bugün
- iremga32
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- anne ile seks yapmak6
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- modluk seçimleri4
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- sakatat4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın4
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- tenis oynayan kız çekiciliği4
- canımın buz gibi yeşil üzüm çekmesi4
- nick vermeden bir yazara seslen11
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- sözlükte meme ayrımcılığı5
- çocukluğu hatırlatan şeyler3
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlüğün aptal kaynaması3
- evde yemek yapmak3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- hafız vücutlu2
- insomnia2
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- ormanda sevişmek3
- uludağ sözlükte yazan ünlüler2
- gammazların çok kötü insanlar olması4
- sözlükte kavga oluyor hissi6
- sözlüğe meme atan erkek yolludur2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması26
- anın görüntüsü23
- dayanamayıp kitap almak7
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- gregor samsa'ya benzeyen yuzır2
- kocu7
- haftanın gammazları listesi25
- sevdiğiniz yazarlara sürekli artı basmak6
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta2
- hindistan'a atom bombası atmak7
- memesi dizlerine sarkmış sözlük erkeği3
- beşiktaş2
- şükredilecek şeyler9
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- süleymancılar7
- dejavu yaşamak7
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
gözlerini, karanlığın esintisine doğru çevirdi. rüzgârın, ağaç dallarını üzerine esnetmesinden hoşlanmamıştı. bir gıdım daha yalnızlık arzulamaktaydı. bu gece buna ihtiyacı vardı. ihtiyaç, âna ve zamana göre farklılık gösterirdi. bu an, yalnızlığa meyilliydi.
iki eliyle katanayı siyah tsuka-sından kavradı. soldan sağa yarım sekiz çizdi ve ani bir hamleyle indirdi.
elleri ve ayakları bağlanmış kadın, yaşlı gözlerle katananın ölüm dansını izliyordu. sanki kılıcın keskin tarafı, ağır ağır geliyordu, kıldan ince boynuna. ağlamaya fazla vakti de olmadı zaten. katana, işini çok çabuk halletti. gövdesini, piknik masasının üstünde bırakırken, kellesini de yamaç aşağı yolculuğa çıkardı. özgür kelle, toprak ve kandan çamur yaptı kendine; çamurla oynaya oynaya gezdi, eğimli ormanda. bazen birkaç çam iğnesi de eşlik etti ona. biraz takılıp, ayrıldılar; fazla kalmadı çam iğneleri. özgür kelle, dereye kadar yuvarlandı. çamurdan sıkılmıştı herhalde(!).
gövde, öylece piknik masasının üstünde kalmış, artık gerek duymadığı kanı boşaltıyordu. suyun, kesilmeden bir an önceki hâli gibiydi: ince ve süreksiz. katana sahibi, musluğa dayanır gibi dil uzattı bu kan çeşmesine. kana kana içmek istiyordu; ama akıntı çok tıknazdı. bütün boğazını doldururcasına kan içmek için, masanın altına oturdu ve iyice uzandı. gövdeyi gömleğinin yakasından tutup, aşağı sarkıttı. kan daha bir gürleşti. katana sahibi, gülümsemeler arasında kafayı buldu. kan damlaya düştüğünde, sırtını masanın oturaklarına dayadı. kan sarhoşu olmuşçasına kala kaldı orada. gülümsemeye devam ediyordu. kırmızıya boyanmış dişleri, birer nar tanesini andırıyordu.
günlerce kuru kalan ağzı, kan görmüştü nihayet! şimdi biraz yemeklik zamanıydı. katana ile bedeni parçalara ayırdı. havada bir sekiz işareti ve hep tek hamle. katananın en sevdiği yanı buydu: tek hamle! özenle hazırladığı etleri, el arabasına koyup etobur çocuklarına götürebilirdi artık.
etobur aile için inanılmaz bir ziyafet akşamıydı. baba, çocuklarının yüzündeki mutluluğu görmek için sabırsızlanıyordu!
vesselam...
iki eliyle katanayı siyah tsuka-sından kavradı. soldan sağa yarım sekiz çizdi ve ani bir hamleyle indirdi.
elleri ve ayakları bağlanmış kadın, yaşlı gözlerle katananın ölüm dansını izliyordu. sanki kılıcın keskin tarafı, ağır ağır geliyordu, kıldan ince boynuna. ağlamaya fazla vakti de olmadı zaten. katana, işini çok çabuk halletti. gövdesini, piknik masasının üstünde bırakırken, kellesini de yamaç aşağı yolculuğa çıkardı. özgür kelle, toprak ve kandan çamur yaptı kendine; çamurla oynaya oynaya gezdi, eğimli ormanda. bazen birkaç çam iğnesi de eşlik etti ona. biraz takılıp, ayrıldılar; fazla kalmadı çam iğneleri. özgür kelle, dereye kadar yuvarlandı. çamurdan sıkılmıştı herhalde(!).
gövde, öylece piknik masasının üstünde kalmış, artık gerek duymadığı kanı boşaltıyordu. suyun, kesilmeden bir an önceki hâli gibiydi: ince ve süreksiz. katana sahibi, musluğa dayanır gibi dil uzattı bu kan çeşmesine. kana kana içmek istiyordu; ama akıntı çok tıknazdı. bütün boğazını doldururcasına kan içmek için, masanın altına oturdu ve iyice uzandı. gövdeyi gömleğinin yakasından tutup, aşağı sarkıttı. kan daha bir gürleşti. katana sahibi, gülümsemeler arasında kafayı buldu. kan damlaya düştüğünde, sırtını masanın oturaklarına dayadı. kan sarhoşu olmuşçasına kala kaldı orada. gülümsemeye devam ediyordu. kırmızıya boyanmış dişleri, birer nar tanesini andırıyordu.
günlerce kuru kalan ağzı, kan görmüştü nihayet! şimdi biraz yemeklik zamanıydı. katana ile bedeni parçalara ayırdı. havada bir sekiz işareti ve hep tek hamle. katananın en sevdiği yanı buydu: tek hamle! özenle hazırladığı etleri, el arabasına koyup etobur çocuklarına götürebilirdi artık.
etobur aile için inanılmaz bir ziyafet akşamıydı. baba, çocuklarının yüzündeki mutluluğu görmek için sabırsızlanıyordu!
vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar