulamamıştı?
Şimdi çekilen sıkıntılar o dönem çekilir, bugünün gençleri de meyvelerini toplamaya başlarlardı artık...
Yani kartlar seksenlerde değil ellilerde yeniden karıştırılıp dağıtılacaktı...
Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak.
Bunu bir elli yıl önceye çekebilseydik, şimdi artık ''rayına oturmuş'' bir ülke olurduk.
Haaa, şimdi de gelin bir yetmiş yıl önceye çekelim.
Cumhuriyetin en başında bürokrat zevzekliği edeceğine sanayileşmeye ve kapitalistleşmeye öncelik vermiş, eğitimi birinci hedef değil, ''sanayileşmenin doğal ve kaçınılmaz yan ürünü'' saymış bir Türkiye... Kalkınmayı erteleyip gelecek kuşaklara yıkmamış, en başından buna sıvanmış bir Türkiye... Faşizme ya da komünizme değil, liberal demokrasiyle özenmiş bir Türkiye... Bunu yürüten Fethi Bey, bürokrasi adına taş koymaya çalışıp söktüremeyen de ismet Paşa... Dönem dönem bürokasi diktası olmayacağı için de ona tepki olarak dincilik kılıfına bürünmeyen, çünkü zaten iktidarda olan halk!...
Bugün ''Bulgaristan bile Avrupa Birliği''ne girdi, biz giremedik'' diye ağlamazdınız...
Bu da mı ikebana ulan? *
Herifçioğlu bize kızmış, ''Atatürk Fethi Bey'i başbakanlıkta tutup ismet Paşa'yı muhalefet lideri yapsaydı'' dediğimiz için... Tek parti diktasının cumhuriyetin ilk yıllarında ''orunlu'' ve yararlı olduğunu da savunuyor, tek yolmuş bu, ''devrimleri tutturmak'' için...
Çok iyi tutmuş ki şimdi dinciler beş yıllık yönetim deneyiminden sonra cumhurbaşkanlığına da yürüyorlar! Köylü ayaklanması hükümet mevzilerini düşürdü, devleti de düşürmek üzere!
Bize de ukalalık ediyor, ikebana yetiştirir gibi tarih yazılmazmış.
Eşek değiliz, Karl Marx'ın ünlü sözünü biz de biliyoruz, kaç kere de zikrettik: Tarihte ne olduysa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur...
Acaba Marx haklı mıdır?
Sınıfsız toplum kurulacağı, işçilerin kendiliğinden devrim yapacakları, zincirlerinden başka yitirecek hiçbir şeyleri olmadığı konularında yanılan adam bu konuda da yanılamaz mı?
Geçen gün hepiniz Saddam Hüseyin'e ağladınız, ben gene Adnan Menderes'i hatırladım.
Çok iyi bir tarım bakanı, çok iyi bir sanayi ve ticaret bakanı olacak adamdı... Ama başbakan, hayır.
Yürütmeyi fiilen ve bizzat Mahmut Celal Bey üstlenecek (Atatürk'ün son yılında başbakanıydı!), Çankaya'ya da saygın ve tartışılmaz bir isim çıkaracaktı... Örneğin Fuat Köprülü, partinin dört kurucusundan biri... Adnan Bey tarım ya da sanayi ya da ticaret bakanı olacak, elbette başbakan yardımcılığı da yapabilecekti...
Bayar ''Çankaya'ya kaçtı'', arkası kötü geldi. ibret olsun.
Aslında Demokrat Parti'nin ''doğal cumhurbaşkanı adayı'' elbette Mareşal Fevzi Çakmak'tı da, ömrü 1948 yılına kadar vefa edebildi... 1958 yılında ölecek bir Fevzi Paşa yakın tarihimizin çok başka türlü yazılmasına vesile olurdu...
Asıl büyük hataları da, altyapıya da üstyapıya da hiç dokunmamak oldu.
inönü'nü kaskatı dikta düzenini aynen korudular! Ne ekonomik çerçeveyi değiştirdiler, ne finansman yapısını, ne hukuk düzenini.
Böylece memleket demokrasiye geçmedi, bir diktadan başka bir diktaya geçebildi. Tellak kadrosu değişti, hamam, göbektaşı, tas ve kurna aynı kaldılar.
Turgut Özal'ın ancak seksenli yılarda gerçekleştirebildiği, o da ancak yarım yamalak yapabildiği ''kapitalizme geçiş'' devrimini ellili yılarda yapıp bitireceklerdi! Devlet kapitalizminin kaleleri KiT'ler daha o zamandan tasfiye edilecek, kambiyo rejimi bütünüyle serbestleştirilecek, kapitalizm kapitalistlere bırakılacaktı. Sosyalist aydınları ezmeye de bu durumda hiç gerek yoktu. Yasaklara ve yasakçılığa da gerek yoktu.
Şu ''tüketici kredisi'' daha o yıllarda başlayamaz mıydı örneğin? Özal'ı mı beklemek zorundaydık? Niçin basın ilanları hükümet denetiminde kalmıştı? Niçin yurt dışına çıkış tüccara bile yılda bir kereden fazla yasaktı? Niçin becerip de televizyon kurulamamıştı?
Şimdi çekilen sıkıntılar o dönem çekilir, bugünün gençleri de meyvelerini toplamaya başlarlardı artık...
Yani kartlar seksenlerde değil ellilerde yeniden karıştırılıp dağıtılacaktı...
Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak.
Bunu bir elli yıl önceye çekebilseydik, şimdi artık ''rayına oturmuş'' bir ülke olurduk.
Haaa, şimdi de gelin bir yetmiş yıl önceye çekelim.
Cumhuriyetin en başında bürokrat zevzekliği edeceğine sanayileşmeye ve kapitalistleşmeye öncelik vermiş, eğitimi birinci hedef değil, ''sanayileşmenin doğal ve kaçınılmaz yan ürünü'' saymış bir Türkiye... Kalkınmayı erteleyip gelecek kuşaklara yıkmamış, en başından buna sıvanmış bir Türkiye... Faşizme ya da komünizme değil, liberal demokrasiyle özenmiş bir Türkiye... Bunu yürüten Fethi Bey, bürokrasi adına taş koymaya çalışıp söktüremeyen de ismet Paşa... Dönem dönem bürokasi diktası olmayacağı için de ona tepki olarak dincilik kılıfına bürünmeyen, çünkü zaten iktidarda olan halk!...
Bugün ''Bulgaristan bile Avrupa Birliği''ne girdi, biz giremedik'' diye ağlamazdınız...
Bu da mı ikebana ulan? *
"Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak." cümlesini ters çevirerek söyleyecek olursak; sınıf değiştirmek zaman içinde kolaylaştırılabilseydi bugün suçlarda patlama olmazdı mesela.
Gündemdeki Haberler