bugün
- sözlüğün en güzel kadını10
- evanjelist8
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli5
- ecevit denince akla gelen şeyler26
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- diamond bey birader nerede sorusu3
- nihilist hedonist şehvetperest insan3
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı18
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek3
- türk rock grupları5
- nick vermeden bir yazara seslen8
- dikili bir ağacının olmaması5
- feto4
- hewal ebo10
- seçim öncesi klişeler2
- konservede balık2
- yeni zelanda doları2
- mustafa kemal atatürk5
- simko315
- dünya3
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- amerika birleşik devletleri2
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- orospu çocuğu abdullah öcalan5
- birader avanosta mı sorunsalı2
- türkiye fransa maçı saat 21 45 te atv de3
- türkçe vs arapça vs farsça3
- sarışın bir bayanla sevişmek3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- evlilik5
- futbol3
- avrupa2
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- ateist bir erkekle evlenir miydiniz3
- sözlükte ki türk düşmanları10
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması5
- cedidacer7
- manifest6
- ölüm orucu5
- memduh bashgan10
- arapça rock2
- slim sigaraların yasaklanacak olmasını takmamanız2
- meksika açmazı macerası8
- rakıya verilen paranın göze batmaması5
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- türkiye 0 7 fransa5
çoğu insanın yaptığı roldür. bazı insanlara bu rol verilmiştir.
hakkıyla yerine getirir. e ama bu insanın da bir patlama noktası vardır.
şöyle ki:
--spoiler--
2008 yılıydı. mutlu bir yıldı. kimse rol falan kesmiyordu. ama sanırım mutlu olmaktan yorulduğum bir gündü. sigortalar inik, devreler kapalı halde tüm gün okulda insanlara surat yapmaktı planım. ama daha ikinci derse gelmiştik ki iki üç arkadaşım bu halime dayanamadı. okulu kırmaya karar verdik.
ne yapalım dedik ve kendimiz sahilde bulduk. geziyorduk ama ben hala gülmüyordum. gülmek istemiyordum.
en sonunda bir erkek arkadaşımız atarlanıp bana şöyle dedi: " e patlatacağım ama iki tane. ne bu hal ergenler gibi!"
ben de buna karşılık şöyle dedim:
+ ne oldu? üzgün halimi sevmedin mi? oh ne ala be! gülerken herkesle iyisin, herkes seni seviyor. ama üzgünken çekilmezsin lanetsin. espirili gülen enurchem i seviyorsun ama üzgün somurtan enurchem çekilmez oluyor öyle mi?
- öyle mi dedim ben? gül işte, güldür bizi.
o an önümüzdeki su birikintisine gözüm ilişti. hızlıca su birikintisinin içine hopladım. tabi atarlı arkadaşımın pantolonunun paçalarına sıçradı. hepten atarlandı.
-ne yaptın ya?! ne oluyo sana bir anlayabilsem?
+ bu halimi sevdin mi sevmedin mi? hep gülmek zorunda mıyım? bir kere de sorgula? derdim var belki, bir gün olsun beni çeksen ne olur?
-biz seni hep çekeriz. üzgün oluşuna saygı duyuyorum. elbette üzüleceksin. üzülmek insanlara göre. ama biz senin gülen haline alışkınız ya. üzgün olman tuhafımıza gidiyor. bazılarına mutluluk rolü verilmiş gibi ya, sen de o rol dışına çıkınca bünyemize ters geliyor. o bakımdan. yoksa her halinle seviyoruz biz seni.
duymak istediğim buydu herhalde. o günün sonrasında hep güldüm çünkü.
he arkadaşımın çamur sıçramış paçaları mı? onlara çamur sıçrattığımı unuttu, tüm gün öyle gezdi.*
--spoiler--
hakkıyla yerine getirir. e ama bu insanın da bir patlama noktası vardır.
şöyle ki:
--spoiler--
2008 yılıydı. mutlu bir yıldı. kimse rol falan kesmiyordu. ama sanırım mutlu olmaktan yorulduğum bir gündü. sigortalar inik, devreler kapalı halde tüm gün okulda insanlara surat yapmaktı planım. ama daha ikinci derse gelmiştik ki iki üç arkadaşım bu halime dayanamadı. okulu kırmaya karar verdik.
ne yapalım dedik ve kendimiz sahilde bulduk. geziyorduk ama ben hala gülmüyordum. gülmek istemiyordum.
en sonunda bir erkek arkadaşımız atarlanıp bana şöyle dedi: " e patlatacağım ama iki tane. ne bu hal ergenler gibi!"
ben de buna karşılık şöyle dedim:
+ ne oldu? üzgün halimi sevmedin mi? oh ne ala be! gülerken herkesle iyisin, herkes seni seviyor. ama üzgünken çekilmezsin lanetsin. espirili gülen enurchem i seviyorsun ama üzgün somurtan enurchem çekilmez oluyor öyle mi?
- öyle mi dedim ben? gül işte, güldür bizi.
o an önümüzdeki su birikintisine gözüm ilişti. hızlıca su birikintisinin içine hopladım. tabi atarlı arkadaşımın pantolonunun paçalarına sıçradı. hepten atarlandı.
-ne yaptın ya?! ne oluyo sana bir anlayabilsem?
+ bu halimi sevdin mi sevmedin mi? hep gülmek zorunda mıyım? bir kere de sorgula? derdim var belki, bir gün olsun beni çeksen ne olur?
-biz seni hep çekeriz. üzgün oluşuna saygı duyuyorum. elbette üzüleceksin. üzülmek insanlara göre. ama biz senin gülen haline alışkınız ya. üzgün olman tuhafımıza gidiyor. bazılarına mutluluk rolü verilmiş gibi ya, sen de o rol dışına çıkınca bünyemize ters geliyor. o bakımdan. yoksa her halinle seviyoruz biz seni.
duymak istediğim buydu herhalde. o günün sonrasında hep güldüm çünkü.
he arkadaşımın çamur sıçramış paçaları mı? onlara çamur sıçrattığımı unuttu, tüm gün öyle gezdi.*
--spoiler--
insanlığın büründüğü en saçma roldür.
gerekli olmayan rol.
baska ne yapacaksın ki?kim dinleyecek mutlu olmasan kim gercekten teselli edip arkanada duracak?sen de mutlu gibi görün ki bari yapmacık sözlerle teselli edilmeye calısılma.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar