bugün
- seni onaracağım diyen kadın16
- gençler iş beğenmiyor10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak9
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor5
- geri zekalı demek hakaret mi20
- köyden kente göçün görünen etkileri5
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- bir kadının ensemi okşaması9
- bence her evde bir vibratör olmalı2
- her şeye sarımsak koyan insan12
- çabuk sinirlenen insanların daha merhametli olması4
- yeşilçamın acı kaderi2
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- 11 temmuz 2026 fenerbahçe pogon szczecin maçı2
- penis boyu takıntısı14
- israil basınından türkiye itirafı2
- işi gücü kadın ve erkek organı olan yazarlar2
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- arjantin milli futbol takımı9
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek2
- fenerbahçeden mauri icardi bombesi4
- zeynep sude oktay2
- marmaris datça yolu11
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız29
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması7
- kadına göbeğin yakıştığı gerçeği7
- şarjlı diş fırçası4
- olacak o kadar3
- hazret ktc7
- evlenmek için para biriktirmek8
- amarika'ya gidip pornolarda oynamak6
- çomarların osmanlıya özlem duyma sebebi3
- çankaya belediyesi ne operasyon7
- seks'in icadı6
- körler nasıl duyuyor sorunsalı2
- beyaz ekmek2
- mason greenwood mason mudur sorunsalı3
- cevabı bilinmeyen sorular12
- pazara gidip kiraz çilek kayısı almak7
- ben geldim4
- kocan böyle sikebiliyo mu sorusuna verilecek cevap7
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak7
- sözlükte grup yapmak5
- ağırlık çalışmak6
- bu devirde evlenen enayi erkek5
çan.
fren diski Frenleme esnasında fren kampana ve diskini frenlemeden meydana gelebilecek aşırı ... Fren kampana ve balatalarını belli aralıklarla kontrol etmek gerekir.
Gün dogmadan açiyorum dükkani
kuşlar uykuda daha, agaçlar uykuda, yüregim uykuda
agzimda akşamdan kalma kiyak bir cigara
kulagimda elektrik zilleri, sirenler
-Usta çayi demledim, bakir tavinda
Bingöl'den geleli dört yil
fincan kadar bir dükkan
isligini giy
ortaligi süpür
tezgahi düzenle
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
fil kadar çanlar dökmüş ustam
biri Galata'daki büyük kilisenin avlusunda
biri bizim orda Güllübag istasyonunda kampana
biri Fatih-Harbiye tramvayinda
biri solgun bir feslegen gibi duruyor ustamin çocukluk anilarinda
(En çok bu cani seviyorum nedense)
Her gün ögle paydosunda bu cani anlatiyor ustam
askerden daha yeni gelmiş o zaman
bileginde bir dögme ki hala durur
bir mavi ejderha, sular içinde, kollari arasinda bir kadin
gövdesi ejderha, başi ayni insan sureti
askerliginden kalan tek hatira
o zaman elektrik nerde, sirenler nerde
iş gani, parada bereket, gücü kuvveti yerinde
körüge bastikça, örse vurdukça genişliyor dükkan
sanki Kizilirmak'tir, tarihi şanli Toroslar, sanki Haymana ovasi
sinirsiz boşlugunda bir güz sabahinin
Bir günde dökermiş fil kadar çani derler
Şimdiyse küsmüş bakira, kalaya, fosfata, kömüre
çekice, egeye, tuza, keskiye, örse, ekmege
işil işil bir sevince, alinterindeki rüzgara
seste yansiyan cevhere
öfkeye
Şimdiyse yirtik bir resim gibi raflarin rutubetli kokusunda
Bingöl'den geleli dört yil
çekicin sapi kirik
ustanin gönlü
sanirsin çan degil döktügü bir küskünlügün izdüşümü
Tuvalet penceresinin karşisi koca bir han
çogu terzi, konfeksiyoncu, ütücü bir sürü kiz
ne zaman pencereden baksam saçlarini tariyor biri
hafifçe dizleri açilmiş birinin, yüzünde bir dalginlik esintisi
bana mi bakiyor içimdeki suya mi düşüyor agzinin gölgesi
biri sürfüle mi, tegel mi ne, elinde igneler, iplikler, yüksükler
soluk bir çay bardagina damliyor alinteri
usulca bir cigara yakiyorum
gözbebegimde Cemil kalecilerin korkulu rüyasi, her maçta üç çeken
gözbebeginde Türkan Şoray, Fatma Girik, Arzu Okey
en çok da Gökben bir şarkida:
"Ben dün gece bir rüyada
Yaşiyordum sanki
Dansettim kollarinda
Genç kizlar dolandi
Saginda solunda
Sen ise beni seçtin
Cennete döndü dünya"
Bir cigara, bir cigara daha
zülfünü okşayip işareti çakiyor hemen
"Akşam sekizde, otobüs duraginda ama ablami ekersem"
ve patliyor birden agzindaki ciklet
Ustam çok kiziyor böyle sik sik tuvalete gitmeme
bu yaşta cigara, cigerlerin zift tutacak, ben askerken
öksürügü geliyor derinlerden
Bingöl'den geleli dört yil
dişleri aşinmiş egenin, tutmuyor kerpeten
aşinmiş yüregimdeki uluzgar
sanirsin çan degil döktügüm bir özlemin izdüşümü
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
fil kadar çanlar dökmek istiyorum
hiç olmazsa bizim orda Güllübag istasyonunda kampana kadar
ama hep ayni kömür yaniyor ocakta
hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
sanki hiç Fener - Beşiktaş maçina gitmemiş
hiç film görmemiş Türkan Şoray'li, Ayhan Işik'li, Arzu Okey'li
hiç aglamamiş Orhan Gencebay'i, Selahattin Cesur'u dinlerken
(Akşam Orhan Gencebay'in "Dertler Benim Olsun"
pilagini alayim
bir de resmini aynanin kenarina asmak için)
Hiç sevgilisi de olmamiş galiba bir otobüs duraginda bekleyen
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
davara tak daglardan daglara ulaşsin sesi
paytona tak şeneltsin yollari sesi
arabaya tak hele bir de yaninda mavi boncuklar olursa
trene tak bir gurbetten bir gurbete dolaşsin sesi
ama hep ayni cevher süzülüyor alinterimden
ayni uluzgar çekicin suyunda, alevin yalazinda, pazularimda
Fincan kadar bir dükkan
ocagi yak
madeni hazirla
ateşi körükle
baglanmiş bir kez nasibim, zor zanaat
vuruyorum vuruyorum vurdukça büyüyor avuçlarimda nasir
daha yeni terlemiş biyiklarim
büyüyor kollarimda sapina sevgilimin adini kazidigim çekiç
vurdukça büyüyor sabir ve küçülüyor nedense sefertasimda lokma
Bingöl'den geleli dört yil
-Usta çayi demledim, kalay tavinda
Bingöl'den geleli dört yil
telsiz duvaksiz bir külüstür ocak
körügü pas tutmuş bir usta
sanirsin çan degil döktügü bir yanginin izdüşümü
Gün batarken kapiyorum dükkani...
refik durbas
kuşlar uykuda daha, agaçlar uykuda, yüregim uykuda
agzimda akşamdan kalma kiyak bir cigara
kulagimda elektrik zilleri, sirenler
-Usta çayi demledim, bakir tavinda
Bingöl'den geleli dört yil
fincan kadar bir dükkan
isligini giy
ortaligi süpür
tezgahi düzenle
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
fil kadar çanlar dökmüş ustam
biri Galata'daki büyük kilisenin avlusunda
biri bizim orda Güllübag istasyonunda kampana
biri Fatih-Harbiye tramvayinda
biri solgun bir feslegen gibi duruyor ustamin çocukluk anilarinda
(En çok bu cani seviyorum nedense)
Her gün ögle paydosunda bu cani anlatiyor ustam
askerden daha yeni gelmiş o zaman
bileginde bir dögme ki hala durur
bir mavi ejderha, sular içinde, kollari arasinda bir kadin
gövdesi ejderha, başi ayni insan sureti
askerliginden kalan tek hatira
o zaman elektrik nerde, sirenler nerde
iş gani, parada bereket, gücü kuvveti yerinde
körüge bastikça, örse vurdukça genişliyor dükkan
sanki Kizilirmak'tir, tarihi şanli Toroslar, sanki Haymana ovasi
sinirsiz boşlugunda bir güz sabahinin
Bir günde dökermiş fil kadar çani derler
Şimdiyse küsmüş bakira, kalaya, fosfata, kömüre
çekice, egeye, tuza, keskiye, örse, ekmege
işil işil bir sevince, alinterindeki rüzgara
seste yansiyan cevhere
öfkeye
Şimdiyse yirtik bir resim gibi raflarin rutubetli kokusunda
Bingöl'den geleli dört yil
çekicin sapi kirik
ustanin gönlü
sanirsin çan degil döktügü bir küskünlügün izdüşümü
Tuvalet penceresinin karşisi koca bir han
çogu terzi, konfeksiyoncu, ütücü bir sürü kiz
ne zaman pencereden baksam saçlarini tariyor biri
hafifçe dizleri açilmiş birinin, yüzünde bir dalginlik esintisi
bana mi bakiyor içimdeki suya mi düşüyor agzinin gölgesi
biri sürfüle mi, tegel mi ne, elinde igneler, iplikler, yüksükler
soluk bir çay bardagina damliyor alinteri
usulca bir cigara yakiyorum
gözbebegimde Cemil kalecilerin korkulu rüyasi, her maçta üç çeken
gözbebeginde Türkan Şoray, Fatma Girik, Arzu Okey
en çok da Gökben bir şarkida:
"Ben dün gece bir rüyada
Yaşiyordum sanki
Dansettim kollarinda
Genç kizlar dolandi
Saginda solunda
Sen ise beni seçtin
Cennete döndü dünya"
Bir cigara, bir cigara daha
zülfünü okşayip işareti çakiyor hemen
"Akşam sekizde, otobüs duraginda ama ablami ekersem"
ve patliyor birden agzindaki ciklet
Ustam çok kiziyor böyle sik sik tuvalete gitmeme
bu yaşta cigara, cigerlerin zift tutacak, ben askerken
öksürügü geliyor derinlerden
Bingöl'den geleli dört yil
dişleri aşinmiş egenin, tutmuyor kerpeten
aşinmiş yüregimdeki uluzgar
sanirsin çan degil döktügüm bir özlemin izdüşümü
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
fil kadar çanlar dökmek istiyorum
hiç olmazsa bizim orda Güllübag istasyonunda kampana kadar
ama hep ayni kömür yaniyor ocakta
hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
sanki hiç Fener - Beşiktaş maçina gitmemiş
hiç film görmemiş Türkan Şoray'li, Ayhan Işik'li, Arzu Okey'li
hiç aglamamiş Orhan Gencebay'i, Selahattin Cesur'u dinlerken
(Akşam Orhan Gencebay'in "Dertler Benim Olsun"
pilagini alayim
bir de resmini aynanin kenarina asmak için)
Hiç sevgilisi de olmamiş galiba bir otobüs duraginda bekleyen
En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
davara tak daglardan daglara ulaşsin sesi
paytona tak şeneltsin yollari sesi
arabaya tak hele bir de yaninda mavi boncuklar olursa
trene tak bir gurbetten bir gurbete dolaşsin sesi
ama hep ayni cevher süzülüyor alinterimden
ayni uluzgar çekicin suyunda, alevin yalazinda, pazularimda
Fincan kadar bir dükkan
ocagi yak
madeni hazirla
ateşi körükle
baglanmiş bir kez nasibim, zor zanaat
vuruyorum vuruyorum vurdukça büyüyor avuçlarimda nasir
daha yeni terlemiş biyiklarim
büyüyor kollarimda sapina sevgilimin adini kazidigim çekiç
vurdukça büyüyor sabir ve küçülüyor nedense sefertasimda lokma
Bingöl'den geleli dört yil
-Usta çayi demledim, kalay tavinda
Bingöl'den geleli dört yil
telsiz duvaksiz bir külüstür ocak
körügü pas tutmuş bir usta
sanirsin çan degil döktügü bir yanginin izdüşümü
Gün batarken kapiyorum dükkani...
refik durbas
izmir Bornova'da bulunan hoş bir bar.
balataları tutan mekanizma.
akslarla birlikte dönen üzerine jant ve lastikler takılan, frenleme ile yavaşlatıp durdurulan elemanlardır.
(bkz: gemi kampanası)
Argoda testis anlamına da gelir.
Bir Hint filminde ki kadının adı.
Eski nesil fren çeşidi. B segmentlerde hala kullanılır(fiat gibi sikko markalar c de de kullanıyor) ve disk kadar performanslı değildir. Fading etkisi fazladır fren kuvvetini azaltır. En iyi kampanalar fiesta da bu arada. Gerçekten kötünün iyisini yapmış amerikalılar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar