bugün
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- queen feristah12
- ayıyla güreşmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- işiniz gücünüz yok mu11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- gocu43
- bir bela geliyor29
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- eve gelen escorta lahmacun söylemek3
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- fusya semsiyeli yabanci20
- ölümden korkuyor musunuz5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı16
- hiç kız kankası olmayan erkek2
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- çağatay ulusoy ile akşam yemeği vs 125 tl2
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız3
- arkadaşlar çabuk buraya bakın2
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- bakkalda dondurma dolabını açınca yaşanan panik2
- dizi izlemek4
- willem dafoe2
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- aşkın metafiziğinde toki kurasının önemi3
- uludağ sözlük evreni8
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- insan ömrü 1 000 000 yıl olsa olabilecekler2
- halil güneşli karizması4
- heyt bea gocu mu5
- gece gece eski başlıkları uplamak2
- kimseyle dertleşememek4
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- ilk kez böyle hissediyorum3
- uludağ itiraf13
- kendin hakkında bir entry bırak9
- özlenen kişiyi rüyada görmek4
- 195 kaslı pilot14
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- diablo 42
- geceleri gelen acaba mal mıyım hissi4
- apo'nun villası11
- açık oylanınca vakko'dan gelinlik modeli göndermek2
- hasan atilla uğur14
- sözlüğün kırbacı5
mekke'de arafat ile mina arasında bulunan, müslümanların hac ibadetlerini bir parçası olan yer.
Mekke'de, Arafat ile Mina arasında bulunan ve Hac'da Arafat'tan sonra vakfe yapılan yer. Müzdelife kelimesi, "yaklaşmak, yakınlaşmak" anlamındaki Arapca "zelefe" kökünden türetilmiş olup, "yaklaşılan, yakınlaşılan yer" anlamında, iftial babından ism-i mekân kalıbındadır. Ayrıca burası, "toplanma, bir araya gelme" anlamında cem adıyla da anılmaktadır. Burasının bu adlarla adlandırılması değişik şekillerde yorumlanmıştır. Hz. Adem (a.s.), Hz. Havva ile burada buluşmuş ve birbirine yaklaşmışlardı. Katade'den yapılan bir rivayette ise, akşam ile yatsı namazının bir arada kılınmasından dolayı Cem' adı verildiği söylenmektedir (ibn Hacer el-Askalânî, Fethu'l-Bâri, Mısır 1959, IV, 270). Yine, insanların burada toplanarak vakfe ile Allah Teâlâ'ya yaklaştıkları Hac esnasında insanların bir araya gelip toplanmaları yahut Mina'ya yaklaşmış olmaları veya buranın Allah Teâlâ'ya yaklaşılan bir yer olarak telakki edilmesi vb. sebeblerden dolayı bu adı almıştır (a.g.e., aynı yer). Bakara Sûresinin yüz doksan sekizinci ayetine istinaden buraya, Meş'aru'l-Haram da denilmektedir (Muhammed ibn Kudame, el-Muğnî, Mısır (t.y.), III, 421).
Müzdelife, Mina ile Arafat arasında Mina'ya üç mil mesafede bir yerde bulunmaktadır. Burası, Arafat'tan Müzdelife'ye doğru gidilirken Arafat'ın iki geçidinden geçtikten sonra Muhassır vadisine kadar olan kısmın adıdır (Ebu ishak el-Harbî, Taberî, Tefsîr, Mısır 1968, II, 287; Kitâbu'l-Menâsik, Riyad 1969, 508).
Arafât'ta vakfe, güneş battıktan sonra biter. Bunun peşinden, Müzdelife'ye gelinir. Akşam ile yatsı namazı, yatsı vaktinden sonra burada ikisi bir arada kılınır. iki namaz için tek bir ezan ve iki kamet getirilir.
Müzdelife'de vakfe, Haccın erkanındandır. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır: "Arafat'tan geri döndüğünüz zaman Meşâr-ı Haram'da Allah'ı zikredin; O sizi hidayete erdirdiği gibi O'nu zikredin" (el-Bakara, 2/198). Meş'aru'l-Haram, Arafât dönüşünde Akşam ile yatsının bir arada kılındığı ve vakfenin yapıldığı yerdir. Burası, iki Müzdelife dağı arasında kalan yer olup, Arafât geçidinden başlar ve Muhassır'da son bulur. Arafât geçidi buna dahil değildir (Taberî, aynı yer).
Müzdelifenin her yerinde vakfe yapılabilir. Ancak efdal olan Kuzah tepesinin yanında vakfe yapmaktır. Hac emiri, bu tepenin yanında vakfe yapar (Alûsî, Ruhu'l-Meani, Kahire (ty), II, 88).
imkân bulabilen kimse vakfesini Kuzah tepesinin üzerine çıkarak yapar ve Allah Teâla'yı zikreder, duada bulunur ve bunu içtenlikle yapmaya gayret gösterir. Câbir(r.a.)'dan rivayet edilen bir hadiste, Rasulullah (s.a.s.)'ın, Meş'aru'l-Haram'a (Kuzah tepesi) yaklaştığı ve üzerine çıkıp Allah Teâlâ'ya duada bulunduğu, tehlil, tekbir ve kelime-i tevhid getirdiği rivayet edilmektedir (ibn Kudâme, III, 421).
Allah Teâlâ tarafından Meş'aru'l-Haram olarak vasıflandırılan Müzdelife'de namazlar kılınır, vakfe yapılır, ibadet kasdıyla, Haccın menâsikinden olarak orada gecelenir ve Allah Teâlâ çokça zikredilerek, dua ve niyazda bulunulur.
Üsame b. Zeyd(r.a.)'dan rivayet edilen bir hadiste, Rasulullah (s.a.s.)'ın Arafat'tan Müzdelife'ye gelirken ne şekilde hareket ettiği şöyle anlatılır: "Rasulullah (s.a.s.), Arafat'tan hareket edip Şi'be geldiğinde bineğinden inerek küçük abdest bozdu. Sonra itinalı bir şekilde abdest aldı. Ben kedisine; "Namaza buyurun" dedim. O: "Namaz ilerdedir" diyerek, bineğine bindi. Müzdelife'ye gelince, bineğinden inerek bu sefer mükemmel bir abdest aldı, sonra namaz için kamet getirildi ve akşam ile yatsı namazı bir arada kılındı. ikisi arasında başka bir şey kılmadı"(Buhari, Hac, 95; Müslim, Hac, 47).
Müzdelife'de vakfe ve akşam ile yatsı namazlarının burada bir arada kılınması, Hanefilerce vacib kabul edilmiştir. Fecre kadar Müzdelife'de bulunmak ise sünnettir. Vakfeyi, fecirden güneşin doğuşuna kadar olan zaman diliminde yapmak vaciptir (ibn Abidin, istanbul 1984, II, 511). Kadınlar, hastalık veya sıkışıklıktan kurtulmak gibi bir özürden dolayı Müzdelife'de vakfeyi kısa yapmalarından dolayı bir sorumluluk altına girmezler (ibn Abidin, aynı yer).
Müzdelife'de vakfeyi terkeden kimseye kurban kesmek vacib olur. Selef ulemasından bir kısmının görüşü böyledir (el-Muğni, III, 421). Ancak, Alkame, Nehaî ve Şa'bî, Müzdelife vakfesini Haccın farzlarından saydıkları için, burada vakfeyi kaçıran kimsenin haccının ifsad olacağını söylemişlerdir (a.g.e., aynı yer). Taberî de aynı görüştedir (Taberi, a.g.e., II, 287).
Sünnet olan, vakfeye zaman kalması için sabah namazını ilk vaktinde kılmaktır. Rasulullah (s.a.s.) fecrin hemen peşinden namazını kılmıştır (ibn Kudame, a.g.e., III, 420). Ortalık iyice aydınlanıncaya kadar vakfede bulunmak sünnettir. Bu Şafiî ve re'y ehlinin kabul ettiği görüştür. imam Malik'e göre sünnet olan, ortalık iyice aydınlanmadan önce Müzdelife'den hareket etmektir (a.g.e., III, 423).
Müzdelife'den yola çıkılıp, Müzdelife ile Mina arasındaki Muhassır vadisinin ortasına gelindiğinde, yürüyerek gidenler biraz hızlanırlar, bineklerle gidenler de normal şekilde yürüyen hayvanlarını biraz daha hızlandırırlar. Rasulullah (s.a.s.) böyle hareket etmiştir. Hz. Ömer (r.a.)'ında böyle hareket ettiği rivayet edilmektedir (a.g.e., III, 424).
Müzdelife, Mina ile Arafat arasında Mina'ya üç mil mesafede bir yerde bulunmaktadır. Burası, Arafat'tan Müzdelife'ye doğru gidilirken Arafat'ın iki geçidinden geçtikten sonra Muhassır vadisine kadar olan kısmın adıdır (Ebu ishak el-Harbî, Taberî, Tefsîr, Mısır 1968, II, 287; Kitâbu'l-Menâsik, Riyad 1969, 508).
Arafât'ta vakfe, güneş battıktan sonra biter. Bunun peşinden, Müzdelife'ye gelinir. Akşam ile yatsı namazı, yatsı vaktinden sonra burada ikisi bir arada kılınır. iki namaz için tek bir ezan ve iki kamet getirilir.
Müzdelife'de vakfe, Haccın erkanındandır. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır: "Arafat'tan geri döndüğünüz zaman Meşâr-ı Haram'da Allah'ı zikredin; O sizi hidayete erdirdiği gibi O'nu zikredin" (el-Bakara, 2/198). Meş'aru'l-Haram, Arafât dönüşünde Akşam ile yatsının bir arada kılındığı ve vakfenin yapıldığı yerdir. Burası, iki Müzdelife dağı arasında kalan yer olup, Arafât geçidinden başlar ve Muhassır'da son bulur. Arafât geçidi buna dahil değildir (Taberî, aynı yer).
Müzdelifenin her yerinde vakfe yapılabilir. Ancak efdal olan Kuzah tepesinin yanında vakfe yapmaktır. Hac emiri, bu tepenin yanında vakfe yapar (Alûsî, Ruhu'l-Meani, Kahire (ty), II, 88).
imkân bulabilen kimse vakfesini Kuzah tepesinin üzerine çıkarak yapar ve Allah Teâla'yı zikreder, duada bulunur ve bunu içtenlikle yapmaya gayret gösterir. Câbir(r.a.)'dan rivayet edilen bir hadiste, Rasulullah (s.a.s.)'ın, Meş'aru'l-Haram'a (Kuzah tepesi) yaklaştığı ve üzerine çıkıp Allah Teâlâ'ya duada bulunduğu, tehlil, tekbir ve kelime-i tevhid getirdiği rivayet edilmektedir (ibn Kudâme, III, 421).
Allah Teâlâ tarafından Meş'aru'l-Haram olarak vasıflandırılan Müzdelife'de namazlar kılınır, vakfe yapılır, ibadet kasdıyla, Haccın menâsikinden olarak orada gecelenir ve Allah Teâlâ çokça zikredilerek, dua ve niyazda bulunulur.
Üsame b. Zeyd(r.a.)'dan rivayet edilen bir hadiste, Rasulullah (s.a.s.)'ın Arafat'tan Müzdelife'ye gelirken ne şekilde hareket ettiği şöyle anlatılır: "Rasulullah (s.a.s.), Arafat'tan hareket edip Şi'be geldiğinde bineğinden inerek küçük abdest bozdu. Sonra itinalı bir şekilde abdest aldı. Ben kedisine; "Namaza buyurun" dedim. O: "Namaz ilerdedir" diyerek, bineğine bindi. Müzdelife'ye gelince, bineğinden inerek bu sefer mükemmel bir abdest aldı, sonra namaz için kamet getirildi ve akşam ile yatsı namazı bir arada kılındı. ikisi arasında başka bir şey kılmadı"(Buhari, Hac, 95; Müslim, Hac, 47).
Müzdelife'de vakfe ve akşam ile yatsı namazlarının burada bir arada kılınması, Hanefilerce vacib kabul edilmiştir. Fecre kadar Müzdelife'de bulunmak ise sünnettir. Vakfeyi, fecirden güneşin doğuşuna kadar olan zaman diliminde yapmak vaciptir (ibn Abidin, istanbul 1984, II, 511). Kadınlar, hastalık veya sıkışıklıktan kurtulmak gibi bir özürden dolayı Müzdelife'de vakfeyi kısa yapmalarından dolayı bir sorumluluk altına girmezler (ibn Abidin, aynı yer).
Müzdelife'de vakfeyi terkeden kimseye kurban kesmek vacib olur. Selef ulemasından bir kısmının görüşü böyledir (el-Muğni, III, 421). Ancak, Alkame, Nehaî ve Şa'bî, Müzdelife vakfesini Haccın farzlarından saydıkları için, burada vakfeyi kaçıran kimsenin haccının ifsad olacağını söylemişlerdir (a.g.e., aynı yer). Taberî de aynı görüştedir (Taberi, a.g.e., II, 287).
Sünnet olan, vakfeye zaman kalması için sabah namazını ilk vaktinde kılmaktır. Rasulullah (s.a.s.) fecrin hemen peşinden namazını kılmıştır (ibn Kudame, a.g.e., III, 420). Ortalık iyice aydınlanıncaya kadar vakfede bulunmak sünnettir. Bu Şafiî ve re'y ehlinin kabul ettiği görüştür. imam Malik'e göre sünnet olan, ortalık iyice aydınlanmadan önce Müzdelife'den hareket etmektir (a.g.e., III, 423).
Müzdelife'den yola çıkılıp, Müzdelife ile Mina arasındaki Muhassır vadisinin ortasına gelindiğinde, yürüyerek gidenler biraz hızlanırlar, bineklerle gidenler de normal şekilde yürüyen hayvanlarını biraz daha hızlandırırlar. Rasulullah (s.a.s.) böyle hareket etmiştir. Hz. Ömer (r.a.)'ında böyle hareket ettiği rivayet edilmektedir (a.g.e., III, 424).
rüya tabirlerinde "müzdelife görmek" bile var. işin tuhafı görsem "bi yer gördüm ama ne ki orası?" der geçerim. görmek için bilmek gerekir sanırım.
rüyasında müzdelife gören varsa şaşarım bilinçaltına.
rüyasında müzdelife gören varsa şaşarım bilinçaltına.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar