bugün
- fırında tavuk10
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- dolapta iki biram var6
- gecenin şarkısı8
- kedilerle uyumak9
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- escort taş mı yesin3
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- nejat işler3
- acil durumda aranacak kişi5
- yüzüklerin efendisi4
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- içten içe üşümek5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- rafine zevkleri olan erkek12
- sevişmek hüner değil6
- nasılsın4
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur2
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- değerli olduğunu hissettirmek6
- ekşi sözlük9
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- yazılımcıların flört algoritması2
- lüks araba istemeyen erkek9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- kendinden vazgeçmemek4
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- şiir yazmak2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bmw vs mercedes2
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- beni anlama2
- i will always love you2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- sansar salvo2
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
"kendi kendine konuşmak'lara..."
bulmuştur, bölmüştür;
olmuştur ya da oldurulmamış,
kafam çatlak, bulaşık çok,
ellerim keneften yeni çıkmış,
frengi meçhul.
döndüm beriye, uzandım seyirlik,
"anlam" için gelmişim stampol'a,
hiç bir yer evim değil dedim,
aklından ve altından başka;
oysa onlar da rest çekti aşka.
stampol ya bu, kelek aldım bolca,
-en çok inandığın, güvendiğin insan,
stampol'da 6 ay kalsın, tanıyamazsın-
olsun dedim, varsın;
o yeter, anlam yine aklın,
altından olmasa da, düşlemişiz bir geleceği,
pek de fiyakalı değil, dilenciye versen beğenmez,
olsun dedim kalsın; istiyorsun,
niceliğin ne önemi war,
yıl 2000'li ve sen sevdaya inanıyorsun..
aynı odada, aynı bakışla kalakaldım yüzyıllarca,
stampol'du bu, kelek aldım,
aldırmadım; "geçer" dedim, alışılır,
inancım tam, sevdam aklımı aşmış, beni bastırmış,
anlamım, beklemek olsun boşver.
gördüm de olanları "tiskindim",
acemi tezcanı, sağa bastım ayağımı, illet,
onun bunu, diğerinin ötekisi olmuş,
berikinin öbürü de, bunun orasında muamelede.
sola kaçtım apansız, şirret,
oradakinin orasında oynaşmamış bir ben kalmışım,
şuradaki de adımımı attığımdan beri, salyalar akıtarak takip ediyor beni.
kaçtım ortaya, kustum.
yürüdüm. sustum.
hep ortadan yürüdüm, ne çevirdim başımı "essalamü aleyküm" sağa,
ne solun zerresini gördü gönlüm.
ihanet zehrinin kumpas şehri stampol'da,
sana ihanetten uzak tutmak için kendimi,
kendime ihanettimden aklın bulanmasın diye,
hazmedemeyeceğim hiç bir şeyi yememek için;
"bu ben"i bozdurmadan, azdırmadan, yardırmadan,
sana getirebilmek için -sana saf gelebilmek için-
hep ortadan yürüdüm.
çok yol yürüdüm, yokça çok yoruldum.
karşıla beni artık, ses ver, konuşmayı unuttum.
saflığımı sana getirdim, al, öp, okşa, sırtımı kaşı.
beğenmediysen söyle, sırtıma asıp gideyim,
sana getirdiğim, sana esirgediğim ne varsa.
ses ver, çık ortaya, burada olacaktın,
bekleyecektin.
şimdi var mısın ?
şimdi nerede, sağda mı, sol da mısın,
stampol'un yalanına mı kandın,
bindiğin bir takside mi unuttun,
"biz"li yalnızlıkları.
günüm zifir, geleceğim katranlı,
kaç yaşındayım bilmiyorum,
yaşımda olamadım hiç,
yaşım, başkalarınındı.
sevdiğimi yaşamaya çalıştım hep,
misal dedem ölüyordu,
senli, beraber 3-5 saat için,
varsın ölsün dedim, o öldü,
senli en fazla 2 saatim oldu.
çok yürüdüm ortalardan ya,
yoruldum, ayaklarıma ortacılık battı,
"ah" çıkarmadım,
yorgunum diye, benden uzakta uyumandan korktum.
her "gele" kızdın sen,
hepsi ağlamak oldu,
göz yaşım, aşka dargınlığımdı.
şimdi bana, "sana yetmez" diyorsun,
istediğim sadece "seninle olmak"ken,
sözlerini, "illallah"a bulayıp, intizar ediyorsun.
susmaktan, uyumaktan, kaçmaktan,
ağlamaktan, solo yalnızlıklardan, göz yummaktan,
sindirmekten sonra bana,
seni istememeyi öğretiyorsun.
olsun.
seni beklemeye başladığımda,
kaderimin beklemek olduğunu biliyordum;
frengi makbul...
ve sen şiyyir misin nesin,
ne zaman kendi "kendime" seni yazmaya başlasam,
onunla bitiyorsun.
*
bulmuştur, bölmüştür;
olmuştur ya da oldurulmamış,
kafam çatlak, bulaşık çok,
ellerim keneften yeni çıkmış,
frengi meçhul.
döndüm beriye, uzandım seyirlik,
"anlam" için gelmişim stampol'a,
hiç bir yer evim değil dedim,
aklından ve altından başka;
oysa onlar da rest çekti aşka.
stampol ya bu, kelek aldım bolca,
-en çok inandığın, güvendiğin insan,
stampol'da 6 ay kalsın, tanıyamazsın-
olsun dedim, varsın;
o yeter, anlam yine aklın,
altından olmasa da, düşlemişiz bir geleceği,
pek de fiyakalı değil, dilenciye versen beğenmez,
olsun dedim kalsın; istiyorsun,
niceliğin ne önemi war,
yıl 2000'li ve sen sevdaya inanıyorsun..
aynı odada, aynı bakışla kalakaldım yüzyıllarca,
stampol'du bu, kelek aldım,
aldırmadım; "geçer" dedim, alışılır,
inancım tam, sevdam aklımı aşmış, beni bastırmış,
anlamım, beklemek olsun boşver.
gördüm de olanları "tiskindim",
acemi tezcanı, sağa bastım ayağımı, illet,
onun bunu, diğerinin ötekisi olmuş,
berikinin öbürü de, bunun orasında muamelede.
sola kaçtım apansız, şirret,
oradakinin orasında oynaşmamış bir ben kalmışım,
şuradaki de adımımı attığımdan beri, salyalar akıtarak takip ediyor beni.
kaçtım ortaya, kustum.
yürüdüm. sustum.
hep ortadan yürüdüm, ne çevirdim başımı "essalamü aleyküm" sağa,
ne solun zerresini gördü gönlüm.
ihanet zehrinin kumpas şehri stampol'da,
sana ihanetten uzak tutmak için kendimi,
kendime ihanettimden aklın bulanmasın diye,
hazmedemeyeceğim hiç bir şeyi yememek için;
"bu ben"i bozdurmadan, azdırmadan, yardırmadan,
sana getirebilmek için -sana saf gelebilmek için-
hep ortadan yürüdüm.
çok yol yürüdüm, yokça çok yoruldum.
karşıla beni artık, ses ver, konuşmayı unuttum.
saflığımı sana getirdim, al, öp, okşa, sırtımı kaşı.
beğenmediysen söyle, sırtıma asıp gideyim,
sana getirdiğim, sana esirgediğim ne varsa.
ses ver, çık ortaya, burada olacaktın,
bekleyecektin.
şimdi var mısın ?
şimdi nerede, sağda mı, sol da mısın,
stampol'un yalanına mı kandın,
bindiğin bir takside mi unuttun,
"biz"li yalnızlıkları.
günüm zifir, geleceğim katranlı,
kaç yaşındayım bilmiyorum,
yaşımda olamadım hiç,
yaşım, başkalarınındı.
sevdiğimi yaşamaya çalıştım hep,
misal dedem ölüyordu,
senli, beraber 3-5 saat için,
varsın ölsün dedim, o öldü,
senli en fazla 2 saatim oldu.
çok yürüdüm ortalardan ya,
yoruldum, ayaklarıma ortacılık battı,
"ah" çıkarmadım,
yorgunum diye, benden uzakta uyumandan korktum.
her "gele" kızdın sen,
hepsi ağlamak oldu,
göz yaşım, aşka dargınlığımdı.
şimdi bana, "sana yetmez" diyorsun,
istediğim sadece "seninle olmak"ken,
sözlerini, "illallah"a bulayıp, intizar ediyorsun.
susmaktan, uyumaktan, kaçmaktan,
ağlamaktan, solo yalnızlıklardan, göz yummaktan,
sindirmekten sonra bana,
seni istememeyi öğretiyorsun.
olsun.
seni beklemeye başladığımda,
kaderimin beklemek olduğunu biliyordum;
frengi makbul...
ve sen şiyyir misin nesin,
ne zaman kendi "kendime" seni yazmaya başlasam,
onunla bitiyorsun.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar