bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması8
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek2
- kadınların bakir erkek istemesi2
- türbede dua etmenin şirk olması13
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler2
- özgür özel15
- mashle3
- sokakta öpüşmek7
- monica bellucci'ye aşık olmak3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- engelleyen insan kibri6
- yurt dışı çıkış harcı8
- 30 yaşına geldiği halde anası babası ölmemiş tip2
- ben bir ceviz agacıyım6
- nasıl bir kadın2
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- flört algoritması2
- dilan4
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- mısır'ın mekke anlaşması'na katılmaması2
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- g i l d e d l i l y8
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- arkadaşlar bakar mısınız3
- nervio hamferdi3
- kusi2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- yazarların son içtiği içecek4
- evde fare görmek6
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- victor osimhen10
- romelu lukaku8
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- askeri imam hatip lisesi5
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- habire122
Mahlası HiraiZerdüş ( Kutsal iyiliğe giden yol karanlıktan geçer)
Adı:
Adem çelik
Doğum tarihi - yeri:
10 10 1983 Kırşehir
Mesleği:
Yazar- şair- şarkıcı
Adı:
Adem çelik
Doğum tarihi - yeri:
10 10 1983 Kırşehir
Mesleği:
Yazar- şair- şarkıcı
gece gece beni bitiren arkadaş.
yav ben seni dinleyecek ne günah işledim be güzel kardeşim gece gece..
buyrun efendim, buyrun.
https://www.youtube.com/watch?v=NoGUYSOC-rw
yav ben seni dinleyecek ne günah işledim be güzel kardeşim gece gece..
buyrun efendim, buyrun.
https://www.youtube.com/watch?v=NoGUYSOC-rw
dinletiyor kendini.
Bu şey değil mi ya dinlemeye tenezzül edilmeyen şarkı.
E hani sırf o dinledi diye dinlenirdi bazı şarkılar?
E hani sırf o dinledi diye dinlenirdi bazı şarkılar?
Biz dinleriz kendimiz için.
Bizden sonra da gelen varsa o da dinlesin.
Aha bu arada içime sevda kaçar.
https://youtu.be/V-sivPFfQn4
Bizden sonra da gelen varsa o da dinlesin.
Aha bu arada içime sevda kaçar.
https://youtu.be/V-sivPFfQn4
Yine gel akşam üstü..
Hiraizerdüş Kimdir?
15 yaşında Kendime "HiraiZerdüş" diye bir isim taktım. Anlamı: "Kutsal iyiliğe giden yol, karanlıktan geçer."
Kutsal bir iyilik hayal eden birinin ilk önce karanlıktan geçmesi ve ayakta kalması gerekiyordu.
16 yaşında dünya edebiyat tarihine geçebilme fikrine kapıldım ki aslında bu bir çılgınlıktı.
Bir ilkokul diplomasını bile hediye horoz karşılığı almış bir adam için fazla geliyordu. Bu fikri taşımak bile delilikti ama kendimce bilmediklerimi öğrenmek için nefes almaya başlamıştım. Günlerce, aylarca, senelerce dil ve din bilimi hakkında araştırmalar yaptım. Kutsal kitaplar ve türemelerini okudum. Zihnim bir kaplumbağa olmayı az ötede bırakıp bir tavşana dönüşüyor ve hızı giderek katlıyordu.
En az yatırımı almakla hiç değişmeyen ve hep kendi gibi kalan bir beden sahibiydim.
Hızlıca çürüyen bir bedene yatırım yapmak zaten akıl kârı bir şey değildi.
insan okuma ve dinlemeyle işe devam ettim. Her sınıftan dinlemeye kalkıştığım insanların renklerini biriktirdim. Bu da senelerce sürdü.
Cevap vermek için sürekli bekliyordum.
Kendime uyanmadan, dünya içindeki halklara ve dillere uyandım ruhumla. Bir hiçten varlık türeten ilahi güç adına sorgulanacak milyon şey geçiyordu aklımdan.
Aklım artık bana yetmiyordu.
Dilleri ve dinleri teraziler üzerinde tarttım durmadan. Bakışlarım yumuşuyordu. Bakışlarım yumuşadıkça Yaradan nazarında zerreleşiyordum. Bir hiçten bir hiçe doğru toza dumana bulanıyordum ama yorulmadan ve açlık hissi ile yaşamaya devam ediyordum...
Ve nihayet, Başımı kainatın iradesi önünde eğdiğim bir gün, insan olduğumu hatırladım. Bu bana fazlaca şey kattı.
insan başıma kaldığım zamanlardı. irademin serçe kuşu gagasında biriken su kadar bile olmadığını fark ettim. Bu hayallerimden vazgeçmek için bir sebep doğurmuyordu. Sancım çiftleştikçe, genişliyordu beynim. Aklıma türlü nimetlerden renklenen cennet geliyordu. Cennet nakışları örtünüyordu fikirlerim üzerine.
Ve yazmak ağır bir eylem oluyordu bu yüzyılda.
Evet, anlaşılmak güç geliyor hatta güç veriyordu. Ama yazmak pahabiçilmezdir diyordu içimdeki ben. Amacın izinde zerre toz kalmıyordu geleceği süslerken. Mavi ve beyaz kalıyor; siyah gidiyordu...
26 yaşına geldiğimde, fikirlerimin daha da çıldırdığını fark ettim. Çerçevelerin yetmediğini, çizgilerin kısa olduğunu gördüm.
Herhangi bir iradenin seviyesini aşağı gören biri değilim. Bu benim haddim değil ama kendi amacımın bir ismi olmalıydı ve o amaca yazarak hizmet etmeliydim. Ve bu fikirlerin kaynadığı dönemlerin içinde. “Kirli edebiyat”la karşılaştım zihnimde. Esnedikçe genişle, yakınlaştıkça uzaklaş, kayboldukça görün dedim... Zaman yerinde duran bir şey değildi elbette. Nihâyet cesaret ederek; 2015 yılı başlarında yazılarımı insanlarla paylaşmaya başladım. Bu çıldırmış fikrin sevenleri olmaya başladı. Onlara günbegün edebi türde bir şeyler yazmaya devam ettim. Yanımda olanlar desteklediler beni ve nihayet cesaretim bana bir kitapla devam etmemi emretti. Yazdım! Yazmaya devam ediyorum. ilk kitabımın ismi ELYA. Sonrası Çok Güzel Tükendik; son kitabımın ismini, Yaradan’ın bana verdiği yaşam hakkı sona erinceye dek değiştireceğim...
HiraiZerdüş 10/10/1983
15 yaşında Kendime "HiraiZerdüş" diye bir isim taktım. Anlamı: "Kutsal iyiliğe giden yol, karanlıktan geçer."
Kutsal bir iyilik hayal eden birinin ilk önce karanlıktan geçmesi ve ayakta kalması gerekiyordu.
16 yaşında dünya edebiyat tarihine geçebilme fikrine kapıldım ki aslında bu bir çılgınlıktı.
Bir ilkokul diplomasını bile hediye horoz karşılığı almış bir adam için fazla geliyordu. Bu fikri taşımak bile delilikti ama kendimce bilmediklerimi öğrenmek için nefes almaya başlamıştım. Günlerce, aylarca, senelerce dil ve din bilimi hakkında araştırmalar yaptım. Kutsal kitaplar ve türemelerini okudum. Zihnim bir kaplumbağa olmayı az ötede bırakıp bir tavşana dönüşüyor ve hızı giderek katlıyordu.
En az yatırımı almakla hiç değişmeyen ve hep kendi gibi kalan bir beden sahibiydim.
Hızlıca çürüyen bir bedene yatırım yapmak zaten akıl kârı bir şey değildi.
insan okuma ve dinlemeyle işe devam ettim. Her sınıftan dinlemeye kalkıştığım insanların renklerini biriktirdim. Bu da senelerce sürdü.
Cevap vermek için sürekli bekliyordum.
Kendime uyanmadan, dünya içindeki halklara ve dillere uyandım ruhumla. Bir hiçten varlık türeten ilahi güç adına sorgulanacak milyon şey geçiyordu aklımdan.
Aklım artık bana yetmiyordu.
Dilleri ve dinleri teraziler üzerinde tarttım durmadan. Bakışlarım yumuşuyordu. Bakışlarım yumuşadıkça Yaradan nazarında zerreleşiyordum. Bir hiçten bir hiçe doğru toza dumana bulanıyordum ama yorulmadan ve açlık hissi ile yaşamaya devam ediyordum...
Ve nihayet, Başımı kainatın iradesi önünde eğdiğim bir gün, insan olduğumu hatırladım. Bu bana fazlaca şey kattı.
insan başıma kaldığım zamanlardı. irademin serçe kuşu gagasında biriken su kadar bile olmadığını fark ettim. Bu hayallerimden vazgeçmek için bir sebep doğurmuyordu. Sancım çiftleştikçe, genişliyordu beynim. Aklıma türlü nimetlerden renklenen cennet geliyordu. Cennet nakışları örtünüyordu fikirlerim üzerine.
Ve yazmak ağır bir eylem oluyordu bu yüzyılda.
Evet, anlaşılmak güç geliyor hatta güç veriyordu. Ama yazmak pahabiçilmezdir diyordu içimdeki ben. Amacın izinde zerre toz kalmıyordu geleceği süslerken. Mavi ve beyaz kalıyor; siyah gidiyordu...
26 yaşına geldiğimde, fikirlerimin daha da çıldırdığını fark ettim. Çerçevelerin yetmediğini, çizgilerin kısa olduğunu gördüm.
Herhangi bir iradenin seviyesini aşağı gören biri değilim. Bu benim haddim değil ama kendi amacımın bir ismi olmalıydı ve o amaca yazarak hizmet etmeliydim. Ve bu fikirlerin kaynadığı dönemlerin içinde. “Kirli edebiyat”la karşılaştım zihnimde. Esnedikçe genişle, yakınlaştıkça uzaklaş, kayboldukça görün dedim... Zaman yerinde duran bir şey değildi elbette. Nihâyet cesaret ederek; 2015 yılı başlarında yazılarımı insanlarla paylaşmaya başladım. Bu çıldırmış fikrin sevenleri olmaya başladı. Onlara günbegün edebi türde bir şeyler yazmaya devam ettim. Yanımda olanlar desteklediler beni ve nihayet cesaretim bana bir kitapla devam etmemi emretti. Yazdım! Yazmaya devam ediyorum. ilk kitabımın ismi ELYA. Sonrası Çok Güzel Tükendik; son kitabımın ismini, Yaradan’ın bana verdiği yaşam hakkı sona erinceye dek değiştireceğim...
HiraiZerdüş 10/10/1983
Bu ne yaman çelişkidir
Fakir çarkın dişi midir?
Edepsizler er kişidir vay vay.
https://youtu.be/iZ-ymU925z8
Fakir çarkın dişi midir?
Edepsizler er kişidir vay vay.
https://youtu.be/iZ-ymU925z8
https://www.youtube.com/watch?v=hT6huzdikh4
''Bu kente bir daha gel
Yağmurları da getir
Uyandır umudumu
Sevişen sözler ile..''
''Bu kente bir daha gel
Yağmurları da getir
Uyandır umudumu
Sevişen sözler ile..''
https://youtu.be/NZ-Rw2vDJhs
Sizi bu kadar geç fark ettiğim için özür dilerim.
Ama bundan sonra sizi bırakmam ağzınıza sağlık.
Yolun bu şarkıya düştüyse kolay gelsin kardeşim zor günlerin, bunlarda geçer.
Sizi bu kadar geç fark ettiğim için özür dilerim.
Ama bundan sonra sizi bırakmam ağzınıza sağlık.
Yolun bu şarkıya düştüyse kolay gelsin kardeşim zor günlerin, bunlarda geçer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar