bugün
- 104 artı 5 oynanırken feci bastıran uyku3
- sözlükten maaş almak3
- yazarların özlü sözleri10
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- deniz göktaş12
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- mustafa kemal atatürk8
- ona bir cümle bırak3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- günlerin artık kısalıyor olması5
- ölüm6
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- pandela12
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- okuyacak askere gidecek iş bulacak evleneceksin2
- ibadet5
- insan sevdiği adama şans verir5
- anadolu dilleri2
- iphone pil ömrünü uzatmanın etkili yolları4
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- seksting5
- diamond bey birader koştursun kampanyası4
- anın görüntüsü26
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı10
- aşk8
- 2026 dünya kupası38
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- iyi geceler sevgilim2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- sözlüğün troll kaynaması2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- futbol32
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- yerel tohum fidesi satmak cezayla yasaklanmış2
- atatürk heykellerinin gereksizliği2
- sma dilencileri2
- solaris2
- velvet45
- fala inanan insan zekası2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- sözlüğün aptal kaynaması15
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- sosyoloji okuyan erkek4
- özgürlük ve disiplin paradoksu2
- en son ne yediniz6
- ercüment çözer2
"kendi kendine konuşmak'lara..."
bulmuştur, bölmüştür;
olmuştur ya da oldurulmamış,
kafam çatlak, bulaşık çok,
ellerim keneften yeni çıkmış,
frengi meçhul.
döndüm beriye, uzandım seyirlik,
"anlam" için gelmişim stampol'a,
hiç bir yer evim değil dedim,
aklından ve altından başka;
oysa onlar da rest çekti aşka.
stampol ya bu, kelek aldım bolca,
-en çok inandığın, güvendiğin insan,
stampol'da 6 ay kalsın, tanıyamazsın-
olsun dedim, varsın;
o yeter, anlam yine aklın,
altından olmasa da, düşlemişiz bir geleceği,
pek de fiyakalı değil, dilenciye versen beğenmez,
olsun dedim kalsın; istiyorsun,
niceliğin ne önemi war,
yıl 2000'li ve sen sevdaya inanıyorsun..
aynı odada, aynı bakışla kalakaldım yüzyıllarca,
stampol'du bu, kelek aldım,
aldırmadım; "geçer" dedim, alışılır,
inancım tam, sevdam aklımı aşmış, beni bastırmış,
anlamım, beklemek olsun boşver.
gördüm de olanları "tiskindim",
acemi tezcanı, sağa bastım ayağımı, illet,
onun bunu, diğerinin ötekisi olmuş,
berikinin öbürü de, bunun orasında muamelede.
sola kaçtım apansız, şirret,
oradakinin orasında oynaşmamış bir ben kalmışım,
şuradaki de adımımı attığımdan beri, salyalar akıtarak takip ediyor beni.
kaçtım ortaya, kustum.
yürüdüm. sustum.
hep ortadan yürüdüm, ne çevirdim başımı "essalamü aleyküm" sağa,
ne solun zerresini gördü gönlüm.
ihanet zehrinin kumpas şehri stampol'da,
sana ihanetten uzak tutmak için kendimi,
kendime ihanettimden aklın bulanmasın diye,
hazmedemeyeceğim hiç bir şeyi yememek için;
"bu ben"i bozdurmadan, azdırmadan, yardırmadan,
sana getirebilmek için -sana saf gelebilmek için-
hep ortadan yürüdüm.
çok yol yürüdüm, yokça çok yoruldum.
karşıla beni artık, ses ver, konuşmayı unuttum.
saflığımı sana getirdim, al, öp, okşa, sırtımı kaşı.
beğenmediysen söyle, sırtıma asıp gideyim,
sana getirdiğim, sana esirgediğim ne varsa.
ses ver, çık ortaya, burada olacaktın,
bekleyecektin.
şimdi var mısın ?
şimdi nerede, sağda mı, sol da mısın,
stampol'un yalanına mı kandın,
bindiğin bir takside mi unuttun,
"biz"li yalnızlıkları.
günüm zifir, geleceğim katranlı,
kaç yaşındayım bilmiyorum,
yaşımda olamadım hiç,
yaşım, başkalarınındı.
sevdiğimi yaşamaya çalıştım hep,
misal dedem ölüyordu,
senli, beraber 3-5 saat için,
varsın ölsün dedim, o öldü,
senli en fazla 2 saatim oldu.
çok yürüdüm ortalardan ya,
yoruldum, ayaklarıma ortacılık battı,
"ah" çıkarmadım,
yorgunum diye, benden uzakta uyumandan korktum.
her "gele" kızdın sen,
hepsi ağlamak oldu,
göz yaşım, aşka dargınlığımdı.
şimdi bana, "sana yetmez" diyorsun,
istediğim sadece "seninle olmak"ken,
sözlerini, "illallah"a bulayıp, intizar ediyorsun.
susmaktan, uyumaktan, kaçmaktan,
ağlamaktan, solo yalnızlıklardan, göz yummaktan,
sindirmekten sonra bana,
seni istememeyi öğretiyorsun.
olsun.
seni beklemeye başladığımda,
kaderimin beklemek olduğunu biliyordum;
frengi makbul...
ve sen şiyyir misin nesin,
ne zaman kendi "kendime" seni yazmaya başlasam,
onunla bitiyorsun.
*
bulmuştur, bölmüştür;
olmuştur ya da oldurulmamış,
kafam çatlak, bulaşık çok,
ellerim keneften yeni çıkmış,
frengi meçhul.
döndüm beriye, uzandım seyirlik,
"anlam" için gelmişim stampol'a,
hiç bir yer evim değil dedim,
aklından ve altından başka;
oysa onlar da rest çekti aşka.
stampol ya bu, kelek aldım bolca,
-en çok inandığın, güvendiğin insan,
stampol'da 6 ay kalsın, tanıyamazsın-
olsun dedim, varsın;
o yeter, anlam yine aklın,
altından olmasa da, düşlemişiz bir geleceği,
pek de fiyakalı değil, dilenciye versen beğenmez,
olsun dedim kalsın; istiyorsun,
niceliğin ne önemi war,
yıl 2000'li ve sen sevdaya inanıyorsun..
aynı odada, aynı bakışla kalakaldım yüzyıllarca,
stampol'du bu, kelek aldım,
aldırmadım; "geçer" dedim, alışılır,
inancım tam, sevdam aklımı aşmış, beni bastırmış,
anlamım, beklemek olsun boşver.
gördüm de olanları "tiskindim",
acemi tezcanı, sağa bastım ayağımı, illet,
onun bunu, diğerinin ötekisi olmuş,
berikinin öbürü de, bunun orasında muamelede.
sola kaçtım apansız, şirret,
oradakinin orasında oynaşmamış bir ben kalmışım,
şuradaki de adımımı attığımdan beri, salyalar akıtarak takip ediyor beni.
kaçtım ortaya, kustum.
yürüdüm. sustum.
hep ortadan yürüdüm, ne çevirdim başımı "essalamü aleyküm" sağa,
ne solun zerresini gördü gönlüm.
ihanet zehrinin kumpas şehri stampol'da,
sana ihanetten uzak tutmak için kendimi,
kendime ihanettimden aklın bulanmasın diye,
hazmedemeyeceğim hiç bir şeyi yememek için;
"bu ben"i bozdurmadan, azdırmadan, yardırmadan,
sana getirebilmek için -sana saf gelebilmek için-
hep ortadan yürüdüm.
çok yol yürüdüm, yokça çok yoruldum.
karşıla beni artık, ses ver, konuşmayı unuttum.
saflığımı sana getirdim, al, öp, okşa, sırtımı kaşı.
beğenmediysen söyle, sırtıma asıp gideyim,
sana getirdiğim, sana esirgediğim ne varsa.
ses ver, çık ortaya, burada olacaktın,
bekleyecektin.
şimdi var mısın ?
şimdi nerede, sağda mı, sol da mısın,
stampol'un yalanına mı kandın,
bindiğin bir takside mi unuttun,
"biz"li yalnızlıkları.
günüm zifir, geleceğim katranlı,
kaç yaşındayım bilmiyorum,
yaşımda olamadım hiç,
yaşım, başkalarınındı.
sevdiğimi yaşamaya çalıştım hep,
misal dedem ölüyordu,
senli, beraber 3-5 saat için,
varsın ölsün dedim, o öldü,
senli en fazla 2 saatim oldu.
çok yürüdüm ortalardan ya,
yoruldum, ayaklarıma ortacılık battı,
"ah" çıkarmadım,
yorgunum diye, benden uzakta uyumandan korktum.
her "gele" kızdın sen,
hepsi ağlamak oldu,
göz yaşım, aşka dargınlığımdı.
şimdi bana, "sana yetmez" diyorsun,
istediğim sadece "seninle olmak"ken,
sözlerini, "illallah"a bulayıp, intizar ediyorsun.
susmaktan, uyumaktan, kaçmaktan,
ağlamaktan, solo yalnızlıklardan, göz yummaktan,
sindirmekten sonra bana,
seni istememeyi öğretiyorsun.
olsun.
seni beklemeye başladığımda,
kaderimin beklemek olduğunu biliyordum;
frengi makbul...
ve sen şiyyir misin nesin,
ne zaman kendi "kendime" seni yazmaya başlasam,
onunla bitiyorsun.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar