1. 1.
    çan.
    2 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    fren diski Frenleme esnasında fren kampana ve diskini frenlemeden meydana gelebilecek aşırı ... Fren kampana ve balatalarını belli aralıklarla kontrol etmek gerekir.
    ... shennay
  3. 3.
    Gün dogmadan açiyorum dükkani
    kuşlar uykuda daha, agaçlar uykuda, yüregim uykuda
    agzimda akşamdan kalma kiyak bir cigara
    kulagimda elektrik zilleri, sirenler
    -Usta çayi demledim, bakir tavinda

    Bingöl'den geleli dört yil
    fincan kadar bir dükkan
    isligini giy
    ortaligi süpür
    tezgahi düzenle

    En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
    fil kadar çanlar dökmüş ustam
    biri Galata'daki büyük kilisenin avlusunda
    biri bizim orda Güllübag istasyonunda kampana
    biri Fatih-Harbiye tramvayinda
    biri solgun bir feslegen gibi duruyor ustamin çocukluk anilarinda
    (En çok bu cani seviyorum nedense)
    Her gün ögle paydosunda bu cani anlatiyor ustam
    askerden daha yeni gelmiş o zaman
    bileginde bir dögme ki hala durur
    bir mavi ejderha, sular içinde, kollari arasinda bir kadin

    gövdesi ejderha, başi ayni insan sureti
    askerliginden kalan tek hatira
    o zaman elektrik nerde, sirenler nerde
    iş gani, parada bereket, gücü kuvveti yerinde
    körüge bastikça, örse vurdukça genişliyor dükkan
    sanki Kizilirmak'tir, tarihi şanli Toroslar, sanki Haymana ovasi
    sinirsiz boşlugunda bir güz sabahinin

    Bir günde dökermiş fil kadar çani derler
    Şimdiyse küsmüş bakira, kalaya, fosfata, kömüre
    çekice, egeye, tuza, keskiye, örse, ekmege
    işil işil bir sevince, alinterindeki rüzgara
    seste yansiyan cevhere
    öfkeye

    Şimdiyse yirtik bir resim gibi raflarin rutubetli kokusunda

    Bingöl'den geleli dört yil
    çekicin sapi kirik
    ustanin gönlü
    sanirsin çan degil döktügü bir küskünlügün izdüşümü

    Tuvalet penceresinin karşisi koca bir han
    çogu terzi, konfeksiyoncu, ütücü bir sürü kiz
    ne zaman pencereden baksam saçlarini tariyor biri
    hafifçe dizleri açilmiş birinin, yüzünde bir dalginlik esintisi
    bana mi bakiyor içimdeki suya mi düşüyor agzinin gölgesi
    biri sürfüle mi, tegel mi ne, elinde igneler, iplikler, yüksükler
    soluk bir çay bardagina damliyor alinteri
    usulca bir cigara yakiyorum
    gözbebegimde Cemil kalecilerin korkulu rüyasi, her maçta üç çeken
    gözbebeginde Türkan Şoray, Fatma Girik, Arzu Okey
    en çok da Gökben bir şarkida:

    "Ben dün gece bir rüyada
    Yaşiyordum sanki
    Dansettim kollarinda
    Genç kizlar dolandi
    Saginda solunda
    Sen ise beni seçtin
    Cennete döndü dünya"

    Bir cigara, bir cigara daha
    zülfünü okşayip işareti çakiyor hemen
    "Akşam sekizde, otobüs duraginda ama ablami ekersem"
    ve patliyor birden agzindaki ciklet

    Ustam çok kiziyor böyle sik sik tuvalete gitmeme
    bu yaşta cigara, cigerlerin zift tutacak, ben askerken
    öksürügü geliyor derinlerden

    Bingöl'den geleli dört yil
    dişleri aşinmiş egenin, tutmuyor kerpeten
    aşinmiş yüregimdeki uluzgar
    sanirsin çan degil döktügüm bir özlemin izdüşümü

    En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
    fil kadar çanlar dökmek istiyorum
    hiç olmazsa bizim orda Güllübag istasyonunda kampana kadar
    ama hep ayni kömür yaniyor ocakta
    hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
    hep ayni öksürük, ayni ses ustamin puslu anilarinda
    sanki hiç Fener - Beşiktaş maçina gitmemiş
    hiç film görmemiş Türkan Şoray'li, Ayhan Işik'li, Arzu Okey'li
    hiç aglamamiş Orhan Gencebay'i, Selahattin Cesur'u dinlerken
    (Akşam Orhan Gencebay'in "Dertler Benim Olsun"
    pilagini alayim
    bir de resmini aynanin kenarina asmak için)

    Hiç sevgilisi de olmamiş galiba bir otobüs duraginda bekleyen

    En tiz çan bakir, kalay ve fosfattan dökülür
    davara tak daglardan daglara ulaşsin sesi
    paytona tak şeneltsin yollari sesi
    arabaya tak hele bir de yaninda mavi boncuklar olursa
    trene tak bir gurbetten bir gurbete dolaşsin sesi
    ama hep ayni cevher süzülüyor alinterimden
    ayni uluzgar çekicin suyunda, alevin yalazinda, pazularimda

    Fincan kadar bir dükkan
    ocagi yak
    madeni hazirla
    ateşi körükle
    baglanmiş bir kez nasibim, zor zanaat
    vuruyorum vuruyorum vurdukça büyüyor avuçlarimda nasir
    daha yeni terlemiş biyiklarim
    büyüyor kollarimda sapina sevgilimin adini kazidigim çekiç
    vurdukça büyüyor sabir ve küçülüyor nedense sefertasimda lokma
    Bingöl'den geleli dört yil
    -Usta çayi demledim, kalay tavinda

    Bingöl'den geleli dört yil
    telsiz duvaksiz bir külüstür ocak
    körügü pas tutmuş bir usta
    sanirsin çan degil döktügü bir yanginin izdüşümü

    Gün batarken kapiyorum dükkani...

    refik durbas
    1 -1 ... gonul diyorum akil diyorlar
  4. 4.
    izmir Bornova'da bulunan hoş bir bar.
    ... bir cipsten cikan 2 taso
  5. 5.
    balataları tutan mekanizma.
    1 ... s3rhat
  6. 6.
    akslarla birlikte dönen üzerine jant ve lastikler takılan, frenleme ile yavaşlatıp durdurulan elemanlardır.
    2 ... hibrit kibrit
  7. 7.
    (bkz: gemi kampanası)
    ... koraysogut
  8. 8.
    Argoda testis anlamına da gelir.
    ... 0game
  9. 9.
    Bir Hint filminde ki kadının adı.
    ... somuchfunny
  10. 10.
    Eski nesil fren çeşidi. B segmentlerde hala kullanılır(fiat gibi sikko markalar c de de kullanıyor) ve disk kadar performanslı değildir. Fading etkisi fazladır fren kuvvetini azaltır. En iyi kampanalar fiesta da bu arada. Gerçekten kötünün iyisini yapmış amerikalılar.
    ... hoodie