bugün
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- en son neye çok üzüldünüz12
- true yaşıyor mu6
- israil seviciliği5
- allah ı görmek3
- inci sözlük5
- kadının en güzel olduğu yaş3
- yahudilerin mesih seviciliği3
- her şeyin çözümü var demek4
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- yehova şahitleri5
- mansur yavaş7
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- gocu32
- mamudo gurban niye doğdun9
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- türklerin tartışma kültürü2
- eskiyen gocuğu çöpe atmak2
- uludağ sözlük premium hesabı4
- true nickli yazar23
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- başkent istanbul olsun11
- queen ravennanın cinleri5
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- uçakta sözlüğe girmek2
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- göksel in memeleri3
- oya küçümen2
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- trabzonspor5
- nasıl nude istenir4
- piyasanın en ağır sigarası4
- amedspor6
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- sözlüğün iltifat gelmezse sanki ölecek yazarı3
- tablet mi pc mi telefon mu3
- junior yazılımcının yapay zeka korkusu2
- truelaşmak5
- aveme2
- insanların sizden uzak durması5
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi4
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- roblox2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- sözlükteki karanlık kişiler6
- ansızın gelen iç sıkıntısı3
- bir kadınla erkek arkadaş olamaz4
sağ - sol ayrımının olduğu, çatışmaların sıradan olaylar haline geldiği dönemlerde öldürülen, basın yayın okuyan bir solcu genç (ankara siyasal bilgiler fakültesi hukuk okuyordu da iddia edilmekte). 1970 bahar aylarında öldürülmüş. bu olayı özel kılan, ölümünün arkadaşı tarafından yanlışlıkla rus ruleti oynarken olmasına rağmen yıllarca faşistlerin (milliyetçilerin) üstüne kalması. bu kişinin ölümünün ardından ertesi gün anayasaya saygı yürüyüşü yapılmıştır. bu ve bunun gibi olaylar 12 mart darbesine zemin hazırlayan olaylardan biri olarak gösterilir.
kimse kızmasın kendimi yazdım adlı kitaptan :
mustafa kuseyri'nin ölümünü hatırlıyor musun ?
1970 baharıydı. beynimden vurulmuşa dönmüştüm. " faşistler, mustafa kuseyri'yi öldürdü ! " koşa koşa dergiye geldim. adakale sokak'taki devrim dergisi bürosuna. doğan bey (doğan avcıoğlu), her zamanki gibi kesif sigara dumanlı, küçücük odasında çalışıyordu. ağzının bir kenarından hiç eksik olmayan samsun cigarasını tüttürürken :
" bak hasan " dedi gözlüklerinin üstünden bakarak, " kuseyri'yi faşistler öldürmedi. bir arkadaşı kazayla vurmuş ... "
bir dolmuşa atlayıp cebeci'ye, siyasal bilgiler'in yanındaki basın-yayın'a gittim. dışarıda öğrenciler " kahrolsun faşistler ! " diye slogan atıyordu. olay akşam vakti olmuştu. kuseyri, tabancayla rus ruleti oynarken yakın arkadaşı nejat arun tarafından kaza sonucu vurulmuştu. nejat'ın kaçarken bıraktığı kanlı el izlerini silenler arasında, o zamanlar doğu perinçek'in " beyaz " aydınlıkçı ya da proleter devrimci aydınlık (pda) saflarında yer alan cengiz çandar da vardı. ( bugünlerde cengiz çandar'ın, öldürülen faili meçhuller hakkındaki gerçeklerin, sorumluların açıklanması, cezalandırılması hakkında konuşması de ne garip bir ironidir. örneğin dün akşam hasan cemal ile yaptıkları programda bu ölenlerin bazılarının yakınlarını konuk etmişler, demokrasi nutukları atmaktalardı)
ve olay örtbas edildi. hemen ertesi gün ankara'da "anayasa'ya saygı" yürüyüşü düzenlendi.
faşizmi telin için !
cebeci'de, siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinin önünden başlayacak yürüyüşe birçok öğretim üyesi katılacaktı.
o yıllarda birçok devrimci genç, faşistler tarafından öldürülmüş, birçok faili meçhul cinayet işlenmişti. 1968'den 1971 yılı başına kadar kurbanlarının çoğu devrimci gençler olan siyasi cinayetlerin sayısı 23'tü.
kuseyri olayının iç yüzünü o tarihte bilenlerden biri de doğu perinçek'ti. hiç unutmam, o gün hukuk fakültesi'nin önünde yürüyüş başlarken kulağıma eğilip "yaptığınız olacak iş mi ? " demişti bana ...
sayfa 28, 29.
SBF yurdunda kalırken bir gece hemen önümüzdeki BYYO öğrenci derneği odasında bir silah patlamış; Mustafa Kuseyri isimli bir genç ölmüştü. Mustafa'yı da amcası kıdemli gazeteci Şemsi Kuseyri'yi de tanırdım. Oktay Ekşi belki ister diye hemen bir kaç kare resim çekip fırladım matbaaya gittim. Döndüğümde oda arkadaşım beni yurda giden sokağın başında bekliyordu; yurda gitmeme engel oldu :
- Aman Hakkı yurda gitme, MDD'ciler seni bekliyorlar; resim çektiğini duydular. Ellerinde tabanca var !
MDD'ciler Mihri Belli'nin fikri önderliğini yaptığı Milli Demokratik Devrim grubuydu. Öldürülen genç, Basın-Yayın'ın değil Hukuk Fakültesi'nin öğrencisiydi ve o gruba mensuptu.
Ben o gece matbaada sabahladım; bir kaç gün içinde de oda arkadaşımla birlikte Yeşilyurt Sokak'ta ev tuttuk. Uzun süre SBF öğrenci yurduna ayak basamadım.
Halâ karışık bir hikayedir Mustafa Kuseyri'nin öldürülmesi. Bir kolkukta, boynu yandaki kitaplığa dayanmış. Şakağından kanlar akar ve yerde göllenirken göründüğü resme bakarım arada bir. Konuşacak gibi durur o resimde. Konuşacak ve kendisini kimin öldürdüğünü fısıldayacak ve sonra gözlerini tümüyle kapatacak gibi ...
Bu cinayet o zaman MHP'nin denetiminde olan Ülkü Ocakları'na yıkılmış ve profesörler cübbeleriyle arkalarında öğrenciler Kahrolsun Faşizm yürüyüşleri yapmışlardı. 12 Mart'ın yolu bu taşlarla döşenmişti. (gazeteci Hakkı Öcal)
mustafa kuseyri'nin ölümünü hatırlıyor musun ?
1970 baharıydı. beynimden vurulmuşa dönmüştüm. " faşistler, mustafa kuseyri'yi öldürdü ! " koşa koşa dergiye geldim. adakale sokak'taki devrim dergisi bürosuna. doğan bey (doğan avcıoğlu), her zamanki gibi kesif sigara dumanlı, küçücük odasında çalışıyordu. ağzının bir kenarından hiç eksik olmayan samsun cigarasını tüttürürken :
" bak hasan " dedi gözlüklerinin üstünden bakarak, " kuseyri'yi faşistler öldürmedi. bir arkadaşı kazayla vurmuş ... "
bir dolmuşa atlayıp cebeci'ye, siyasal bilgiler'in yanındaki basın-yayın'a gittim. dışarıda öğrenciler " kahrolsun faşistler ! " diye slogan atıyordu. olay akşam vakti olmuştu. kuseyri, tabancayla rus ruleti oynarken yakın arkadaşı nejat arun tarafından kaza sonucu vurulmuştu. nejat'ın kaçarken bıraktığı kanlı el izlerini silenler arasında, o zamanlar doğu perinçek'in " beyaz " aydınlıkçı ya da proleter devrimci aydınlık (pda) saflarında yer alan cengiz çandar da vardı. ( bugünlerde cengiz çandar'ın, öldürülen faili meçhuller hakkındaki gerçeklerin, sorumluların açıklanması, cezalandırılması hakkında konuşması de ne garip bir ironidir. örneğin dün akşam hasan cemal ile yaptıkları programda bu ölenlerin bazılarının yakınlarını konuk etmişler, demokrasi nutukları atmaktalardı)
ve olay örtbas edildi. hemen ertesi gün ankara'da "anayasa'ya saygı" yürüyüşü düzenlendi.
faşizmi telin için !
cebeci'de, siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinin önünden başlayacak yürüyüşe birçok öğretim üyesi katılacaktı.
o yıllarda birçok devrimci genç, faşistler tarafından öldürülmüş, birçok faili meçhul cinayet işlenmişti. 1968'den 1971 yılı başına kadar kurbanlarının çoğu devrimci gençler olan siyasi cinayetlerin sayısı 23'tü.
kuseyri olayının iç yüzünü o tarihte bilenlerden biri de doğu perinçek'ti. hiç unutmam, o gün hukuk fakültesi'nin önünde yürüyüş başlarken kulağıma eğilip "yaptığınız olacak iş mi ? " demişti bana ...
sayfa 28, 29.
SBF yurdunda kalırken bir gece hemen önümüzdeki BYYO öğrenci derneği odasında bir silah patlamış; Mustafa Kuseyri isimli bir genç ölmüştü. Mustafa'yı da amcası kıdemli gazeteci Şemsi Kuseyri'yi de tanırdım. Oktay Ekşi belki ister diye hemen bir kaç kare resim çekip fırladım matbaaya gittim. Döndüğümde oda arkadaşım beni yurda giden sokağın başında bekliyordu; yurda gitmeme engel oldu :
- Aman Hakkı yurda gitme, MDD'ciler seni bekliyorlar; resim çektiğini duydular. Ellerinde tabanca var !
MDD'ciler Mihri Belli'nin fikri önderliğini yaptığı Milli Demokratik Devrim grubuydu. Öldürülen genç, Basın-Yayın'ın değil Hukuk Fakültesi'nin öğrencisiydi ve o gruba mensuptu.
Ben o gece matbaada sabahladım; bir kaç gün içinde de oda arkadaşımla birlikte Yeşilyurt Sokak'ta ev tuttuk. Uzun süre SBF öğrenci yurduna ayak basamadım.
Halâ karışık bir hikayedir Mustafa Kuseyri'nin öldürülmesi. Bir kolkukta, boynu yandaki kitaplığa dayanmış. Şakağından kanlar akar ve yerde göllenirken göründüğü resme bakarım arada bir. Konuşacak gibi durur o resimde. Konuşacak ve kendisini kimin öldürdüğünü fısıldayacak ve sonra gözlerini tümüyle kapatacak gibi ...
Bu cinayet o zaman MHP'nin denetiminde olan Ülkü Ocakları'na yıkılmış ve profesörler cübbeleriyle arkalarında öğrenciler Kahrolsun Faşizm yürüyüşleri yapmışlardı. 12 Mart'ın yolu bu taşlarla döşenmişti. (gazeteci Hakkı Öcal)
solcular için deniz veya mahir olacak potansiyele sahipken tabiri caizse bok yoluna gitmiştir. eylemlerde sürekli en önlerde yüreyen eylem adamı mustafa kuseyri yoldaşları tarafından infaz edilmiştir. ardında yürüyüş yapılmış ve utanmadan "kahrolsun faşist katiller" tarzı popülist sloganlar atılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar