bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar19
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- game of thrones taki kerhaneci17
- genel ev sloganları5
- mekkeli müşrikler3
- ölümden korkuyor musunuz35
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- müslüman kardeşine dua etmek4
- melis sezen'in memeleri5
- yahudi israil'i örnek alıp türkiye'ye uygulamak2
- dyson3
- asgari ücreti alım gücünü unutup israil tartışmak2
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- anın görüntüsü25
- 128 milyar dolar nerede4
- platon'un mağarası3
- claudian clouds41
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- ülkücü olmak delikanlı işidir2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- mağribiler2
- neo ittihatçılar2
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- berlin'in belediye başkanının türk olması2
- bugün ne oldu10
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- şok market2
- 21 eylül dünya barış günü2
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- habire1220
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- edinburgh3
- alkol2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- işteyken entry girmek2
- kimse seni sevmiyor4
Allah'ın kendisine bahşettiği lütuflarla bir canlıyı, dünyaya geliş sürecinde bedeninde barındırabilen, canlılardan "insan" olan anne türü. tanımın zorakisi bu kadar oluyor. işte asıl mesele:
Artık yaşamındaki en büyük zaferi kucağındaki bebek olan sözüm ona kadın yüzleri görmek istemiyorum. Bir bebek yapmayı marifet zanneden, sonra da "evlerine ve yemeklerine kapanan" insanlardan bıktım usandım.
Bir erkekle birlikte olduktan sonra içinde bir tohumun büyümesini kendi çabası, kendi zaferi, kendi mucizesi zanneden ve hayatın sırrını bulduğunu sanan zavallı kadınlar... aslında o noktaya kadarını yüce rabbim hayvanlara da nasip etmiş baktığın zaman. Çiftleşirler, ürerler, besler ve büyütürler. işin buraya kadar olan kısmında hiç kimse beni bir kadının çiftleşip ürediği, besleyip büyüttüğü için kutsal olduğuna filan inandıramaz.
Neden biliyor musunuz? Çünkü, kendisinin tercih etme hakkına bile sahip olmadığı kadın dürtüleri ve annelik içgüdüsüyle vaziyeti kendine has gören bu kadınlar bir çiçeğe su vermez. Bu kadınlar yolda rastladıkları kimsesiz bir çocuğun saçlarını okşamaz. Bu kadınlar sokaktaki hayvanlar susuzluktan kırılmasın diye kapının önüne çıkıp bir tas su bile bırakmazlar.
Herkes kendi çocuğunu dünyadaki tek çocuk, kendi yaptığı doğumu da dünyanın en harika olayı olarak gördüğü sürece yok olacağı ana dek bu dünyadaki hiçbir şey değişmeyecek ne yazık ki. Oysa bir kadın anne olduğu zaman her çocuğu kendi çocuğu olarak görmeye başlamalı bana kalırsa. Her canlıya başka gözle bakmalı. Allah'a daha çok inanmalı mesela. Acziyetini daha çok anlamalı. Ve değil evine ve yemeklerine kapanmak, hayatın düpedüz kanına karışmalı.
Bir bebek mucizenin ta kendisidir. Ama o mucizenin sahibi kadın değil, allah'tır. Can veren allah'tır. Nasıl da unutuyor insan denen nankör bu büyük gerçeği... "benim bebeğim, benim çocuğum, ben yaptım, ben ettim, ben, ben, ben..."
insan annenin görevi çocuğunu beslemek, büyütmek değil sadece. Ona para vermek, yemek yapmak, onu giydirmek filan da değil.
Onu adil, merhametli, şefkatli, insanlara faydalı ve allah'a layık bir kul olarak yetiştirmek.
Hayvanlar da doğuruyor ve besliyor hiç mi görmediniz? Ben gördüm. inekleri gördüm, kedileri gördüm, köpekleri gördüm... doğan yavrularına nasıl sahip çıktıklarını ve canları pahasına onları nasıl koruduklarını çok gördüm ben. Hem de işin bu taraflarını insandan çok daha iyi beceriyorlar. Hayvan olmalarına rağmen...
Ya sözüm ona insan? Beceremiyor işte. tırnağını dahi kıpırdatmadan, zerre emek vermeden, sadece allah'ın ona tanıdığı imkanla bir bebek sahibi olunca küçücük dünyasına gömülüyor. Az önce bahsettiğim gibi doğru düzgün bir insan yetiştirse ona da eyvallah ama yok. O da olmuyor. uyusun da büyüsün. Büyüsün de nasıl büyürse büyüsün.
Artık kimse dünyayı değiştirmeye, düzeltmeye çalışmıyor. Kimse bir başkasına el uzatmıyor, sevgi göstermiyor, yardım etmiyor. Bunu yapmadığı gibi başkalarını da kendi gibi vurdumduymaz, hissiz, bencil olmaya teşvik ediyor üstelik. Ben mutluysam, ben iyiysem, benim değer verdiğim iyiyse tamamdır diye düşünüyor. Susuyor, umursamıyor, görmezden geliyor, hatta bir çizik de o atıyor dünyaya.
Bizim en hayırlımız başkalarına en faydalı olanımızdır unuttunuz mu? içinden çıkan bebeği şiddetle sevmek ve onu dünyanın üstünde tutmak senin seçimin bile değil ki senin zaferin olsun. amaçsız, idealsiz, sevgisiz, tek yaptığı bir bebek büyütmek olan ve bununla da bir ömür boyu övünen, baş tacı edilmeyi bekleyen hiç kimseye saygı duyamıyorum ne yazık ki.
"Cennet anaların ayakları altındadır." Doğru.
Tabii bunun öncesinde analık nedir? Bu konuda istişare edip bir sonuca varmalı insanoğlu. Hoş, bu güzel sözün sahibi ona da oldukça açıklık getiriyor ama dinleyen kim? dinlese de anlayan kim?
Mesela şimdi ben burada analara saygısızlık etmiş olmak vesilesiyle tefe konabilirim. Çünkü herkesin anası kutsaldır. Ama herkesin anası "kendine" kutsaldır.
Beni tefe koyan şaşkınlar gider iki dakika sonra etini acıtan en küçük şeyde "onun bunun çocuğu, orospu evladı, anasını siktiğim" ve benzeri ifadelerle fikir dövüşüne tutuşur.
Olur mu olur...
Artık yaşamındaki en büyük zaferi kucağındaki bebek olan sözüm ona kadın yüzleri görmek istemiyorum. Bir bebek yapmayı marifet zanneden, sonra da "evlerine ve yemeklerine kapanan" insanlardan bıktım usandım.
Bir erkekle birlikte olduktan sonra içinde bir tohumun büyümesini kendi çabası, kendi zaferi, kendi mucizesi zanneden ve hayatın sırrını bulduğunu sanan zavallı kadınlar... aslında o noktaya kadarını yüce rabbim hayvanlara da nasip etmiş baktığın zaman. Çiftleşirler, ürerler, besler ve büyütürler. işin buraya kadar olan kısmında hiç kimse beni bir kadının çiftleşip ürediği, besleyip büyüttüğü için kutsal olduğuna filan inandıramaz.
Neden biliyor musunuz? Çünkü, kendisinin tercih etme hakkına bile sahip olmadığı kadın dürtüleri ve annelik içgüdüsüyle vaziyeti kendine has gören bu kadınlar bir çiçeğe su vermez. Bu kadınlar yolda rastladıkları kimsesiz bir çocuğun saçlarını okşamaz. Bu kadınlar sokaktaki hayvanlar susuzluktan kırılmasın diye kapının önüne çıkıp bir tas su bile bırakmazlar.
Herkes kendi çocuğunu dünyadaki tek çocuk, kendi yaptığı doğumu da dünyanın en harika olayı olarak gördüğü sürece yok olacağı ana dek bu dünyadaki hiçbir şey değişmeyecek ne yazık ki. Oysa bir kadın anne olduğu zaman her çocuğu kendi çocuğu olarak görmeye başlamalı bana kalırsa. Her canlıya başka gözle bakmalı. Allah'a daha çok inanmalı mesela. Acziyetini daha çok anlamalı. Ve değil evine ve yemeklerine kapanmak, hayatın düpedüz kanına karışmalı.
Bir bebek mucizenin ta kendisidir. Ama o mucizenin sahibi kadın değil, allah'tır. Can veren allah'tır. Nasıl da unutuyor insan denen nankör bu büyük gerçeği... "benim bebeğim, benim çocuğum, ben yaptım, ben ettim, ben, ben, ben..."
insan annenin görevi çocuğunu beslemek, büyütmek değil sadece. Ona para vermek, yemek yapmak, onu giydirmek filan da değil.
Onu adil, merhametli, şefkatli, insanlara faydalı ve allah'a layık bir kul olarak yetiştirmek.
Hayvanlar da doğuruyor ve besliyor hiç mi görmediniz? Ben gördüm. inekleri gördüm, kedileri gördüm, köpekleri gördüm... doğan yavrularına nasıl sahip çıktıklarını ve canları pahasına onları nasıl koruduklarını çok gördüm ben. Hem de işin bu taraflarını insandan çok daha iyi beceriyorlar. Hayvan olmalarına rağmen...
Ya sözüm ona insan? Beceremiyor işte. tırnağını dahi kıpırdatmadan, zerre emek vermeden, sadece allah'ın ona tanıdığı imkanla bir bebek sahibi olunca küçücük dünyasına gömülüyor. Az önce bahsettiğim gibi doğru düzgün bir insan yetiştirse ona da eyvallah ama yok. O da olmuyor. uyusun da büyüsün. Büyüsün de nasıl büyürse büyüsün.
Artık kimse dünyayı değiştirmeye, düzeltmeye çalışmıyor. Kimse bir başkasına el uzatmıyor, sevgi göstermiyor, yardım etmiyor. Bunu yapmadığı gibi başkalarını da kendi gibi vurdumduymaz, hissiz, bencil olmaya teşvik ediyor üstelik. Ben mutluysam, ben iyiysem, benim değer verdiğim iyiyse tamamdır diye düşünüyor. Susuyor, umursamıyor, görmezden geliyor, hatta bir çizik de o atıyor dünyaya.
Bizim en hayırlımız başkalarına en faydalı olanımızdır unuttunuz mu? içinden çıkan bebeği şiddetle sevmek ve onu dünyanın üstünde tutmak senin seçimin bile değil ki senin zaferin olsun. amaçsız, idealsiz, sevgisiz, tek yaptığı bir bebek büyütmek olan ve bununla da bir ömür boyu övünen, baş tacı edilmeyi bekleyen hiç kimseye saygı duyamıyorum ne yazık ki.
"Cennet anaların ayakları altındadır." Doğru.
Tabii bunun öncesinde analık nedir? Bu konuda istişare edip bir sonuca varmalı insanoğlu. Hoş, bu güzel sözün sahibi ona da oldukça açıklık getiriyor ama dinleyen kim? dinlese de anlayan kim?
Mesela şimdi ben burada analara saygısızlık etmiş olmak vesilesiyle tefe konabilirim. Çünkü herkesin anası kutsaldır. Ama herkesin anası "kendine" kutsaldır.
Beni tefe koyan şaşkınlar gider iki dakika sonra etini acıtan en küçük şeyde "onun bunun çocuğu, orospu evladı, anasını siktiğim" ve benzeri ifadelerle fikir dövüşüne tutuşur.
Olur mu olur...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar