bugün
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı9
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi6
- akrabalarla ilişkiyi kes14
- kırmızı kaka7
- velvet hanım ile kahve içmek6
- kola neden koşer3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı6
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- mason greenwood8
- trabzon büyükşehir belediyesi2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil2
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- renault 9 broadway9
- ronald mcdonald2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- pişman olacağını bile bile yapma2
- mikrodalgaya sucuk koymak6
- erdogan'a suikast timi itirafı5
- yan yana susabilen arkadaşlar3
- ölünce tekrar deneyin yazısı görmek2
- erkekte bıyık çok önemli4
- çocuklar duymasın zero tuna'nın tersi2
- akasya durağı sinan2
- evde tek başınayken sessiz konuşmak3
- erdoğan ın dünya lideri olması4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- babanın ford escort parasını escortla yemek2
- 5 ağustos 2026 mallorca paris saint germain maçı2
- nihoşun ölümü15
- yazarların bildiği en kötü küfür5
- memduh bashgan14
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- clemence baptista4
- meal kuran değildir26
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- penise dövme yaptırmak3
- kezoların burada kibirlenmesi5
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- saç dökülmesi5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- futbol3
- artı oy alma yolları5
engin ardicin aksam gazetesindeki bugun yazdigi kose yazisi:
Herifçioğlu bize kızmış, ''Atatürk Fethi Bey'i başbakanlıkta tutup ismet Paşa'yı muhalefet lideri yapsaydı'' dediğimiz için... Tek parti diktasının cumhuriyetin ilk yıllarında ''orunlu'' ve yararlı olduğunu da savunuyor, tek yolmuş bu, ''devrimleri tutturmak'' için...
Çok iyi tutmuş ki şimdi dinciler beş yıllık yönetim deneyiminden sonra cumhurbaşkanlığına da yürüyorlar! Köylü ayaklanması hükümet mevzilerini düşürdü, devleti de düşürmek üzere!
Bize de ukalalık ediyor, ikebana yetiştirir gibi tarih yazılmazmış.
Eşek değiliz, Karl Marx'ın ünlü sözünü biz de biliyoruz, kaç kere de zikrettik: Tarihte ne olduysa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur...
Acaba Marx haklı mıdır?
Sınıfsız toplum kurulacağı, işçilerin kendiliğinden devrim yapacakları, zincirlerinden başka yitirecek hiçbir şeyleri olmadığı konularında yanılan adam bu konuda da yanılamaz mı?
Geçen gün hepiniz Saddam Hüseyin'e ağladınız, ben gene Adnan Menderes'i hatırladım.
Çok iyi bir tarım bakanı, çok iyi bir sanayi ve ticaret bakanı olacak adamdı... Ama başbakan, hayır.
Yürütmeyi fiilen ve bizzat Mahmut Celal Bey üstlenecek (Atatürk'ün son yılında başbakanıydı!), Çankaya'ya da saygın ve tartışılmaz bir isim çıkaracaktı... Örneğin Fuat Köprülü, partinin dört kurucusundan biri... Adnan Bey tarım ya da sanayi ya da ticaret bakanı olacak, elbette başbakan yardımcılığı da yapabilecekti...
Bayar ''Çankaya'ya kaçtı'', arkası kötü geldi. ibret olsun.
Aslında Demokrat Parti'nin ''doğal cumhurbaşkanı adayı'' elbette Mareşal Fevzi Çakmak'tı da, ömrü 1948 yılına kadar vefa edebildi... 1958 yılında ölecek bir Fevzi Paşa yakın tarihimizin çok başka türlü yazılmasına vesile olurdu...
Asıl büyük hataları da, altyapıya da üstyapıya da hiç dokunmamak oldu.
inönü'nü kaskatı dikta düzenini aynen korudular! Ne ekonomik çerçeveyi değiştirdiler, ne finansman yapısını, ne hukuk düzenini.
Böylece memleket demokrasiye geçmedi, bir diktadan başka bir diktaya geçebildi. Tellak kadrosu değişti, hamam, göbektaşı, tas ve kurna aynı kaldılar.
Turgut Özal'ın ancak seksenli yılarda gerçekleştirebildiği, o da ancak yarım yamalak yapabildiği ''kapitalizme geçiş'' devrimini ellili yılarda yapıp bitireceklerdi! Devlet kapitalizminin kaleleri KiT'ler daha o zamandan tasfiye edilecek, kambiyo rejimi bütünüyle serbestleştirilecek, kapitalizm kapitalistlere bırakılacaktı. Sosyalist aydınları ezmeye de bu durumda hiç gerek yoktu. Yasaklara ve yasakçılığa da gerek yoktu.
Şu ''tüketici kredisi'' daha o yıllarda başlayamaz mıydı örneğin? Özal'ı mı beklemek zorundaydık? Niçin basın ilanları hükümet denetiminde kalmıştı? Niçin yurt dışına çıkış tüccara bile yılda bir kereden fazla yasaktı? Niçin becerip de televizyon kurulamamıştı?
Şimdi çekilen sıkıntılar o dönem çekilir, bugünün gençleri de meyvelerini toplamaya başlarlardı artık...
Yani kartlar seksenlerde değil ellilerde yeniden karıştırılıp dağıtılacaktı...
Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak.
Bunu bir elli yıl önceye çekebilseydik, şimdi artık ''rayına oturmuş'' bir ülke olurduk.
Haaa, şimdi de gelin bir yetmiş yıl önceye çekelim.
Cumhuriyetin en başında bürokrat zevzekliği edeceğine sanayileşmeye ve kapitalistleşmeye öncelik vermiş, eğitimi birinci hedef değil, ''sanayileşmenin doğal ve kaçınılmaz yan ürünü'' saymış bir Türkiye... Kalkınmayı erteleyip gelecek kuşaklara yıkmamış, en başından buna sıvanmış bir Türkiye... Faşizme ya da komünizme değil, liberal demokrasiyle özenmiş bir Türkiye... Bunu yürüten Fethi Bey, bürokrasi adına taş koymaya çalışıp söktüremeyen de ismet Paşa... Dönem dönem bürokasi diktası olmayacağı için de ona tepki olarak dincilik kılıfına bürünmeyen, çünkü zaten iktidarda olan halk!...
Bugün ''Bulgaristan bile Avrupa Birliği''ne girdi, biz giremedik'' diye ağlamazdınız...
Bu da mı ikebana ulan? *
Herifçioğlu bize kızmış, ''Atatürk Fethi Bey'i başbakanlıkta tutup ismet Paşa'yı muhalefet lideri yapsaydı'' dediğimiz için... Tek parti diktasının cumhuriyetin ilk yıllarında ''orunlu'' ve yararlı olduğunu da savunuyor, tek yolmuş bu, ''devrimleri tutturmak'' için...
Çok iyi tutmuş ki şimdi dinciler beş yıllık yönetim deneyiminden sonra cumhurbaşkanlığına da yürüyorlar! Köylü ayaklanması hükümet mevzilerini düşürdü, devleti de düşürmek üzere!
Bize de ukalalık ediyor, ikebana yetiştirir gibi tarih yazılmazmış.
Eşek değiliz, Karl Marx'ın ünlü sözünü biz de biliyoruz, kaç kere de zikrettik: Tarihte ne olduysa, öyle olması gerektiği, başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur...
Acaba Marx haklı mıdır?
Sınıfsız toplum kurulacağı, işçilerin kendiliğinden devrim yapacakları, zincirlerinden başka yitirecek hiçbir şeyleri olmadığı konularında yanılan adam bu konuda da yanılamaz mı?
Geçen gün hepiniz Saddam Hüseyin'e ağladınız, ben gene Adnan Menderes'i hatırladım.
Çok iyi bir tarım bakanı, çok iyi bir sanayi ve ticaret bakanı olacak adamdı... Ama başbakan, hayır.
Yürütmeyi fiilen ve bizzat Mahmut Celal Bey üstlenecek (Atatürk'ün son yılında başbakanıydı!), Çankaya'ya da saygın ve tartışılmaz bir isim çıkaracaktı... Örneğin Fuat Köprülü, partinin dört kurucusundan biri... Adnan Bey tarım ya da sanayi ya da ticaret bakanı olacak, elbette başbakan yardımcılığı da yapabilecekti...
Bayar ''Çankaya'ya kaçtı'', arkası kötü geldi. ibret olsun.
Aslında Demokrat Parti'nin ''doğal cumhurbaşkanı adayı'' elbette Mareşal Fevzi Çakmak'tı da, ömrü 1948 yılına kadar vefa edebildi... 1958 yılında ölecek bir Fevzi Paşa yakın tarihimizin çok başka türlü yazılmasına vesile olurdu...
Asıl büyük hataları da, altyapıya da üstyapıya da hiç dokunmamak oldu.
inönü'nü kaskatı dikta düzenini aynen korudular! Ne ekonomik çerçeveyi değiştirdiler, ne finansman yapısını, ne hukuk düzenini.
Böylece memleket demokrasiye geçmedi, bir diktadan başka bir diktaya geçebildi. Tellak kadrosu değişti, hamam, göbektaşı, tas ve kurna aynı kaldılar.
Turgut Özal'ın ancak seksenli yılarda gerçekleştirebildiği, o da ancak yarım yamalak yapabildiği ''kapitalizme geçiş'' devrimini ellili yılarda yapıp bitireceklerdi! Devlet kapitalizminin kaleleri KiT'ler daha o zamandan tasfiye edilecek, kambiyo rejimi bütünüyle serbestleştirilecek, kapitalizm kapitalistlere bırakılacaktı. Sosyalist aydınları ezmeye de bu durumda hiç gerek yoktu. Yasaklara ve yasakçılığa da gerek yoktu.
Şu ''tüketici kredisi'' daha o yıllarda başlayamaz mıydı örneğin? Özal'ı mı beklemek zorundaydık? Niçin basın ilanları hükümet denetiminde kalmıştı? Niçin yurt dışına çıkış tüccara bile yılda bir kereden fazla yasaktı? Niçin becerip de televizyon kurulamamıştı?
Şimdi çekilen sıkıntılar o dönem çekilir, bugünün gençleri de meyvelerini toplamaya başlarlardı artık...
Yani kartlar seksenlerde değil ellilerde yeniden karıştırılıp dağıtılacaktı...
Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak.
Bunu bir elli yıl önceye çekebilseydik, şimdi artık ''rayına oturmuş'' bir ülke olurduk.
Haaa, şimdi de gelin bir yetmiş yıl önceye çekelim.
Cumhuriyetin en başında bürokrat zevzekliği edeceğine sanayileşmeye ve kapitalistleşmeye öncelik vermiş, eğitimi birinci hedef değil, ''sanayileşmenin doğal ve kaçınılmaz yan ürünü'' saymış bir Türkiye... Kalkınmayı erteleyip gelecek kuşaklara yıkmamış, en başından buna sıvanmış bir Türkiye... Faşizme ya da komünizme değil, liberal demokrasiyle özenmiş bir Türkiye... Bunu yürüten Fethi Bey, bürokrasi adına taş koymaya çalışıp söktüremeyen de ismet Paşa... Dönem dönem bürokasi diktası olmayacağı için de ona tepki olarak dincilik kılıfına bürünmeyen, çünkü zaten iktidarda olan halk!...
Bugün ''Bulgaristan bile Avrupa Birliği''ne girdi, biz giremedik'' diye ağlamazdınız...
Bu da mı ikebana ulan? *
"Türkiye'de yirmi yıl önce sınıf değiştirmek çok kolaydı. Bugün artık çok zor. Yirmi yıl sonra imkânsız olacak." cümlesini ters çevirerek söyleyecek olursak; sınıf değiştirmek zaman içinde kolaylaştırılabilseydi bugün suçlarda patlama olmazdı mesela.
Gündemdeki Haberler