bugün
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar17
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız8
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- nihat genç5
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin7
- favori sözlük deliniz3
- kuran kursları3
- sinema tarihinde ayak fantazisi sahneleri5
- hot girl summer6
- yaran google play yorumları2
- marilyn manson un kaburgalarını aldırdığı efsanesi2
- fondöten sürmek10
- lahmacunun yanında ne içilir2
- kırkpınar yağlı güreşleri2
- rtük duyurusu4
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi4
- kadının azgını4
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- sözlükten bir kıza basmak5
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi2
- en gıcık olunan insan davranışı8
- true ile sevişmek7
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- istanbul merkezli 8 ilde terör operasyonu2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- zincir mağazaları haraca bağlamak2
- leandro trossard2
- velvet48
- note aura silk ruj 05 desert rose2
- cerave2
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu3
- pandela 319
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- arapperest2
- cd devrinin bitmesi6
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- peugeot2
- ona bir şey söyle10
- istanbulda hava durumu3
- sinsi3
- sandalye9
- deniz göktaş35
- yeni sevgiliden beklentiler6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- kemal kılıçdaroğlu20
- kürt hareketinin devşirme olması15
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- chp'yi salın4
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
Kopoylar özellikle tavşan avı için iyidir. Yerde iz sürerek avı bulur. Orta Avrupa ve Balkan menşelidir.
barış andırınlı'nın bu ilk romanı, buradan açıkça iddia ediyorum: facebook iletisi olacak bir cümle dahi içermemesi, çok basit cümlelerle sadece hikayeye odaklanması ve bunu yaparken bayağılık içermeyen bir basitliğe yücelmesi ile, önümüzdeki yılların türk edebiyatına şekil vermede bir dönüm noktası olacak. içinde ağdalı cümleler olmadığı için, çok tutulmayacak, ama fena etkileyecek.
kimi mi?
ortalama okuyucuyu değil, yazarları etkileyecek. ortalama okuyucu, zorlama e.ş. cümlelerine prim verip, basılmadan 100.000 sipariş verecek kadar aptaldır çünkü.
yıllar sonra, "zamanında frj yazmış laaan", diyeceksiniz.
kimi mi?
ortalama okuyucuyu değil, yazarları etkileyecek. ortalama okuyucu, zorlama e.ş. cümlelerine prim verip, basılmadan 100.000 sipariş verecek kadar aptaldır çünkü.
yıllar sonra, "zamanında frj yazmış laaan", diyeceksiniz.
Radikal'ın kitap ekinde tanıtımı yapılıp da aldığım kitaplardan biriydi. Doğrusu çok iyi bir tanıtım yazısıydı. Çok özendirmişti beni. Dün bitirdim kitabı. Önceki entry de de belirtildiği üzere neredeyse bir ilkokul çocuğunun bile kurabileceği cümlelerle kurulu. Ama o kadar gerçek ve o kadar samimi ki. Çünkü birbirimizle konuşurken Orhan pamuk'un 7 satırlık paragraf cümlelerini kullanmayız. Böyle basit cümleler kurarız. Önemli olan kelime israfı yapmadan derdini size en kısa cümlelerle anlatan kitaptır. Bir erkek romanı. Bir kadın okurken ne kadar zevk alır bilemem. Ama erkeklerin düşünce yapısı üzerinde bir kaynak olabilir. Çok entrikalı değil, herşeyin öyle basit sebepleri ve olmamışlıkları var ki gerçek hayatın ta kendisi...
Kitap, yaşadığı taşra kasabasından istanbul'a gelerek bir evin bakımı ve onun kiralanmasından sorumlu Osman'ın hikayesini anlatıyor. iş hanında bulunan dairesinin boya, tamirat gibi işlerini hallederken gün içinde de seslerini duydukça kapının gözetleme deliğinden hanın diğer sakinlerini rontlar. Sonra o sakinlerden biri ve aynı zamanda çocukluk arkadaşının sevgilisi olan Banu ile tanışırlar ve yakınlaşırlar. Çok fazla bir şey beklemeyin ama kırılgan insan öyküleri içeren sevimli, sıcacık bir kitap. Osman aslında o kadar tanıdık ki... Hepimiz olabiliriz. Yapmak isteyip de yapamadıklarımızın, neden yapamadıklarımızın bir sembolü. O olmamışlıklar da öylesi basit nedenlere dayalıdır ki, kitapta bunları okuyunca sizin de başınıza gelen bu tür olaylar geliyor. Okuyun bence, zaten su gibi akıyor kitap.
edebiyatımızın ileri gelenlerinin yere göğe sığdıramadığı, arkasında Selim ileri'nin övgüsünün olduğu bir kitap olduğunu da belirteyim. Üstelik Barış Andırınlı bir finans şirketinde çalışıyor. ileride daha iyi ve daha ünlü bir yazar olacak Barış Andırınlı'nın ilk kitabını okumuş olacaksınız.
Kitap, yaşadığı taşra kasabasından istanbul'a gelerek bir evin bakımı ve onun kiralanmasından sorumlu Osman'ın hikayesini anlatıyor. iş hanında bulunan dairesinin boya, tamirat gibi işlerini hallederken gün içinde de seslerini duydukça kapının gözetleme deliğinden hanın diğer sakinlerini rontlar. Sonra o sakinlerden biri ve aynı zamanda çocukluk arkadaşının sevgilisi olan Banu ile tanışırlar ve yakınlaşırlar. Çok fazla bir şey beklemeyin ama kırılgan insan öyküleri içeren sevimli, sıcacık bir kitap. Osman aslında o kadar tanıdık ki... Hepimiz olabiliriz. Yapmak isteyip de yapamadıklarımızın, neden yapamadıklarımızın bir sembolü. O olmamışlıklar da öylesi basit nedenlere dayalıdır ki, kitapta bunları okuyunca sizin de başınıza gelen bu tür olaylar geliyor. Okuyun bence, zaten su gibi akıyor kitap.
edebiyatımızın ileri gelenlerinin yere göğe sığdıramadığı, arkasında Selim ileri'nin övgüsünün olduğu bir kitap olduğunu da belirteyim. Üstelik Barış Andırınlı bir finans şirketinde çalışıyor. ileride daha iyi ve daha ünlü bir yazar olacak Barış Andırınlı'nın ilk kitabını okumuş olacaksınız.
yazar Barış Andırınlı'nın Kopoy ile ilgili ropörtajı http://soylesigunlugu.blogspot.com/ adresinden okunabilir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar