bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı7
- true ile sevişmek5
- habire1216
- hiç fuhuş yaptınız mı3
- sözlüğün aptal kaynaması5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- cinayeti siz mi işlediniz4
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- 7 yaşındaki çocuğun joker gibi olması2
- tek başına tatil yapmak2
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kadir inanır'ın mirası8
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- atatürk diyor ki6
- ittihat ve terakki cemiyeti2
- rakı arasında çay içmek6
- mason greenwood2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- vedat muriqi2
- game of thrones taki kerhaneci3
- sıfır atık vakfı11
- fenerbahçe 8 eyüpspor 02
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- kızların çok açık giyinmesi5
- of çok sıkıcı olmanız3
- 0 0 717
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- sözlükteki arap döven kızlar5
- türk düşmanı piçler7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- sünni şii savaşı2
- bilerek ponziye dahil olmak7
- cop318
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- romantizm2
- true ile tatlı sert5
- islam2
- haddini bil otur aşağıya frankyfourfingers2
- era7capone4
- samed ağırbaş7
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- habire'nin fendi kadını yendi4
- platon'un mağara alegorisi ve telefon ekranı2
zeynep değirmencioğlu'nun başrolde oynadığı 1974 yapımı film.
zeynep değirmencioğlu başroldedir, evet, lakin bilindik "ayşecik" filmlerinden epey farklıdır. baştan sona gıcık bir filmdir. hele çocukken zeynep değirmencioğlu filmerini izlemiş, sevmiş, bu kızı çocuk filmleriyle bağdaştırmış insanlar için daha da gıcıktır. "aaa ayşecik varmış, du bi izleyim nasılmış" deyip izlenildiği takdirde, "bu ne lan böyle?" gibi tepkiler verdirtebilir.
neyse, filmimiz şöyledir -aklımda kaldığı kadarıyla-
--spoiler--
ayşe kızımız yanında bir kız arkadaşıyla -ki kendisi biraz daha salak, sarışın ve seksi biridir- antalya turu yapmaktadırlar, hem de bisikletle. kızlarımız gayet cömert kıyafetler içinde, şarkı söyleye söyleye, bisikletlerini süre süre ve çevredeki abazan bakışlar eşliğinde yollarına devam ederler. bir sürü tacize uğrarlar falan filan bir şeyler olur (filmi izleyen bir çocuk içinse bu bir şoktur -ayşecik'li filmde olur mu öyle şey lan?) derken bir tatil köyüne benzer bir mekanda konaklamaya koyulurlar. orada orta yaşlı bir beyfendiyle tanışırlar. dışardan gayet düzgün biri gibi görünür bu. romantik, yakışıklı, sakin, kibar vs.
birkaç gün sonra, ayşe'nin yol arkadaşı -içlerinde "seksi" karakter açığını kapatan- aniden ortadan kaybolur. ayşe kızı arar durur. tahmin edeceğimiz gibi, bu sarışın ve seksi kız tecavüze uğramış ve öldürülmüştür (izleyen çocuk için ikinci şok etkisi). klişe bir türk filmi sahnesi olan, "dolabın kapısını açınca içinden yere düşen çıplak kadın cesedi efekti" burda da devreye girer. ayşe çıldırır, koşar da koşar, ağlar, korkar, koşarak sahile ulaşır, sahilde o düzgün beyfendiyle karşılaşır. hemen kollarına atlar, ağlar höyküre höyküre. adam onu teselli etmeye başlar. o anda kamera ayşe'nin poposuna odaklanır, o da ne? düzgün ve ortayaşlı beyefendinin eli ayşe'nin en olmadık yerlerine doğru uzanmaktadır (al sana üçüncü şok etkisi). ayşe kız, neye uğradığını şaşışır, adamın kollarından sıyrılır, suratına nefretle bakar, ve bu adamın arkadaşını öldüren sapık olduğunu anlar... film böyle biter.
ancak seyirci bir bok anlamaz.
--spoiler--
zeynep değirmencioğlu başroldedir, evet, lakin bilindik "ayşecik" filmlerinden epey farklıdır. baştan sona gıcık bir filmdir. hele çocukken zeynep değirmencioğlu filmerini izlemiş, sevmiş, bu kızı çocuk filmleriyle bağdaştırmış insanlar için daha da gıcıktır. "aaa ayşecik varmış, du bi izleyim nasılmış" deyip izlenildiği takdirde, "bu ne lan böyle?" gibi tepkiler verdirtebilir.
neyse, filmimiz şöyledir -aklımda kaldığı kadarıyla-
--spoiler--
ayşe kızımız yanında bir kız arkadaşıyla -ki kendisi biraz daha salak, sarışın ve seksi biridir- antalya turu yapmaktadırlar, hem de bisikletle. kızlarımız gayet cömert kıyafetler içinde, şarkı söyleye söyleye, bisikletlerini süre süre ve çevredeki abazan bakışlar eşliğinde yollarına devam ederler. bir sürü tacize uğrarlar falan filan bir şeyler olur (filmi izleyen bir çocuk içinse bu bir şoktur -ayşecik'li filmde olur mu öyle şey lan?) derken bir tatil köyüne benzer bir mekanda konaklamaya koyulurlar. orada orta yaşlı bir beyfendiyle tanışırlar. dışardan gayet düzgün biri gibi görünür bu. romantik, yakışıklı, sakin, kibar vs.
birkaç gün sonra, ayşe'nin yol arkadaşı -içlerinde "seksi" karakter açığını kapatan- aniden ortadan kaybolur. ayşe kızı arar durur. tahmin edeceğimiz gibi, bu sarışın ve seksi kız tecavüze uğramış ve öldürülmüştür (izleyen çocuk için ikinci şok etkisi). klişe bir türk filmi sahnesi olan, "dolabın kapısını açınca içinden yere düşen çıplak kadın cesedi efekti" burda da devreye girer. ayşe çıldırır, koşar da koşar, ağlar, korkar, koşarak sahile ulaşır, sahilde o düzgün beyfendiyle karşılaşır. hemen kollarına atlar, ağlar höyküre höyküre. adam onu teselli etmeye başlar. o anda kamera ayşe'nin poposuna odaklanır, o da ne? düzgün ve ortayaşlı beyefendinin eli ayşe'nin en olmadık yerlerine doğru uzanmaktadır (al sana üçüncü şok etkisi). ayşe kız, neye uğradığını şaşışır, adamın kollarından sıyrılır, suratına nefretle bakar, ve bu adamın arkadaşını öldüren sapık olduğunu anlar... film böyle biter.
ancak seyirci bir bok anlamaz.
--spoiler--
zeynep değirmencioğlu ve sinema güzeli beyza başar'ın başrolde oynadığı 1975 yapımı yeşilçam'ın ilk korku filmlerinden biridir.
Filmin Orjinali:
and soon the darkness (1970)
hülya antalya'da yaşayan sarışın sexy bir kızdır. arkadaşı ayşe'yi yaz tatil için yanına davet eder. denize girip, ata binerler, eğlenirler...
daha sonra hülya bisikletle bodrum'a gitme teklifi yapar. ayşe ilk önce kabul etmez. ama hülya:
+ alman, fransız, ingiliz kızları yapıyor ya! bizim neyimiz eksik! 20. yüzyıldayız... falan deyip ayşe'yi ikna eder.
ve macera başlar.
yolda onları çok tuhaf şeyler bekler.
çocukken tv'de izleyip epey korkmuştum. yıllar sonra tekrar izliyorum:
görsel
Filmin Orjinali:
and soon the darkness (1970)
hülya antalya'da yaşayan sarışın sexy bir kızdır. arkadaşı ayşe'yi yaz tatil için yanına davet eder. denize girip, ata binerler, eğlenirler...
daha sonra hülya bisikletle bodrum'a gitme teklifi yapar. ayşe ilk önce kabul etmez. ama hülya:
+ alman, fransız, ingiliz kızları yapıyor ya! bizim neyimiz eksik! 20. yüzyıldayız... falan deyip ayşe'yi ikna eder.
ve macera başlar.
yolda onları çok tuhaf şeyler bekler.
çocukken tv'de izleyip epey korkmuştum. yıllar sonra tekrar izliyorum:
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar