bugün
- queen ravennanın aşırı güzel olması6
- arap götü8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı16
- tren4
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- yazarların akşama dair planları8
- kale3112 tarzı entry girmek8
- yagmurcu3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- doların 50 tl olması7
- kırıkkaleli olmak istemek3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- kablosuz mouse12
- iskilipli atıf hoca20
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- true niye hala çaylak5
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- ne oldu2
- favlayan yazarın asıl amacı12
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- esra'yı aç esra'yı9
- sözlükteki kuzucuklarım6
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- somali de türk bayrağı yakılması5
- emre belözoğlu3
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- yogartiksen6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- sözlük kürdü55
- songül karlı5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- anın görüntüsü32
- ali kemal porno film çekerken mi yakalan mış2
- millette manyak para var21
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal17
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- togg4
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- sevgiliyle film izleyebildiğin gün2
- cadılar bayramını kutlayan erkek6
- süleyman çık dışarı2
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- zenci kadın poposu4
- kim cha eon7
peşimdeyim,
ağırdan alıp hareketlerimi, çok çok tüketip tüm zevkleri,
boşları dolduran, doluları yolcu eden benim.
kasap aşkı değil bu;
önce kuytusundan faydalanıp, keyfimizi doyururarak,
warsa sütünü sağdıktan sonra, boğazlayıp,
kıçına bir karanfil sokarak ve bir güzel vitrinleyerek
sonrasında,
paramparça edip ne var ne yoksa, meraklısına satmak üzere, terbiyeleyip,
yeni bir tanesine başlamak akışında yaşamıyoruz,
kasap aşkı değil mi bu,
sözlerimizde bıçaklar, satır aralarında masatlar bileniyor.
başbağı peşimdeyim,
"kırdın mümkünümü, bileklerimi"*
sana sormaya kalksam mutlaka warsın,
seni bana sorsan, kendini gösteremem,
oysa hep "seninleyim", "seninle olacağım", "peşinde yaşarım bu ömrü", "sen bana ne yaparsan yap, ben ayrılmam peşinden, kovalasan da gitmem"
sözlere inanmak mı benim budalalığım,
yoksa kelimeler hiç bir zaman "göründükleri gibi olmamak" özelliğine mi sahipler,
fazla kurcalayasım yok,
sorularla soramam, öğrenmek istediklerimi,
öyle ki cevapları war, soruları yok.
ya senin inandıkların
benim dünyam.
-kendi dünyamızdan başka adım atacak yer yok zaten,
kime gitsen daha önce gidilmiş, nerede dursan sahibi war,
ne düşünsen daha önce düşünülmüş, ne söylesen daha önce söz edilmiş,
herkes birbirinin eskisi, yenisi, "bir dönem"liği olmuş,
kimin neresine dokunsan, daha önce defalarca öpülmüş,
kiminle ne yaşasan, diğer "özel"ler arasında kaybolur,
her yer yaşanmış, herkes yaşanmış,
kendimizden başka yaşayacak yer yok,
en azından, kalanından başka...-
bir dikili ağaç, sarılacak bir taş istemedim,
"kendime", bir başıma yaşayacak tek an düşünmedim,
hiç bir şeyim yokken, hiç bir şeyim yok, demedim, hiç bir zaman
bunlar yersiz, vakit öğlen,
hepsini sen.
benim dünyam,
senin dünyan.
-bütün sahip olduklarımız bir kolajdan ibaret,
karakterlerimiz, istediklerimiz, yaşadıklarımız,
etrafta gördüklerimiz, hayal ettiklerimiz,
onun bunun parçası, toplanmışı, koparılmışı, yırtılmışı,
dünyada gördüğüm her şey bir kolaj çalışması,
ve belki tanrı kendi uygarlığında, bir pop-art sanatçısı.-
kulaklarım paslı, gözlerimi astım,
yüzümün bir tarafını avucuna yatırsan,
üzülürsün.
gülümsersin.
yerin biraz geniş olsa, sabrın biraz engin olsa,
rahat olduğunu bir bilsem de,
kapatsam gözlerimi,
huzur nedir, görürsün.
peşimdeyim,
saatte bir kasap aşklar öldüren benim,
göğsünde karanfil. -
*
* "kahpe felek sana nettim neyledim" isimli türkü'nün "kestin mümkünümü çarelerimi" mısrasından çağrışım yaptı.
ağırdan alıp hareketlerimi, çok çok tüketip tüm zevkleri,
boşları dolduran, doluları yolcu eden benim.
kasap aşkı değil bu;
önce kuytusundan faydalanıp, keyfimizi doyururarak,
warsa sütünü sağdıktan sonra, boğazlayıp,
kıçına bir karanfil sokarak ve bir güzel vitrinleyerek
sonrasında,
paramparça edip ne var ne yoksa, meraklısına satmak üzere, terbiyeleyip,
yeni bir tanesine başlamak akışında yaşamıyoruz,
kasap aşkı değil mi bu,
sözlerimizde bıçaklar, satır aralarında masatlar bileniyor.
başbağı peşimdeyim,
"kırdın mümkünümü, bileklerimi"*
sana sormaya kalksam mutlaka warsın,
seni bana sorsan, kendini gösteremem,
oysa hep "seninleyim", "seninle olacağım", "peşinde yaşarım bu ömrü", "sen bana ne yaparsan yap, ben ayrılmam peşinden, kovalasan da gitmem"
sözlere inanmak mı benim budalalığım,
yoksa kelimeler hiç bir zaman "göründükleri gibi olmamak" özelliğine mi sahipler,
fazla kurcalayasım yok,
sorularla soramam, öğrenmek istediklerimi,
öyle ki cevapları war, soruları yok.
ya senin inandıkların
benim dünyam.
-kendi dünyamızdan başka adım atacak yer yok zaten,
kime gitsen daha önce gidilmiş, nerede dursan sahibi war,
ne düşünsen daha önce düşünülmüş, ne söylesen daha önce söz edilmiş,
herkes birbirinin eskisi, yenisi, "bir dönem"liği olmuş,
kimin neresine dokunsan, daha önce defalarca öpülmüş,
kiminle ne yaşasan, diğer "özel"ler arasında kaybolur,
her yer yaşanmış, herkes yaşanmış,
kendimizden başka yaşayacak yer yok,
en azından, kalanından başka...-
bir dikili ağaç, sarılacak bir taş istemedim,
"kendime", bir başıma yaşayacak tek an düşünmedim,
hiç bir şeyim yokken, hiç bir şeyim yok, demedim, hiç bir zaman
bunlar yersiz, vakit öğlen,
hepsini sen.
benim dünyam,
senin dünyan.
-bütün sahip olduklarımız bir kolajdan ibaret,
karakterlerimiz, istediklerimiz, yaşadıklarımız,
etrafta gördüklerimiz, hayal ettiklerimiz,
onun bunun parçası, toplanmışı, koparılmışı, yırtılmışı,
dünyada gördüğüm her şey bir kolaj çalışması,
ve belki tanrı kendi uygarlığında, bir pop-art sanatçısı.-
kulaklarım paslı, gözlerimi astım,
yüzümün bir tarafını avucuna yatırsan,
üzülürsün.
gülümsersin.
yerin biraz geniş olsa, sabrın biraz engin olsa,
rahat olduğunu bir bilsem de,
kapatsam gözlerimi,
huzur nedir, görürsün.
peşimdeyim,
saatte bir kasap aşklar öldüren benim,
göğsünde karanfil. -
*
* "kahpe felek sana nettim neyledim" isimli türkü'nün "kestin mümkünümü çarelerimi" mısrasından çağrışım yaptı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar