bugün
- favlayan yazarın asıl amacı8
- iskilipli atıf hoca16
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- kablosuz mouse6
- kasım ayının beraberinde getirdikleri4
- robert de niro denince akla gelen ilk film4
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek4
- evli bir kadını sikmek3
- red flag sözlük yazarları2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- ahmet nazif zorlu6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- otel odasında yalnız kalmak2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- osmanlı hanedanı3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- millette manyak para var21
- 693
- nick vermeden bir yazara seslen3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı4
- anın görüntüsü32
- boşandığı eşine araba alan adam8
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- nar tanelemek5
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- sözlük kürdü54
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- handjob3
- günahlarla yüklü mermi2
- yere düşen araba anahtarı3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı9
- erken uyanmak4
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- nar2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
mevlana abdurrahman cami. (#128567)
mantik ve tasavvufa cok onemli katkilari bulunmus 15. yy'da yasamis buyuk insan.
hemen aklima gelen bir eseri, (bkz: baharistan). iraki'nin lemaat'ina da serh yazmistir.
mantik ve tasavvufa cok onemli katkilari bulunmus 15. yy'da yasamis buyuk insan.
hemen aklima gelen bir eseri, (bkz: baharistan). iraki'nin lemaat'ina da serh yazmistir.
molla cami din ve fen bilgilerinde alim, veli, şair. ismi, abdurrahman bin nizameddin ahmed, lakabı nureddin'dir. cami ve mevlana nisbetleriyle ünlü oldu. anadolu'da molla cami diye tanındı. 1414 (h.817) senesinde iran'ın cam kasabasında doğdu. imam-ı muhammed şeybani hazretlerinin neslindendir. beş yaşında muhammed parisa hazretlerinin huzuruna götürülüp, teveccühüne mazhar oldu.
ilim ve takva sahibi olan babası nizameddin ahmed, oğlunun ilim ehli olmasını istiyordu. daha büluğ çağına gelmeden onu semerkand'daki nizamiyye medresesine götürdü. cami, henüz küçük olmasına rağmen; zekası, meseleleri anlamaktaki fevkalade kavrayışı ile dikkat çekti. böylece hocaları ve arkadaşları üzerinde büyük bir tesir uyandırdı. kısa zamanda okuması gereken kitapları bitirip, mezuniyet derecesine gelmiş talebelerin okuduğu kitapları okumaya başladı. hocaları; semerkand, semerkand olalıdan beri, molla cami'den daha zeki ve kabiliyetli bir kimse görmedi. demekten kendilerini alamadılar. burada hace ali semerkandi'nin, şehabüddin cacermi'nin ve mevlana cüneyd-i usuli'nin derslerine devam etti. din ilimlerinin yanında fen ilimlerine de ilgi duyan molla cami, uluğ bey gibi bir ilim aşığı sultanın devrinde, hem de semerkand'da ilim öğrenmeye çalışıyordu. uluğ beyin de hocası olan kadızade rumi'nin matematik derslerine devam etti.
herat'ta ünlü astronomi alimi ali kuşçu ile görüştü. ali kuşçu ona astronomi ilmiyle alakalı, içinden çıkılması zor birkaç mesele sordu. molla cami hepsini en ince ayrıntılarına kadar ayrı ayrı cevaplandırınca, ali kuşçu bu cevaplar karşısında hayran kaldı.
kısa zamanda akli ve nakli ilimleri tamamlayan molla cami, herat'taki ünlü beş alimden biri oldu.
herat'ta sa'düddin-i kaşgari'den tasavvuf ilmini öğrenen molla cami, yüksek derecelere kavuştu. bu hocası ile tanışmadan önce, onu rüyasında görmüş, sadüddin-i kaşgari rahmetullahi aleyh, rüyasında kendisine; git kardeşim, bir dost bul ki, terki imkansız olsun. mısra'ını söylemişti. bu işareti alan molla cami, sadüddin-i kaşgari'nin sohbet ve derslerine devam edip, feyz alarak kemale geldi ve irşadla (insanlara doğru yolu göstermekle) vazifelendirildi. ayrıca muhammed parisa, fahrüddin luristani, hace burhaneddin ebu nasr parisa, şeyh behaüddin ömer, hace şemsüddin muhammed kusevi, mevlana şemsüddin muhammed esed ve ubeydullah-ı ahrar gibi büyük velilerle görüşüp onlardan feyz aldı. 1469 senesinde herat'ı alan timuroğulları hükümdarlarından hüseyin baykara ve onun yakın arkadaşları olan ali şir nevai ve ahmed-i süleyhi gibi ileri gelen zatlarla dost oldu.
molla cami, hacdan dönünce, hüseyin baykara'nın kendisine tahsis ettiği bir medresede ders vermeye başladı. bu arada fatih sultan mehmed hanın arzusu üzerine islami tabir ve terimleri içine alan iki risale yazıp, istanbul'a gönderdi. davet üzerine kendisi de yola çıktı. konya'ya varıncafatih sultan mehmed hanın vefat haberini duyup, geri döndü. daha sonra, sultan ikinci bayezid han tarafından istanbul'a davet edildiyse de, gelmesi mümkün olmadı.
molla cami, 1492 senesi muharrem ayının on sekizine rastlayan cuma günü dostlarının okuduğu kur'an-ı kerim'i dinledi ve son nefesinde kelime-i şehadet söyleyerek herat'ta vefat etti. cenaze namazında hüseyin baykara, ali şir nevai ve bütün heratlılar hazır bulundu. hocası sadüddin-i kaşgari'nin kabrinin yakınlarına defnedildi. mübarek kabri ziyarete açıktır. dünyanın dört bucağından gelen aşıkları, kendisini ziyaret ederek, mübarek ruhundan saçılan feyzlerden istifade etmektedirler.
molla cami'nin sohbetinde bulunanlar, gam ve kederlerini unuturlar, neş'e ve ferahlık duyarlardı. halkın övmesine ve yermesine ehemmiyet vermezdi. şöhretten kaçardı. ihtiyacından fazla malını sadaka olarak muhtaçlara dağıtırdı.
molla cami buyurdu ki: üç zümreye, üç şey çirkin düşer. padişahlara sertlik, alimlere mal sevdası, zenginlere cimrilik.
kötü kimse, başkalarının ayıplarını saymak isterken, kendini dile getirir.
bir kimse bütün ilimleri kendinde toplasa, allahü tealanın rızasına uygun hareket etmedikçe kurtulamaz.
akıl dışında olan şeyler, keşif ve müşahadeyle kalp gözü ile anlaşılır. akıl bunları anlayamaz. nitekim, his uzuvları da aklın anladığı şeyleri anlamıyor.
huzur ve afiyet, bir köşede oturmak değildir. afiyet nefsinden kurtulmaktır. kurtul da ondan sonra dilersen bir köşede otur, dilersen halk içine karış!
seven o kimselerdir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse yine dostluğunu artırır. sevgilisinden başına binlerce sitem taşı gelse, onlardan ancak aşk binasını sağlamlaştırır.
fars edebiyatının en büyük şairlerinden olan molla cami, kendisinden sonra gelen birçok şairi etkisi altına almıştır. şiirlerindefarsça'yı çok ustaca, anlaşılır ve etkileyici bir şekilde kullanmıştır. şiirlerinde sa'di, mevlana celaleddin-i rumi, hafız gibi şairlerin tesiri görülür. manzum ve mensur yazılarında, dini konular ve allah aşkı çok güzel bir şekilde işlenmiştir. gazel ve mesnevi türlerinde eserleri vardır. eserlerinde, onun ilim öğrenmek arzusunun sonsuzluğu görülmektedir. eserlerinin hemen hepsinde alçak gönüllülük, feragat ve iman hakimdir. cami'nin şiirleri, fars lirik edebiyatının en değerli örneklerinden sayılır. yazdığı eserlere yemeğe tuz atma kabilinden birçok mizahi fıkralar ve kıt'alar da karıştırmıştır. bu mizahi çeşni onun derin fikirleriyle yüksek ifadesini daha latif ve çekici hale getirmiştir.
molla cami'nin yüksek fazilet ve kemalinin bir cephesi de arap dili ve edebiyatında son derece derinleşmiş olmasıdır. onun, tefsir, lügat, tarih, hadis ve edebiyattaki yüksek ilmi, farsça eserlerinde bir olgunluk ve topluluk gösterdiği gibi, arap edebiyatı da ona parlak inciler ve renk renk mücevherler saçabilmesi için zengin bir hazine olmuştur. cami, bugün bile değerini muhafaza eden eserleriyle, arap dili ve edebiyatına hizmet eden birçok üstadlardan daha ileri bir mertebeye yükselmiştir. onun arapça beyt ve mısralarıyla karışık mülemma gazelleri, arab ve fars dillerini birbiriyle karıştırmak hususunda en güzel birer örnektir.
baharistan adlı eseriyle fars edebiyatında tezkire yazmıştır. bu yönüyle 16. yüzyıldaki başta ahdi ve latifi olmak üzere osmanlı tezkirecilerine tesir etmiştir. ayrıca, fuzuli ve lamii çelebi eserlerinden çok etkilenmiştir. hüseyin baykara'nın meclislerinde de bulunan molla cami, muasırı ve meclis arkadaşı ali şir nevai ile birlikte içinden yetiştikleri toplulukların ilim ve irfan yönünden yetişmesine büyük hizmet etmişlerdir. o devir sünni iran'ında, sonradan ortaya çıkacak bozuklukları önceden sezerek ali şir türkçe; cami de farsça eserler vererek, gerçek gayede islamiyete hizmetten geri kalmamışlar ve mensup oldukları cemiyetleri bu yönleriyle aydınlatmaya çalışmışlardır. nitekim hemen sonra iran'da, dedelerinin sünni olmasına rağmen şah ismail'le birlikte ortaya çıkan şiilik, devletin resmi mezhebi olmuş ve islam inanç birliği yanında türk inanç birliği de bu hükümdarla parçalanmıştır. cami bu sebeple sanatını doğru yol için vasıta kılmıştır.
arap diline ve edebiyatına büyük ilgi duyan cami, bu dilde birçok eser yazdı. oğlu ziyaüddin yusuf için yazdığı el-fevaid-üd-diyaiyye fi şerh-il-kafiye adlı arapça gramer kitabı, müslüman türkler arasında molla cami adıyla çok tanınmış ve medreselerde asırlarca ders kitabı olarak okutulmuştur.
molla cami'nin manzum ve mensur pekçok eseri vardır. bunlardan bazıları:
1) nefehat-ül-üns min hadarat-il-kuds: bu eserini, abdullah-ı ensari'nin tabakat-ı sufiyye adlı kitabına ilaveler yapmak suretiyle meydana getirmiştir. farsça olan eserde, altı yüz dört velinin hayatı ve menkıbeleri anlatılmaktadır.
2) şevahid-ün-nübüvve: siyere dair bir eserdir. peygamberimizin hayatını ve mucizelerini uzun anlatmaktadır. peygamberlik mucizeleri adıyla günümüz türkçesine çevrilmiştir.
3) levaih: tasavvufi bir eserdir. 4) fatihat-üs-sebab (divan). 5) vasıtat-ül-ikd (divan). 6) hatimet-ül-hayat (divan). 7) baharistan. 8) heft evrenk adı altında topladığı yedi mesnevisi. 9) mir'at-ül-akaid.
bunlardan başka ünlü şair ibn-i farid'in tasavvufi kasidesini şerh etmiştir. vahdet-i vücud hakkındaki kendi rubailerinin şerhini de yapmıştır. ayrıca, mevlana celaleddin-i rumi'nin mesnevi'sinden bazı beytleri de şerh etmiştir.
mevlana abdurrahman cami, mir'at-ül-akaid isimli manzum eserini mesnevi vezninde yazmıştır.
ilim ve takva sahibi olan babası nizameddin ahmed, oğlunun ilim ehli olmasını istiyordu. daha büluğ çağına gelmeden onu semerkand'daki nizamiyye medresesine götürdü. cami, henüz küçük olmasına rağmen; zekası, meseleleri anlamaktaki fevkalade kavrayışı ile dikkat çekti. böylece hocaları ve arkadaşları üzerinde büyük bir tesir uyandırdı. kısa zamanda okuması gereken kitapları bitirip, mezuniyet derecesine gelmiş talebelerin okuduğu kitapları okumaya başladı. hocaları; semerkand, semerkand olalıdan beri, molla cami'den daha zeki ve kabiliyetli bir kimse görmedi. demekten kendilerini alamadılar. burada hace ali semerkandi'nin, şehabüddin cacermi'nin ve mevlana cüneyd-i usuli'nin derslerine devam etti. din ilimlerinin yanında fen ilimlerine de ilgi duyan molla cami, uluğ bey gibi bir ilim aşığı sultanın devrinde, hem de semerkand'da ilim öğrenmeye çalışıyordu. uluğ beyin de hocası olan kadızade rumi'nin matematik derslerine devam etti.
herat'ta ünlü astronomi alimi ali kuşçu ile görüştü. ali kuşçu ona astronomi ilmiyle alakalı, içinden çıkılması zor birkaç mesele sordu. molla cami hepsini en ince ayrıntılarına kadar ayrı ayrı cevaplandırınca, ali kuşçu bu cevaplar karşısında hayran kaldı.
kısa zamanda akli ve nakli ilimleri tamamlayan molla cami, herat'taki ünlü beş alimden biri oldu.
herat'ta sa'düddin-i kaşgari'den tasavvuf ilmini öğrenen molla cami, yüksek derecelere kavuştu. bu hocası ile tanışmadan önce, onu rüyasında görmüş, sadüddin-i kaşgari rahmetullahi aleyh, rüyasında kendisine; git kardeşim, bir dost bul ki, terki imkansız olsun. mısra'ını söylemişti. bu işareti alan molla cami, sadüddin-i kaşgari'nin sohbet ve derslerine devam edip, feyz alarak kemale geldi ve irşadla (insanlara doğru yolu göstermekle) vazifelendirildi. ayrıca muhammed parisa, fahrüddin luristani, hace burhaneddin ebu nasr parisa, şeyh behaüddin ömer, hace şemsüddin muhammed kusevi, mevlana şemsüddin muhammed esed ve ubeydullah-ı ahrar gibi büyük velilerle görüşüp onlardan feyz aldı. 1469 senesinde herat'ı alan timuroğulları hükümdarlarından hüseyin baykara ve onun yakın arkadaşları olan ali şir nevai ve ahmed-i süleyhi gibi ileri gelen zatlarla dost oldu.
molla cami, hacdan dönünce, hüseyin baykara'nın kendisine tahsis ettiği bir medresede ders vermeye başladı. bu arada fatih sultan mehmed hanın arzusu üzerine islami tabir ve terimleri içine alan iki risale yazıp, istanbul'a gönderdi. davet üzerine kendisi de yola çıktı. konya'ya varıncafatih sultan mehmed hanın vefat haberini duyup, geri döndü. daha sonra, sultan ikinci bayezid han tarafından istanbul'a davet edildiyse de, gelmesi mümkün olmadı.
molla cami, 1492 senesi muharrem ayının on sekizine rastlayan cuma günü dostlarının okuduğu kur'an-ı kerim'i dinledi ve son nefesinde kelime-i şehadet söyleyerek herat'ta vefat etti. cenaze namazında hüseyin baykara, ali şir nevai ve bütün heratlılar hazır bulundu. hocası sadüddin-i kaşgari'nin kabrinin yakınlarına defnedildi. mübarek kabri ziyarete açıktır. dünyanın dört bucağından gelen aşıkları, kendisini ziyaret ederek, mübarek ruhundan saçılan feyzlerden istifade etmektedirler.
molla cami'nin sohbetinde bulunanlar, gam ve kederlerini unuturlar, neş'e ve ferahlık duyarlardı. halkın övmesine ve yermesine ehemmiyet vermezdi. şöhretten kaçardı. ihtiyacından fazla malını sadaka olarak muhtaçlara dağıtırdı.
molla cami buyurdu ki: üç zümreye, üç şey çirkin düşer. padişahlara sertlik, alimlere mal sevdası, zenginlere cimrilik.
kötü kimse, başkalarının ayıplarını saymak isterken, kendini dile getirir.
bir kimse bütün ilimleri kendinde toplasa, allahü tealanın rızasına uygun hareket etmedikçe kurtulamaz.
akıl dışında olan şeyler, keşif ve müşahadeyle kalp gözü ile anlaşılır. akıl bunları anlayamaz. nitekim, his uzuvları da aklın anladığı şeyleri anlamıyor.
huzur ve afiyet, bir köşede oturmak değildir. afiyet nefsinden kurtulmaktır. kurtul da ondan sonra dilersen bir köşede otur, dilersen halk içine karış!
seven o kimselerdir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse yine dostluğunu artırır. sevgilisinden başına binlerce sitem taşı gelse, onlardan ancak aşk binasını sağlamlaştırır.
fars edebiyatının en büyük şairlerinden olan molla cami, kendisinden sonra gelen birçok şairi etkisi altına almıştır. şiirlerindefarsça'yı çok ustaca, anlaşılır ve etkileyici bir şekilde kullanmıştır. şiirlerinde sa'di, mevlana celaleddin-i rumi, hafız gibi şairlerin tesiri görülür. manzum ve mensur yazılarında, dini konular ve allah aşkı çok güzel bir şekilde işlenmiştir. gazel ve mesnevi türlerinde eserleri vardır. eserlerinde, onun ilim öğrenmek arzusunun sonsuzluğu görülmektedir. eserlerinin hemen hepsinde alçak gönüllülük, feragat ve iman hakimdir. cami'nin şiirleri, fars lirik edebiyatının en değerli örneklerinden sayılır. yazdığı eserlere yemeğe tuz atma kabilinden birçok mizahi fıkralar ve kıt'alar da karıştırmıştır. bu mizahi çeşni onun derin fikirleriyle yüksek ifadesini daha latif ve çekici hale getirmiştir.
molla cami'nin yüksek fazilet ve kemalinin bir cephesi de arap dili ve edebiyatında son derece derinleşmiş olmasıdır. onun, tefsir, lügat, tarih, hadis ve edebiyattaki yüksek ilmi, farsça eserlerinde bir olgunluk ve topluluk gösterdiği gibi, arap edebiyatı da ona parlak inciler ve renk renk mücevherler saçabilmesi için zengin bir hazine olmuştur. cami, bugün bile değerini muhafaza eden eserleriyle, arap dili ve edebiyatına hizmet eden birçok üstadlardan daha ileri bir mertebeye yükselmiştir. onun arapça beyt ve mısralarıyla karışık mülemma gazelleri, arab ve fars dillerini birbiriyle karıştırmak hususunda en güzel birer örnektir.
baharistan adlı eseriyle fars edebiyatında tezkire yazmıştır. bu yönüyle 16. yüzyıldaki başta ahdi ve latifi olmak üzere osmanlı tezkirecilerine tesir etmiştir. ayrıca, fuzuli ve lamii çelebi eserlerinden çok etkilenmiştir. hüseyin baykara'nın meclislerinde de bulunan molla cami, muasırı ve meclis arkadaşı ali şir nevai ile birlikte içinden yetiştikleri toplulukların ilim ve irfan yönünden yetişmesine büyük hizmet etmişlerdir. o devir sünni iran'ında, sonradan ortaya çıkacak bozuklukları önceden sezerek ali şir türkçe; cami de farsça eserler vererek, gerçek gayede islamiyete hizmetten geri kalmamışlar ve mensup oldukları cemiyetleri bu yönleriyle aydınlatmaya çalışmışlardır. nitekim hemen sonra iran'da, dedelerinin sünni olmasına rağmen şah ismail'le birlikte ortaya çıkan şiilik, devletin resmi mezhebi olmuş ve islam inanç birliği yanında türk inanç birliği de bu hükümdarla parçalanmıştır. cami bu sebeple sanatını doğru yol için vasıta kılmıştır.
arap diline ve edebiyatına büyük ilgi duyan cami, bu dilde birçok eser yazdı. oğlu ziyaüddin yusuf için yazdığı el-fevaid-üd-diyaiyye fi şerh-il-kafiye adlı arapça gramer kitabı, müslüman türkler arasında molla cami adıyla çok tanınmış ve medreselerde asırlarca ders kitabı olarak okutulmuştur.
molla cami'nin manzum ve mensur pekçok eseri vardır. bunlardan bazıları:
1) nefehat-ül-üns min hadarat-il-kuds: bu eserini, abdullah-ı ensari'nin tabakat-ı sufiyye adlı kitabına ilaveler yapmak suretiyle meydana getirmiştir. farsça olan eserde, altı yüz dört velinin hayatı ve menkıbeleri anlatılmaktadır.
2) şevahid-ün-nübüvve: siyere dair bir eserdir. peygamberimizin hayatını ve mucizelerini uzun anlatmaktadır. peygamberlik mucizeleri adıyla günümüz türkçesine çevrilmiştir.
3) levaih: tasavvufi bir eserdir. 4) fatihat-üs-sebab (divan). 5) vasıtat-ül-ikd (divan). 6) hatimet-ül-hayat (divan). 7) baharistan. 8) heft evrenk adı altında topladığı yedi mesnevisi. 9) mir'at-ül-akaid.
bunlardan başka ünlü şair ibn-i farid'in tasavvufi kasidesini şerh etmiştir. vahdet-i vücud hakkındaki kendi rubailerinin şerhini de yapmıştır. ayrıca, mevlana celaleddin-i rumi'nin mesnevi'sinden bazı beytleri de şerh etmiştir.
mevlana abdurrahman cami, mir'at-ül-akaid isimli manzum eserini mesnevi vezninde yazmıştır.
''Aklı başında olan, bir gün elden çıkacak birşeye gönül bağlamaz.
Nedenli uzun olursa olsun, ömür; bir gün ölüme kavuşacağı için boşunadır. Nuh(a.s), bin yıl yaşadı. Beş bin yıldır ölü.
Nimet ona denirki, sonsuz olsun ve seni terk etmesin''
Nedenli uzun olursa olsun, ömür; bir gün ölüme kavuşacağı için boşunadır. Nuh(a.s), bin yıl yaşadı. Beş bin yıldır ölü.
Nimet ona denirki, sonsuz olsun ve seni terk etmesin''
--alıntı--
Molla Câmî, tasavvufa yönelmiş, Nakşî şeyhlerinin yanı sıra, sufîlerle de ilişkili olmuş bir zattır. Şeyh Ahrar, Abdullâah Ansârî ve Sadeddin Kaşgerî, onun sıklıkla ismini andığı sufî düşünürlerdir. Kitabı Nefahat-ül-üns Nakşîliğin ve tasavvuf felsefesinin en önemli kaynaklarından sayılmaktadır. Câmî, tasavvuf düşüncesinde, hem bu düşüncenin derli toplu hale getirilmesinde hem de tasavvuf düşünürlerinin hayatlarının yazılması yönünde katkıda bulunmuş; öte yandan ibn Arabi'nin zor anlaşılan düşüncelerinin açık kılınması ve ayrıca sufiler, kelamcılar ve filozoflar arasındaki farkların ve her bir akımın özelliklerinin belirginleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmüştür. Feridüddin Attar ve Mevlana Celâlleddin Rûmî gibi tasavvufa düşünce yönünde dahil olması ve bu alana felsefe düzeyinde katkıda bulunmasından dolayı Molla Câmî tasavvuf bilgeleri arasında sayılır. Kendi başına özel bir kuramı yoksa da, vahdet-i vücud düşüncesinin tasavvuf ve sufilikte yerleşmesine doğrudan etki etmiştir.
--alıntı--
Molla Câmî, tasavvufa yönelmiş, Nakşî şeyhlerinin yanı sıra, sufîlerle de ilişkili olmuş bir zattır. Şeyh Ahrar, Abdullâah Ansârî ve Sadeddin Kaşgerî, onun sıklıkla ismini andığı sufî düşünürlerdir. Kitabı Nefahat-ül-üns Nakşîliğin ve tasavvuf felsefesinin en önemli kaynaklarından sayılmaktadır. Câmî, tasavvuf düşüncesinde, hem bu düşüncenin derli toplu hale getirilmesinde hem de tasavvuf düşünürlerinin hayatlarının yazılması yönünde katkıda bulunmuş; öte yandan ibn Arabi'nin zor anlaşılan düşüncelerinin açık kılınması ve ayrıca sufiler, kelamcılar ve filozoflar arasındaki farkların ve her bir akımın özelliklerinin belirginleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütmüştür. Feridüddin Attar ve Mevlana Celâlleddin Rûmî gibi tasavvufa düşünce yönünde dahil olması ve bu alana felsefe düzeyinde katkıda bulunmasından dolayı Molla Câmî tasavvuf bilgeleri arasında sayılır. Kendi başına özel bir kuramı yoksa da, vahdet-i vücud düşüncesinin tasavvuf ve sufilikte yerleşmesine doğrudan etki etmiştir.
--alıntı--
Fsm nin çağrısını geri çevirdi. Gerçek budur yalan soylemeyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar