bugün
- 30 ağustos zafer bayramı15
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı4
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı5
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- tai lung44
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- 0 0 713
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- beklenti2
- türklerin türkiye de asimile olması4
- şarap2
- sözlüğün en bohem yazarı5
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- ekt2
- nervio hamferdi7
- rafael leao33
- gelin promosyonu2
- diamond bey birader elmas beydir2
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- baldız baldan tatlıdır3
- cem yılmaz7
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- abd greko roma ve juda sentezini temel alır2
- kadir mısıroğlu'nun dedelerini denize döktük2
- amerika birleşik devletleri2
- tarihsizlik3
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı2
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- aleksey batrakov11
- mustafa kemal atatürk6
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- tom holland5
- menzil cemaati ne üretiyor9
- cumhur ittifakı2
- rafael leao victor osimhen leroy sane9
- galatasaray korkusu2
- muhabbeti sarmayan kız3
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- fenerbahçe24
- sarapci koala73
- murat ağırel3
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- futbol10
- ne kadar şanslı birisin2
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- junko furuta2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
gözlerini, karanlığın esintisine doğru çevirdi. rüzgârın, ağaç dallarını üzerine esnetmesinden hoşlanmamıştı. bir gıdım daha yalnızlık arzulamaktaydı. bu gece buna ihtiyacı vardı. ihtiyaç, âna ve zamana göre farklılık gösterirdi. bu an, yalnızlığa meyilliydi.
iki eliyle katanayı siyah tsuka-sından kavradı. soldan sağa yarım sekiz çizdi ve ani bir hamleyle indirdi.
elleri ve ayakları bağlanmış kadın, yaşlı gözlerle katananın ölüm dansını izliyordu. sanki kılıcın keskin tarafı, ağır ağır geliyordu, kıldan ince boynuna. ağlamaya fazla vakti de olmadı zaten. katana, işini çok çabuk halletti. gövdesini, piknik masasının üstünde bırakırken, kellesini de yamaç aşağı yolculuğa çıkardı. özgür kelle, toprak ve kandan çamur yaptı kendine; çamurla oynaya oynaya gezdi, eğimli ormanda. bazen birkaç çam iğnesi de eşlik etti ona. biraz takılıp, ayrıldılar; fazla kalmadı çam iğneleri. özgür kelle, dereye kadar yuvarlandı. çamurdan sıkılmıştı herhalde(!).
gövde, öylece piknik masasının üstünde kalmış, artık gerek duymadığı kanı boşaltıyordu. suyun, kesilmeden bir an önceki hâli gibiydi: ince ve süreksiz. katana sahibi, musluğa dayanır gibi dil uzattı bu kan çeşmesine. kana kana içmek istiyordu; ama akıntı çok tıknazdı. bütün boğazını doldururcasına kan içmek için, masanın altına oturdu ve iyice uzandı. gövdeyi gömleğinin yakasından tutup, aşağı sarkıttı. kan daha bir gürleşti. katana sahibi, gülümsemeler arasında kafayı buldu. kan damlaya düştüğünde, sırtını masanın oturaklarına dayadı. kan sarhoşu olmuşçasına kala kaldı orada. gülümsemeye devam ediyordu. kırmızıya boyanmış dişleri, birer nar tanesini andırıyordu.
günlerce kuru kalan ağzı, kan görmüştü nihayet! şimdi biraz yemeklik zamanıydı. katana ile bedeni parçalara ayırdı. havada bir sekiz işareti ve hep tek hamle. katananın en sevdiği yanı buydu: tek hamle! özenle hazırladığı etleri, el arabasına koyup etobur çocuklarına götürebilirdi artık.
etobur aile için inanılmaz bir ziyafet akşamıydı. baba, çocuklarının yüzündeki mutluluğu görmek için sabırsızlanıyordu!
vesselam...
iki eliyle katanayı siyah tsuka-sından kavradı. soldan sağa yarım sekiz çizdi ve ani bir hamleyle indirdi.
elleri ve ayakları bağlanmış kadın, yaşlı gözlerle katananın ölüm dansını izliyordu. sanki kılıcın keskin tarafı, ağır ağır geliyordu, kıldan ince boynuna. ağlamaya fazla vakti de olmadı zaten. katana, işini çok çabuk halletti. gövdesini, piknik masasının üstünde bırakırken, kellesini de yamaç aşağı yolculuğa çıkardı. özgür kelle, toprak ve kandan çamur yaptı kendine; çamurla oynaya oynaya gezdi, eğimli ormanda. bazen birkaç çam iğnesi de eşlik etti ona. biraz takılıp, ayrıldılar; fazla kalmadı çam iğneleri. özgür kelle, dereye kadar yuvarlandı. çamurdan sıkılmıştı herhalde(!).
gövde, öylece piknik masasının üstünde kalmış, artık gerek duymadığı kanı boşaltıyordu. suyun, kesilmeden bir an önceki hâli gibiydi: ince ve süreksiz. katana sahibi, musluğa dayanır gibi dil uzattı bu kan çeşmesine. kana kana içmek istiyordu; ama akıntı çok tıknazdı. bütün boğazını doldururcasına kan içmek için, masanın altına oturdu ve iyice uzandı. gövdeyi gömleğinin yakasından tutup, aşağı sarkıttı. kan daha bir gürleşti. katana sahibi, gülümsemeler arasında kafayı buldu. kan damlaya düştüğünde, sırtını masanın oturaklarına dayadı. kan sarhoşu olmuşçasına kala kaldı orada. gülümsemeye devam ediyordu. kırmızıya boyanmış dişleri, birer nar tanesini andırıyordu.
günlerce kuru kalan ağzı, kan görmüştü nihayet! şimdi biraz yemeklik zamanıydı. katana ile bedeni parçalara ayırdı. havada bir sekiz işareti ve hep tek hamle. katananın en sevdiği yanı buydu: tek hamle! özenle hazırladığı etleri, el arabasına koyup etobur çocuklarına götürebilirdi artık.
etobur aile için inanılmaz bir ziyafet akşamıydı. baba, çocuklarının yüzündeki mutluluğu görmek için sabırsızlanıyordu!
vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar