bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin9
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- gece yarısı çalan telefon7
- geceye bir söz bırak3
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- reha muhtar25
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bizim delilere bakayım4
- elit olmak için gerekenler13
- gecenin şarkısı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- ses yakışıklılığı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- pazarda su satmak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gazlamak2
- ona bir cümle bırak4
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
kemal pilavoğlunun 1951 yılında bir okuldaki mustafa kemal putunu kırşehir de kırmasına binaen ahalinin çıkardığı mottodur.
Kadir mısıroğlu sen misin?
--ekşi sözlükten, altay nickli yazardan alıntıdır--
kutlu aktaş'ın anılarında bahsettiği din taciri, çocuk istismarcısı.
"...1950'li, 60'lı yılları yaşayanlar çok iyi bilirler. kemal pilavoğlu isminde türkiye'de "ticani tarikatı"nı yaymak isteyen, müritlerinin "efendimiz" diye hitap ettikleri, bir şeyh vardı. keskin'de atatürk'ün büstlerini parçalattığı için hapse konulmuş, daha sonra da gökçeada ve bozcaada'da polis nezaretinde yaşamaya mahkum edilmişti.
cezasını tamamlayınca bozcaada'ya yerleşmiş, özellikle orta anadolu'dan getirttiği ve karın tokluğuna çalıştırdığı 130 kadar müridiyle ada ekonomisine tam sahip olmuştu. adanın pastanesi, kasabı, manavı, fırını onundu. adayı terk edip giden rumlardan bağlar satın alıyor, elde ettiği üzümleri pekmez yapmada kullanıyordu. oysa ada türkiye şarap üretiminin yüzde 10'unu sağlıyor, halkın geçimi bu yolla oluyordu.
kemal pilavoğlu etrafı yüksek duvarla çevrili bir evde oturur, dışarıdan hiç kimseyle temas kurmazdı. müritleri arasında da tam bir disiplin vardı ve dışarı hiç bilgi sızmazdı. bazen istanbul'dan gelen gazeteciler, bilgi toplamak için "veteriner" ya da "doktor" kimliğine bürünür, bu yolla nüfuz etmeye çalışırlardı. benden önce adada kaymakamlık yapan istemihan talay kararlı bir tutumla pilavoğlu'nun üstüne gitmiş; devlete vergi vermediği için hesap uzmanları getirterek ekonomik yönden dizginlemeye çalışmıştı.
bir gün ilçenin ileri gelenleri ile beraberken pilavoğlu'nun şoförü kazım efendi bana yaklaşarak önemli bir konuda bilgi vereceğini söyledi. oturduğumuz yerden ayrı bir köşeye geçtik. bana; "kemal pilavoğlu'dan karısının uzun süre şüphelendiğini, birkaç gün önce fırının üst katındaki kütüphanenin kapısının kilitli olduğunu görerek beraberce kırıp açtıklarında gördükleri manzaranın korkunç olduğunu, efendi hazretleri'nin üç erkek çocuğunu çırılçıplak yatırarak üstlerine abandığını gördüklerini, rezaletin duyulmasından korktuğu için de adayı terk ettiğini" ihbar etti. kemal pilavoğlu bu olay üzerine lüks aracıyla, ankara aydınlıkevler semtindeki evine gitmişti.
olayı savcı vedat akpolat, jandarma komutanı yüzbaşı ahmet arın ve dr. turan kaypakoğlu ile soruşturmaya başladık. anlatılanlar doğruydu. aslında biz 65 yaşlarında ve hasta olan kemal pilavoğlu'nun cinsel tecavüzde bulunamayacağını düşünmüştük. ancak doktor raporunda tecavüzün elle yapıldığı kesinlik kazanmıştı. kemal pilavoğlu "fiili livata" suçundan tutuklandı. bursa'da yargılandı, 5 ay sonra da öldü. ticani tarikatı'nın türkiye başı ölünce kısa sürede bu kötü olayın etkisiyle müritleri dağıldı, tarikat tarihe karıştı..." (not: link uçtuğu için tarafımdan kaldırılmıştır.)
(bkz: ticani)
--ekşi sözlükten, altay nickli yazardan alıntıdır--
kişisel yorumum.. böyle bir adamdan mustafa kemal heykeli kırmak gibi hareketler beklenebilir.
trollüğünde bir sınırı var. savunduğun, ataputu yıktı kırşehir, halkı peşine düştü deyip alkışladığın insanı önce bi araştır. yukarıdaki bilgiye ulaşmam 5 dakikamı almadı. şu interneti doğru düzgün işlere kullanalım lütfen.
edit: kime ne anlatıyorsam. karma ortadaymış zaten.
kutlu aktaş'ın anılarında bahsettiği din taciri, çocuk istismarcısı.
"...1950'li, 60'lı yılları yaşayanlar çok iyi bilirler. kemal pilavoğlu isminde türkiye'de "ticani tarikatı"nı yaymak isteyen, müritlerinin "efendimiz" diye hitap ettikleri, bir şeyh vardı. keskin'de atatürk'ün büstlerini parçalattığı için hapse konulmuş, daha sonra da gökçeada ve bozcaada'da polis nezaretinde yaşamaya mahkum edilmişti.
cezasını tamamlayınca bozcaada'ya yerleşmiş, özellikle orta anadolu'dan getirttiği ve karın tokluğuna çalıştırdığı 130 kadar müridiyle ada ekonomisine tam sahip olmuştu. adanın pastanesi, kasabı, manavı, fırını onundu. adayı terk edip giden rumlardan bağlar satın alıyor, elde ettiği üzümleri pekmez yapmada kullanıyordu. oysa ada türkiye şarap üretiminin yüzde 10'unu sağlıyor, halkın geçimi bu yolla oluyordu.
kemal pilavoğlu etrafı yüksek duvarla çevrili bir evde oturur, dışarıdan hiç kimseyle temas kurmazdı. müritleri arasında da tam bir disiplin vardı ve dışarı hiç bilgi sızmazdı. bazen istanbul'dan gelen gazeteciler, bilgi toplamak için "veteriner" ya da "doktor" kimliğine bürünür, bu yolla nüfuz etmeye çalışırlardı. benden önce adada kaymakamlık yapan istemihan talay kararlı bir tutumla pilavoğlu'nun üstüne gitmiş; devlete vergi vermediği için hesap uzmanları getirterek ekonomik yönden dizginlemeye çalışmıştı.
bir gün ilçenin ileri gelenleri ile beraberken pilavoğlu'nun şoförü kazım efendi bana yaklaşarak önemli bir konuda bilgi vereceğini söyledi. oturduğumuz yerden ayrı bir köşeye geçtik. bana; "kemal pilavoğlu'dan karısının uzun süre şüphelendiğini, birkaç gün önce fırının üst katındaki kütüphanenin kapısının kilitli olduğunu görerek beraberce kırıp açtıklarında gördükleri manzaranın korkunç olduğunu, efendi hazretleri'nin üç erkek çocuğunu çırılçıplak yatırarak üstlerine abandığını gördüklerini, rezaletin duyulmasından korktuğu için de adayı terk ettiğini" ihbar etti. kemal pilavoğlu bu olay üzerine lüks aracıyla, ankara aydınlıkevler semtindeki evine gitmişti.
olayı savcı vedat akpolat, jandarma komutanı yüzbaşı ahmet arın ve dr. turan kaypakoğlu ile soruşturmaya başladık. anlatılanlar doğruydu. aslında biz 65 yaşlarında ve hasta olan kemal pilavoğlu'nun cinsel tecavüzde bulunamayacağını düşünmüştük. ancak doktor raporunda tecavüzün elle yapıldığı kesinlik kazanmıştı. kemal pilavoğlu "fiili livata" suçundan tutuklandı. bursa'da yargılandı, 5 ay sonra da öldü. ticani tarikatı'nın türkiye başı ölünce kısa sürede bu kötü olayın etkisiyle müritleri dağıldı, tarikat tarihe karıştı..." (not: link uçtuğu için tarafımdan kaldırılmıştır.)
(bkz: ticani)
--ekşi sözlükten, altay nickli yazardan alıntıdır--
kişisel yorumum.. böyle bir adamdan mustafa kemal heykeli kırmak gibi hareketler beklenebilir.
trollüğünde bir sınırı var. savunduğun, ataputu yıktı kırşehir, halkı peşine düştü deyip alkışladığın insanı önce bi araştır. yukarıdaki bilgiye ulaşmam 5 dakikamı almadı. şu interneti doğru düzgün işlere kullanalım lütfen.
edit: kime ne anlatıyorsam. karma ortadaymış zaten.
güncel Önemli Başlıklar
