bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse9
- türk düşmanı piçler5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak3
- trakya'dan slovakya'ya gitmek3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- barça bu galatasaray'a kaç atar4
- fener şampihahahaha3
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- ceketimizi koysak kazanırız zaten2
- evrene enerji gönderen müslüman4
- osimhensiz galatasaray5
- 0 0 713
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- islami nato2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi2
- atatürk diyor ki2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- çöpe atılan erik2
- anneanne4
- turkanime tv2
- iltica16
- claudian clouds33
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- rafael leao4
- sözlük kızlarının kekleri24
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- okan buruk8
- 20 eylül 20262
- insan ne ister6
- salah ne koydu ama2
- kadınlar8
- kuçukuçuokanınçükü2
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- yaşanmamışların yası6
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- izmir2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- anın görüntüsü25
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- islamda namaz yoktur30
- galatahahahahahaha4
- cok da abartmaya gerek uok6
sağ - sol ayrımının olduğu, çatışmaların sıradan olaylar haline geldiği dönemlerde öldürülen, basın yayın okuyan bir solcu genç (ankara siyasal bilgiler fakültesi hukuk okuyordu da iddia edilmekte). 1970 bahar aylarında öldürülmüş. bu olayı özel kılan, ölümünün arkadaşı tarafından yanlışlıkla rus ruleti oynarken olmasına rağmen yıllarca faşistlerin (milliyetçilerin) üstüne kalması. bu kişinin ölümünün ardından ertesi gün anayasaya saygı yürüyüşü yapılmıştır. bu ve bunun gibi olaylar 12 mart darbesine zemin hazırlayan olaylardan biri olarak gösterilir.
kimse kızmasın kendimi yazdım adlı kitaptan :
mustafa kuseyri'nin ölümünü hatırlıyor musun ?
1970 baharıydı. beynimden vurulmuşa dönmüştüm. " faşistler, mustafa kuseyri'yi öldürdü ! " koşa koşa dergiye geldim. adakale sokak'taki devrim dergisi bürosuna. doğan bey (doğan avcıoğlu), her zamanki gibi kesif sigara dumanlı, küçücük odasında çalışıyordu. ağzının bir kenarından hiç eksik olmayan samsun cigarasını tüttürürken :
" bak hasan " dedi gözlüklerinin üstünden bakarak, " kuseyri'yi faşistler öldürmedi. bir arkadaşı kazayla vurmuş ... "
bir dolmuşa atlayıp cebeci'ye, siyasal bilgiler'in yanındaki basın-yayın'a gittim. dışarıda öğrenciler " kahrolsun faşistler ! " diye slogan atıyordu. olay akşam vakti olmuştu. kuseyri, tabancayla rus ruleti oynarken yakın arkadaşı nejat arun tarafından kaza sonucu vurulmuştu. nejat'ın kaçarken bıraktığı kanlı el izlerini silenler arasında, o zamanlar doğu perinçek'in " beyaz " aydınlıkçı ya da proleter devrimci aydınlık (pda) saflarında yer alan cengiz çandar da vardı. ( bugünlerde cengiz çandar'ın, öldürülen faili meçhuller hakkındaki gerçeklerin, sorumluların açıklanması, cezalandırılması hakkında konuşması de ne garip bir ironidir. örneğin dün akşam hasan cemal ile yaptıkları programda bu ölenlerin bazılarının yakınlarını konuk etmişler, demokrasi nutukları atmaktalardı)
ve olay örtbas edildi. hemen ertesi gün ankara'da "anayasa'ya saygı" yürüyüşü düzenlendi.
faşizmi telin için !
cebeci'de, siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinin önünden başlayacak yürüyüşe birçok öğretim üyesi katılacaktı.
o yıllarda birçok devrimci genç, faşistler tarafından öldürülmüş, birçok faili meçhul cinayet işlenmişti. 1968'den 1971 yılı başına kadar kurbanlarının çoğu devrimci gençler olan siyasi cinayetlerin sayısı 23'tü.
kuseyri olayının iç yüzünü o tarihte bilenlerden biri de doğu perinçek'ti. hiç unutmam, o gün hukuk fakültesi'nin önünde yürüyüş başlarken kulağıma eğilip "yaptığınız olacak iş mi ? " demişti bana ...
sayfa 28, 29.
SBF yurdunda kalırken bir gece hemen önümüzdeki BYYO öğrenci derneği odasında bir silah patlamış; Mustafa Kuseyri isimli bir genç ölmüştü. Mustafa'yı da amcası kıdemli gazeteci Şemsi Kuseyri'yi de tanırdım. Oktay Ekşi belki ister diye hemen bir kaç kare resim çekip fırladım matbaaya gittim. Döndüğümde oda arkadaşım beni yurda giden sokağın başında bekliyordu; yurda gitmeme engel oldu :
- Aman Hakkı yurda gitme, MDD'ciler seni bekliyorlar; resim çektiğini duydular. Ellerinde tabanca var !
MDD'ciler Mihri Belli'nin fikri önderliğini yaptığı Milli Demokratik Devrim grubuydu. Öldürülen genç, Basın-Yayın'ın değil Hukuk Fakültesi'nin öğrencisiydi ve o gruba mensuptu.
Ben o gece matbaada sabahladım; bir kaç gün içinde de oda arkadaşımla birlikte Yeşilyurt Sokak'ta ev tuttuk. Uzun süre SBF öğrenci yurduna ayak basamadım.
Halâ karışık bir hikayedir Mustafa Kuseyri'nin öldürülmesi. Bir kolkukta, boynu yandaki kitaplığa dayanmış. Şakağından kanlar akar ve yerde göllenirken göründüğü resme bakarım arada bir. Konuşacak gibi durur o resimde. Konuşacak ve kendisini kimin öldürdüğünü fısıldayacak ve sonra gözlerini tümüyle kapatacak gibi ...
Bu cinayet o zaman MHP'nin denetiminde olan Ülkü Ocakları'na yıkılmış ve profesörler cübbeleriyle arkalarında öğrenciler Kahrolsun Faşizm yürüyüşleri yapmışlardı. 12 Mart'ın yolu bu taşlarla döşenmişti. (gazeteci Hakkı Öcal)
mustafa kuseyri'nin ölümünü hatırlıyor musun ?
1970 baharıydı. beynimden vurulmuşa dönmüştüm. " faşistler, mustafa kuseyri'yi öldürdü ! " koşa koşa dergiye geldim. adakale sokak'taki devrim dergisi bürosuna. doğan bey (doğan avcıoğlu), her zamanki gibi kesif sigara dumanlı, küçücük odasında çalışıyordu. ağzının bir kenarından hiç eksik olmayan samsun cigarasını tüttürürken :
" bak hasan " dedi gözlüklerinin üstünden bakarak, " kuseyri'yi faşistler öldürmedi. bir arkadaşı kazayla vurmuş ... "
bir dolmuşa atlayıp cebeci'ye, siyasal bilgiler'in yanındaki basın-yayın'a gittim. dışarıda öğrenciler " kahrolsun faşistler ! " diye slogan atıyordu. olay akşam vakti olmuştu. kuseyri, tabancayla rus ruleti oynarken yakın arkadaşı nejat arun tarafından kaza sonucu vurulmuştu. nejat'ın kaçarken bıraktığı kanlı el izlerini silenler arasında, o zamanlar doğu perinçek'in " beyaz " aydınlıkçı ya da proleter devrimci aydınlık (pda) saflarında yer alan cengiz çandar da vardı. ( bugünlerde cengiz çandar'ın, öldürülen faili meçhuller hakkındaki gerçeklerin, sorumluların açıklanması, cezalandırılması hakkında konuşması de ne garip bir ironidir. örneğin dün akşam hasan cemal ile yaptıkları programda bu ölenlerin bazılarının yakınlarını konuk etmişler, demokrasi nutukları atmaktalardı)
ve olay örtbas edildi. hemen ertesi gün ankara'da "anayasa'ya saygı" yürüyüşü düzenlendi.
faşizmi telin için !
cebeci'de, siyasal bilgiler ve hukuk fakültelerinin önünden başlayacak yürüyüşe birçok öğretim üyesi katılacaktı.
o yıllarda birçok devrimci genç, faşistler tarafından öldürülmüş, birçok faili meçhul cinayet işlenmişti. 1968'den 1971 yılı başına kadar kurbanlarının çoğu devrimci gençler olan siyasi cinayetlerin sayısı 23'tü.
kuseyri olayının iç yüzünü o tarihte bilenlerden biri de doğu perinçek'ti. hiç unutmam, o gün hukuk fakültesi'nin önünde yürüyüş başlarken kulağıma eğilip "yaptığınız olacak iş mi ? " demişti bana ...
sayfa 28, 29.
SBF yurdunda kalırken bir gece hemen önümüzdeki BYYO öğrenci derneği odasında bir silah patlamış; Mustafa Kuseyri isimli bir genç ölmüştü. Mustafa'yı da amcası kıdemli gazeteci Şemsi Kuseyri'yi de tanırdım. Oktay Ekşi belki ister diye hemen bir kaç kare resim çekip fırladım matbaaya gittim. Döndüğümde oda arkadaşım beni yurda giden sokağın başında bekliyordu; yurda gitmeme engel oldu :
- Aman Hakkı yurda gitme, MDD'ciler seni bekliyorlar; resim çektiğini duydular. Ellerinde tabanca var !
MDD'ciler Mihri Belli'nin fikri önderliğini yaptığı Milli Demokratik Devrim grubuydu. Öldürülen genç, Basın-Yayın'ın değil Hukuk Fakültesi'nin öğrencisiydi ve o gruba mensuptu.
Ben o gece matbaada sabahladım; bir kaç gün içinde de oda arkadaşımla birlikte Yeşilyurt Sokak'ta ev tuttuk. Uzun süre SBF öğrenci yurduna ayak basamadım.
Halâ karışık bir hikayedir Mustafa Kuseyri'nin öldürülmesi. Bir kolkukta, boynu yandaki kitaplığa dayanmış. Şakağından kanlar akar ve yerde göllenirken göründüğü resme bakarım arada bir. Konuşacak gibi durur o resimde. Konuşacak ve kendisini kimin öldürdüğünü fısıldayacak ve sonra gözlerini tümüyle kapatacak gibi ...
Bu cinayet o zaman MHP'nin denetiminde olan Ülkü Ocakları'na yıkılmış ve profesörler cübbeleriyle arkalarında öğrenciler Kahrolsun Faşizm yürüyüşleri yapmışlardı. 12 Mart'ın yolu bu taşlarla döşenmişti. (gazeteci Hakkı Öcal)
solcular için deniz veya mahir olacak potansiyele sahipken tabiri caizse bok yoluna gitmiştir. eylemlerde sürekli en önlerde yüreyen eylem adamı mustafa kuseyri yoldaşları tarafından infaz edilmiştir. ardında yürüyüş yapılmış ve utanmadan "kahrolsun faşist katiller" tarzı popülist sloganlar atılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar