bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sarı poşet kudurtması14
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- kış geliyor6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kova burçlari bakar misiniz4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı16
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- türkiye de muhalefet var mı9
- iş hayatında takılan maskeler4
- manisada okul saldırısı17
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- siyaset üstü yazarlar9
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- berbere gidince söylenenler5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek6
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- halk tv haberciliği5
- z kuşağı8
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- iş arayanların aslında para araması10
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- kendinden bile sakladığın şey3
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak2
- kastamonu5
- 22 eylül 2026 mini kış provası3
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu6
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- atlet giymeyen insan6
- vatan bilgisayar2
- habire1223
- asansörde susma zorunluluğu2
- yeni partiden chp'ye geçecekler ne dir2
- sözlükteki teroristler5
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan3
adnan özer şiiri.
gözyaşlarının gücü vardı eskiden;
ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden;
gölgemizde damlaların bıraktığı izlerden
açılırdı hayal, tuzun suda bukağısı çözülürken.
utanır, arınırdık şehirde fazla kalmak suçundan;
akıl danışırdık yağmura: nasıl döneriz
evlerimize doğu yollarından;
nasıl fener yapıp kemiklerimizden, tütsüleriz
gecenin mor arılarını çıkınca kovanından?
çoraksa gece: saçlarda yıldız, gözlerde yine yağmur,
sarı bir zaman dilimi gibi yanan fenerler
(mum yanar, yağ dolanır, mumyalar toprağı çamur),
kanda yaralar gibi gülün ağrıttığı dikenler....
ardımızda yoksul ve yerli bir söylenti....
böyle yürürdük ateşli ekinler gibi menzilsiz.
yoktu buğdaya un olmaktan ötesi;
bulgur çeken kadınlardan doğduk ya biz,
güneşi taşta sırmalayan o kırıntı bilgeleri,
aya bakan sundurmalarda çatlak topuklu annelerimiz,
sıcak bağımız, güleç mısırımız, dindar soğan tilmizleri;
o topuklar, ah o topuklar ve kerpiçi terkedişimiz...
kızıl toprak ve iri saman, yani allah'ın harcı
gözyaşlarının gücüyle eskiden
serin eviçlerine sarı bir mahremlik sunardı;
yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden;
yetim insan toprağın vicdanıyla doyardı....
demem o ki,
gözyaşlarının gücü vardı eskiden.
gözyaşlarının gücü vardı eskiden;
ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden;
gölgemizde damlaların bıraktığı izlerden
açılırdı hayal, tuzun suda bukağısı çözülürken.
utanır, arınırdık şehirde fazla kalmak suçundan;
akıl danışırdık yağmura: nasıl döneriz
evlerimize doğu yollarından;
nasıl fener yapıp kemiklerimizden, tütsüleriz
gecenin mor arılarını çıkınca kovanından?
çoraksa gece: saçlarda yıldız, gözlerde yine yağmur,
sarı bir zaman dilimi gibi yanan fenerler
(mum yanar, yağ dolanır, mumyalar toprağı çamur),
kanda yaralar gibi gülün ağrıttığı dikenler....
ardımızda yoksul ve yerli bir söylenti....
böyle yürürdük ateşli ekinler gibi menzilsiz.
yoktu buğdaya un olmaktan ötesi;
bulgur çeken kadınlardan doğduk ya biz,
güneşi taşta sırmalayan o kırıntı bilgeleri,
aya bakan sundurmalarda çatlak topuklu annelerimiz,
sıcak bağımız, güleç mısırımız, dindar soğan tilmizleri;
o topuklar, ah o topuklar ve kerpiçi terkedişimiz...
kızıl toprak ve iri saman, yani allah'ın harcı
gözyaşlarının gücüyle eskiden
serin eviçlerine sarı bir mahremlik sunardı;
yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden;
yetim insan toprağın vicdanıyla doyardı....
demem o ki,
gözyaşlarının gücü vardı eskiden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar