bugün

dilek yarımadası milli parkı nın çevre halkı tarafından bilinen adı.tatilini sürekli kuşadasında geçirenlerde bu şekilde kullanır.
Kalamaki,yunanca çevirisi ile Güzel Çam.Kuşadası'nın davutlar beldesindeki dilek yarımadası milli parkı'nın halk arasında bilinen adı.Bulunduğu muhit,"Güzelçamlı" olarak adlandırılmıştır.
Davutlar - Güzelçamlı arasında kalan milli parkımız. Pazar günü ziyaret ettim ki bu kadar yakın olmasına rağmen 1999'dan sonraki ilk gidişimdi. Neler değişmiş... Öncelikle ilk dikkatimizi çeken iyice yüzsüzleşen ve arsızlaşan domuzlar oldu. 1991 yılındaki ilk gidişimizde insan görse kaçarlardı, sonraki dönemde hiç yoktular ortalıklarda ama şimdi biraz cesaretiniz varsa elinizden ekmek, çubuk kraker dahi yedirebiliyorsunuz. Öyle ormanlarda görünen dana büyüklüğündeki domuzlardan değiller ama koyundan da büyükler. Her boyda var ki pazar günü bebek domuzları gördük. Gerçekten de her hayvanın yavrusu güzel. Yine de parkta ziyaretçiler için bir uyarı olması daha iyi olurdu. Sonuçta domuz anasını satayım. Vahşiliğini yitirmiş olabilir, öyle filmlerde gördüğümüz gibi korkunç dişleri de yok ama gözümün önünde sert zeminde kendisine serin zemin oluşturmak için 3 saniyede sadece burunla çapalanmış havası verdirdi. Yine de çok agresif bir halleri yoktu.

Parkın bir kaç tane koyu var. ilk koyu en güzeli... Çünkü kum bir plaja sahip. Ama aynı nedenden ötürü de en kalabalık olan yeri burası. Tabiri caizse hemen her daim ana baba günü oluyor. Özellikle haftasonu gelecekseniz saat sekizde parka giriş yapmış olmanız lazım. Yoksa çok zor yer bulursunuz.

ilk plajın dışındaki plajların hepsi taşlık. Biz ikinci plaj olan Aydınlık plajı'na gittik. Taşlık. Tuvaletler, duşlar, soyunma kabinleri falan koymuşlar. Bu tip kamuya açık yerlerdeki benzerlerinden şaşırtıcı derece temizliği ile ayrılıyor. Duşlara bir duş ahizesi taksalar daha iyi. Su borudan akarcasına tepenize iniyor. Ayrıca parkın içindeki duşların hiçbirinde sabun, şampuan, duş jeli kullanılması yasak. Gerçi denetleyen yok. Ama insanlar da artık yavaş yavaş bilinçleniyor sanırım. Duş yaptığınız yerin yanında biriken suyun yüzeyinde hiç bir temizlik maddesi kalıntısı göze çarpmıyordu. Aynı şekilde parkın hiç bir yerinde mangal, tüp v.b. yanıcı, pişirici alet kullanılması yasak. Son derece mantıklı bir yasak. Zira her taraf kozalaklarını dökmüş yanması kolay çam ağaçlarıyla dolu... iki defa jandarma geldi bölgeye. Şöyle bir baktı gitti. illa ki pişmiş bir şeyler yemek isterseniz her koyda bu yönde hizmet veren restoranlar var. Ama fiyatları kazık. Alkol için geçerli değil. Tuborg Gold 8 lira ama Algida Kornet 6 lira... Evet, ebenin ... dediğinizi duyar gibiyim.

Taşlık plajlar için taşlık diyorum ama kayalık da değil. Hatta ikea'lardan bir dünya para verip çakıl taşı alan angutlar için ideal olacak şekilde düzgün çakıltaşlarına sahip. Açıkçası ben evde dekor olsun bir dolu çakıl taşı topladım. Suyun altındaki akıntılardan olsa gerek çok şirin,eliptik gri, beyaz renkli pürüzsüz çakıltaşlarına sahip. Kimbilir bu zamana kadar üzerlerinde kimler kimler yürüdü. Tavsiye ederim.

Eğer et yemeklerini seviyorsanız ve usulüne uygun olarak ızgaralarına farklı lezzet vermek istiyorsanız etraf yemyeşil defnelerle dolu. Şöyle 50-60 yaprak toplasanız parkın parasını amorti etmiş olursunuz. Parkın ücreti de yaya olarak ne kadardı dikkat etmedim ama araç için 15 lira alıyorlar. Araç dediğimde bildiğin araba.

Bu bölgede daha önce sadece yaban domuzu değil, yaban keçisi, gelincik hatta anadolu parsı dahi yaşıyormuş. Ama şimdi nesilleri yok olmuş. Yolun etrafındaki orman o kadar sık ki adı geçen tüm hayvanların hala bir yerlerde, insanlardan saklanarak yaşadıklarını düşünmek en iyisi.

Parka gelmeden 7 km kadar geride Zeus mağarası denilern bir mağara oluşumu var. Ne yazık ki yoğun insan ziyaretine açık olan bu yerde Allah'a emanet şekilde. Mağaraya giden yolun girişinde -ki bu yolu oluşturan kayalar zaman içinde insanların üstüne basmasından dolayı banyo fayanslarınızdan bile daha kaygan hale gelmiş - bir tabela var: Mağaranın içinde suya girmek, dalmak, yüzmek yasak diyor. Bu uyarıdan sonra ne beklersiniz. Canım Türk milletinin mağarayı yüzme havuzuna çevirmesini elbette. Aynen de öyle. Ben açıkçası iyi yüzmeme rağmen dibini görmediğim, tanımadığım bir suya balıklama atlamayı aptallık olarak görüyorum. Etraf bu insanlarla dolu ama. Üstelik mağara suları kapalı bir ekosisteme sahip duran sular oldukları için bakteri, mikrop gibi şeyler barındırması çok olası. Biz Türklerde deli cesareti var ama. Kadını, erkeği, çoluğu çocuğu suyun içindeydi.

Buraya kadar kendi izlenimlerim. Biraz da profesyonel bilgi aktarmak gerekirse:

Ege Denizi kıyısında, Aydın'In Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içinde yer alan 27.675 hektarlık alan milli park statüsü ile koruma altında. Park alanının 10.985 hektarı 1966'da milli park kapsamına giren Dilek yarımadası'na ait. Yarımadanın güneyine bitişik Büyük Menderes Deltası'nın ise 16.690 hektarlık kısmı 1994'te milli parka eklendi.

Milli park 95 familyaya ait tür, alttür ve varyete düzeyinde 804 taksona ev sahipliği yapıyor. Yarımadas Akdeniz flora bölgesinde yer almasına karşılık birçok Avrupa Sibirya grubu türü de parkta yer alıyor. Milli Park Anadolu Kestanesi (Castanea sativa) ve Türkiye'de az bulunan kartopu (Viburnum sp.), Finike ardıcı (Juniperus phoenicea), Pırnal Meşesi (Quercus ilex) ve dallı servinin (Cupressus sempervirens var.Pyramidalis ) küçük topluluklar halinde yetiştiği tek yer.

Büyük Menderes Deltası, uluslararası öneme sahip "A sınıfı sulak alan" özelliği taşıyor. Dilek Yarımadası "Akdeniz Flora Bölgesi" elementleri ve "Avrupa Sibirya Flora Bölgesi" elementleri içermesi bakımından önemli. Bu nedenle park Avrupa Konseyi tarafından "flora biyogenetik rezerv alanı" kabul edildi. Dünyanın en nadir deniz memelisinden Akdeniz fokunun (Monachus Monachus) da yarımada kıyılarında yaşadığı biliniyor. Yabandomuzu (Sus Scrofa), Vaşak (Lynx Lynx), Çakal (Canis Aureus) doğaya terk edilmiş yabani sığırlar (Bos sp.) atlar (Equus Caballus) ile birçok hayvan türü yarımada faunasında bulunuyor. Deltadaki yaklaşık 250 kuş türünden 70'i burada ürüyor. Parkta ayrıca 42 tür sürüngen var.

Park sınırları içinde konaklama olanağı yok. Güzelçamlı, Davutlar, Kuşadası, Didim ve Söke'de birçok tatil köyü, otel,motel ve pansiyon bulunuyor.

Dilek Yarımadası Müdürlüğü 0 256 214 51 44
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026