bir iş kazası sonucu çalıştığı işyerinden ayrılan, limanda bir otele yerleşen ve son derece ilginç bir laboratuarda işe giren bir ablamızın hikayesi. mutlaka izlenmesi gereken, sanatsal ve görsel doyum yaşatan soğuk bir film.

--spoiler--
ablamızın çalıştığı laboratuar sonsuza dek saklamak istediğiniz objeleri götürüp bunu sağladığınız bir yer. insanlar yanmış evlerinin tabanında yetişmiş ufak mantarları, sevgililerin kendilerine yazdığı şarkının notalarını, yüzlerinde oluşmuş yara izlerini getiriyorlar. kesinlikle ucu açık bir film, benim çıkardığım yorum bilim adamının binada oturan kadınları da aynı metodla sakladığı ve hediye ettiği ayakkabıların bununla ilgisi olduğu yönünde. özellikle piyano çalan yaşlı kadının odasındaki siyah beyaz fotoğrafta tüm kadınlar gençken, bilim adamının halen aynı görünümde olması enteresan.
--spoiler--
2005 yılı fransız yapım bir dram/gerilim filmi. kitaptan uyarlama bir film. zaten filmin yönetmeni de romanı tam olarak anlayamdığını itiraf etmiş. konusu bir laboratuvar var, oraya bakan proseför var, onun yanında çalışan genç bir kadın var, aralarında ilişki var. eee? film bitince ne anlattı şimdi bu deniyor. ama hiçbir sanatsal duygu oluşturmuyor sanki ne anlattı dedirtmesi küçümseyici tavırların sonucu. 2/10.
© copyright 2005 - 2026