Yaşattığın öykün öyle gerçekti ki...sevgin, kokun, dokun, tenin, bakışların...seni gerçek sanmıştım tüm bencil arzularımın içinde...beni sevdin sanmıştım...keşke o halinle içip bitirseydim seni, keşke gitmeni hiç görmeseydim. Bir başıma yalamak zorunda kaldığım yaralar bıraktın bana, birde kalleş bekleyişler...beklemenin düşmanım olduğunu bile bile acımasız bekleyişler bıraktın. Bilmezsin, ibadetimsin. Bilmezsin, seni ne denli sevdim...

Kimbilir, belki birazdan arayacaksın belki daha sonra...belki hiç gelmeyeceksin, vazgeçtin bu sevdadan belki kimbilir...bu belirsizlik cehennem gibi, ne rezil bir tükeniş bu belirsizlik tanrım. Acımı silmek isteyen aydınlık yüzleri bile görmüyor gözüm, içim yırtılıyor. Kutsal saydığım aşk nasılda öldürüyor beni. Nazar mı saymalıyım bu acıyı kader mi bilmiyorum. Korunaksız bir çocuk gibi tanrının bana istediği cevabı vermesini istiyorum, tanrının bana seni getirmesini...Ben kendi içimde var ettiğim seni özlüyorum, seninle hiç yaşayamadıklarımı...Seninle hiç film izlemedik birlikte mesela hiç salıncağa binmedik. Geceden sabaha hiç durmadan okşayamadım henüz saçlarını, hiç yolculuk yapmadık...bizim çocuğumuz olsa diye başlayan cümleler kurardık, bizim çocuğumuz olsa nasıl olur acaba...biz seninle yan yana bile kalamadık...benim sana olan sevgim, senin yorgunluğun oldu. Senin uzaklığınsa benim hırçınlığım.

Deniz manzarasına sahip bir gece şehrin kollarındaydık halbuki geçen hafta bugün. O sıcak kollarda nerden bilirdik akşamın bir uzaklaşmaya gebe olduğunu. Kadınım derken öyle benimdin ki, nerden bilirdim bana uzak hissedebileceğini kendini...bu ani vazgeçiş içinde isyan dolu ve delip geçen günler elimde kalan. Kendime kızıyorum, sana kızıyorum, hayata kızıyorum ve kadere..ve tekrar sana...ve bana...ve sana...kana kana haykırıyorum sana...baktığım aynada tanımadığım yüz, gözleri kan çanağı...bu ben değilim, başkası olmalı aynadaki yansıma...inanamıyorum gördüğüme...inanamıyorum kendime...inanamıyorum beni bu hale getirdiğine...acilen siliyorum seni, geçiyor tüm bekleyişlerim, geçiyor kendime verdiğim acı...Acımı silmek isteyen aydınlık yüzleri görüyor gözüm, görüyor ama gidemiyor, benim hala içim yırtılıyor...

Nazar mı saymalıyım kader mi bilmiyorum ama bu acımasız inleme ağır geliyor bana, say beni çocuktan...bu kez ve bir kez kendini de al gel bana, kendinle gel, gerçeğinle...tanrım cevap ver bana, bir kez daha cevap ver bana, göster mucizelerin yaratıcısı olduğunu tanrım...gücüm ol...

Seninle hiç yaşayamadıklarımı özlüyorum, yaşanmışlıklarımızla...bir gece, denize doğru izleyip şehri sana kanmak istiyorum...ve kana kana içmek seni...

Senin tozunu yuttu bir kere, iflah olmaz bu yürek artık...ibadetimsin, bilmezsin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026