bugün
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- türkler ile moğollar kardeştir18
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm15
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- bilgisayar vs tablet4
- iş arayanların aslında para araması7
- cemre demirel2
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- yapay zekaya porno aratmak3
- parcalandim toparlanamiyorum313
- meksika açmazı macerası2
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- betray me4
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- hayvan diyemem hayvana hakaret olur diyen insan2
- anın görüntüsü26
- evli arkadaş çevresi2
- xvala bere2
- simko34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- musa anter3
- claudian clouds43
- ölümden korkuyor musunuz34
- game of thrones taki kerhaneci17
- emeviler6
- düşün ki o bunu okuyor6
- morkstar5
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- aşk-ı memnu3
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı4
- kürdistan12
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- atomu nasıl parçalarız lan2
- sözlük kızları dertleşiyor14
- mustafa topaloğlu2
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- debelenmek2
- terör örgütünün silah bırakmaması3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek3
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- basketbol2
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
zerrin özer'in '80 tarihli ilk albümü, seni seviyorum'da yeralan çok güzel bir şarkısı.
HER SONBAHAR
Hayatımdaki o son yaprakta,
Düşerken yere,
inan yaşıyorum hala,
Gözlerin renginde,
Bir ayrılık rüzgarı,
Eserken Kalbime,
Biliyorum bir vedadır bana,
Şu yağan yağmur,
Sussun saçıma esen,
Delice esen rüzgar sussun,
Düşmesin sararmış,
Yapraklar bir bir,
Sarılıp boynuma inerken,
Sensiz geceler,
Öpecek dudağımdan,
Gene yalnız beni.
Havada yağmur,
Gözlerde yaşlar olunca,
Zordur ayrılmak,
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak.
Uyutacak göğsünde beni,
Sensiz geceler,
Kulağımda bir ninni,
ismini heceler,
Gülüp ağladığımız,
O sabahlar olmayacak,
Bir anı kalacak, ayrılık şimdi.
Söz-Müzik: Bora Ayanoğlu
HER SONBAHAR
Hayatımdaki o son yaprakta,
Düşerken yere,
inan yaşıyorum hala,
Gözlerin renginde,
Bir ayrılık rüzgarı,
Eserken Kalbime,
Biliyorum bir vedadır bana,
Şu yağan yağmur,
Sussun saçıma esen,
Delice esen rüzgar sussun,
Düşmesin sararmış,
Yapraklar bir bir,
Sarılıp boynuma inerken,
Sensiz geceler,
Öpecek dudağımdan,
Gene yalnız beni.
Havada yağmur,
Gözlerde yaşlar olunca,
Zordur ayrılmak,
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak.
Uyutacak göğsünde beni,
Sensiz geceler,
Kulağımda bir ninni,
ismini heceler,
Gülüp ağladığımız,
O sabahlar olmayacak,
Bir anı kalacak, ayrılık şimdi.
Söz-Müzik: Bora Ayanoğlu
trt denetiminden geçmesi için 2 dizesi değiştirilmiş şarkıdır. nakarattaki sözlerin aslı şöyleydi:
havada yağmur
gözlerde yaşlar olmasa
esmese rüzgar
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak
şarkının klibini izleyin farkedeceksiniz: http://www.zerrinozer.org...in-ozer-her-sonbahar.html
havada yağmur
gözlerde yaşlar olmasa
esmese rüzgar
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak
şarkının klibini izleyin farkedeceksiniz: http://www.zerrinozer.org...in-ozer-her-sonbahar.html
Ağaçtaki yapraklardık biz... Ben ve kocaman ailem...
---Geçen sonbahar---
Yapraklarımızdan ikisi düştü... Kurumuşlardı, ne yeşilleri kalmıştı ne canlılıkları... Ne parlaklıkları kalmıştı ne tazelikleri... Bozarmış kahverengi tonundalardı...
Düştüler...
---Geçen yaz---
giden iki kurumuş yaprağın ardından hiç yaprak kaybetmedi ağacımız. Yaza yeşil ve taptaze yapraklarla ulaştı, yazı tüm görkemliğiyle geçirdi ağacımız...
--- bu sonbahar---
hiç bu kadar şiddetli bir sonhabar görmemişti ağacımız... Rüzgarın şiddetiyle dalga dalga dalgalanıyordu gökyüzünde... Yavaş yavaş yapraklarını kaybetmeye başlamıştı, bir değil iki değil... onlarca yüzlerce yaprak kaybettik.
Ve...
Bırakma beni yalvarıyorum...
Ve...
Ben de düştüm
--- son---
artık ağacımız her bahar yeni yapraklar veriyor. Ve yine her sonbahar yapraklarını döküyor...
---Geçen sonbahar---
Yapraklarımızdan ikisi düştü... Kurumuşlardı, ne yeşilleri kalmıştı ne canlılıkları... Ne parlaklıkları kalmıştı ne tazelikleri... Bozarmış kahverengi tonundalardı...
Düştüler...
---Geçen yaz---
giden iki kurumuş yaprağın ardından hiç yaprak kaybetmedi ağacımız. Yaza yeşil ve taptaze yapraklarla ulaştı, yazı tüm görkemliğiyle geçirdi ağacımız...
--- bu sonbahar---
hiç bu kadar şiddetli bir sonhabar görmemişti ağacımız... Rüzgarın şiddetiyle dalga dalga dalgalanıyordu gökyüzünde... Yavaş yavaş yapraklarını kaybetmeye başlamıştı, bir değil iki değil... onlarca yüzlerce yaprak kaybettik.
Ve...
Bırakma beni yalvarıyorum...
Ve...
Ben de düştüm
--- son---
artık ağacımız her bahar yeni yapraklar veriyor. Ve yine her sonbahar yapraklarını döküyor...
Her sonbahar, mahalleyi bir telaş alırdı. Kapılarının önüne yığılmış, odun ve kömürler, taşınırken izleyen meraklı komşular, haylaz çocuklar... Her evin balkonunda veya avlusunda, kurumaya bırakılmış siniler içinde salçalar, hani şu sokakta oynarken yemeğe doyamadığımız, malzemesiz pizza. Tertemiz bezlere serilmiş, üzüm pestilleri, cevizli sucuklar...Söylenmeden, sıkılmadan, hatta gururla, arı gibi çalışırlardı anneler.Kilerleri, küpleri doldururlardı, soğuk kış günlerinde, sobanın yanında, keyifle, ailece yemek için. Yardımlaşılırdı mutlaka, birlikte şehriye kesilir, bulgurlar ayıklanır ve çoğu zaman da hep birlikte yenirdi zaten.
Babaların da işi zordu o dönem. Odun kömür taşınacak, istiflenecek, boya badana yapılacak, çatı onarılacak, soba kurulacak,pencereler ve kapılar elden geçecek, pazardan, annenin kış hazırlığı için 40 kilo domates alınacak. O zaman ki babalar, çok marifetliydi, her iş gelirdi ellerinden.
insanlar öyle yoğundu ki, kavga edecek, tavır yapacak, trip atacak vakitleri yoktu. Birbirlerine bağlıydılar çünkü birbirlerine her daim ihtiyaçları olurdu. Bunu bilirler ve insan kalmaya özen gösterirlerdi...
O sonbaharlar o kadar uzak ki...Özlenir, çooook özlenir.
Babaların da işi zordu o dönem. Odun kömür taşınacak, istiflenecek, boya badana yapılacak, çatı onarılacak, soba kurulacak,pencereler ve kapılar elden geçecek, pazardan, annenin kış hazırlığı için 40 kilo domates alınacak. O zaman ki babalar, çok marifetliydi, her iş gelirdi ellerinden.
insanlar öyle yoğundu ki, kavga edecek, tavır yapacak, trip atacak vakitleri yoktu. Birbirlerine bağlıydılar çünkü birbirlerine her daim ihtiyaçları olurdu. Bunu bilirler ve insan kalmaya özen gösterirlerdi...
O sonbaharlar o kadar uzak ki...Özlenir, çooook özlenir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar