Bu kavram anadolu'da şehir şebekesinin dışında kalıp civardaki bir dağdan, tepeden eskiden kalma bir sistemle kent merkezindeki çeşmelere aktarılan su anlamında kullanılırdı. Malum eskiden bu kadar çok su markası yokmuş; insanlar da belli saatlerde akan bu çeşmelerden iyi içme suyu alabilmek için ellerinde bidon kuyruğa girip sıra beklerlermiş. Zamanında zengin ağaların hayrat adıyla yaptırdığı bu çeşmeler uzun zaman kasabaların kaliteli, ilaçsız, içimi yukmuşak su ihtiyacını karşılamış. Bu çeşmeler Genelde camilerin, parkların kenarına yapılırmış.

Sanayileşme bunların da amına koymuş tabi. Eskiden belli saatlerde de olsa bedava olan, herkesin erişebildiği bu allahın suyu şimdi pahalı pahalı plastik, suyun tadını bozan şişelerde satılıyor.

insan modernleşmeye üzülsün mü sevinsin mi bilemiyor.
© copyright 2005 - 2026