bugün
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- hangi şehrin neyi meşhur4
- saç dökülmesi4
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- yazın yorganla yatan insan4
- gecenin şiiri5
- arkadaşlar bugün kavga yok mu3
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması4
- en hakiki mürşitteki ilim2
- brad pitt5
- mason greenwood5
- çaylak olunca hissedilenler4
- aylık 442 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- asteğmen7
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- kendi kendine konuşmak2
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- kader2
- yastığa sarılarak uyumak3
- memduh bashgan14
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- nihoşun ölümü16
- artı oy alma yolları3
- moderatörlere sesleniş5
- fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi hasreti3
- klimayı icat eden adam2
- kezoların burada kibirlenmesi2
- tavsiye2
- anderson talisca3
- renault 9 broadway4
- fenerlilerin yine gaza gelmesi2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- ilginç rüyalar3
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- tuba büyüküstün7
- aylık 440 bin lira iyi para mıdır sorunsalı4
- simko39
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- rambo ariel ortega8
- gammaz çetesi çökertildi11
- sevmediğiniz iki yazarın kavga etmesi3
- mohamed salah ghaly8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- g'i l d'e d l'i l y3
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
zerrin özer'in '80 tarihli ilk albümü, seni seviyorum'da yeralan çok güzel bir şarkısı.
HER SONBAHAR
Hayatımdaki o son yaprakta,
Düşerken yere,
inan yaşıyorum hala,
Gözlerin renginde,
Bir ayrılık rüzgarı,
Eserken Kalbime,
Biliyorum bir vedadır bana,
Şu yağan yağmur,
Sussun saçıma esen,
Delice esen rüzgar sussun,
Düşmesin sararmış,
Yapraklar bir bir,
Sarılıp boynuma inerken,
Sensiz geceler,
Öpecek dudağımdan,
Gene yalnız beni.
Havada yağmur,
Gözlerde yaşlar olunca,
Zordur ayrılmak,
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak.
Uyutacak göğsünde beni,
Sensiz geceler,
Kulağımda bir ninni,
ismini heceler,
Gülüp ağladığımız,
O sabahlar olmayacak,
Bir anı kalacak, ayrılık şimdi.
Söz-Müzik: Bora Ayanoğlu
HER SONBAHAR
Hayatımdaki o son yaprakta,
Düşerken yere,
inan yaşıyorum hala,
Gözlerin renginde,
Bir ayrılık rüzgarı,
Eserken Kalbime,
Biliyorum bir vedadır bana,
Şu yağan yağmur,
Sussun saçıma esen,
Delice esen rüzgar sussun,
Düşmesin sararmış,
Yapraklar bir bir,
Sarılıp boynuma inerken,
Sensiz geceler,
Öpecek dudağımdan,
Gene yalnız beni.
Havada yağmur,
Gözlerde yaşlar olunca,
Zordur ayrılmak,
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak.
Uyutacak göğsünde beni,
Sensiz geceler,
Kulağımda bir ninni,
ismini heceler,
Gülüp ağladığımız,
O sabahlar olmayacak,
Bir anı kalacak, ayrılık şimdi.
Söz-Müzik: Bora Ayanoğlu
trt denetiminden geçmesi için 2 dizesi değiştirilmiş şarkıdır. nakarattaki sözlerin aslı şöyleydi:
havada yağmur
gözlerde yaşlar olmasa
esmese rüzgar
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak
şarkının klibini izleyin farkedeceksiniz: http://www.zerrinozer.org...in-ozer-her-sonbahar.html
havada yağmur
gözlerde yaşlar olmasa
esmese rüzgar
Düşecek senden, düşecek benden,
Her sonbahar bir yaprak
şarkının klibini izleyin farkedeceksiniz: http://www.zerrinozer.org...in-ozer-her-sonbahar.html
Ağaçtaki yapraklardık biz... Ben ve kocaman ailem...
---Geçen sonbahar---
Yapraklarımızdan ikisi düştü... Kurumuşlardı, ne yeşilleri kalmıştı ne canlılıkları... Ne parlaklıkları kalmıştı ne tazelikleri... Bozarmış kahverengi tonundalardı...
Düştüler...
---Geçen yaz---
giden iki kurumuş yaprağın ardından hiç yaprak kaybetmedi ağacımız. Yaza yeşil ve taptaze yapraklarla ulaştı, yazı tüm görkemliğiyle geçirdi ağacımız...
--- bu sonbahar---
hiç bu kadar şiddetli bir sonhabar görmemişti ağacımız... Rüzgarın şiddetiyle dalga dalga dalgalanıyordu gökyüzünde... Yavaş yavaş yapraklarını kaybetmeye başlamıştı, bir değil iki değil... onlarca yüzlerce yaprak kaybettik.
Ve...
Bırakma beni yalvarıyorum...
Ve...
Ben de düştüm
--- son---
artık ağacımız her bahar yeni yapraklar veriyor. Ve yine her sonbahar yapraklarını döküyor...
---Geçen sonbahar---
Yapraklarımızdan ikisi düştü... Kurumuşlardı, ne yeşilleri kalmıştı ne canlılıkları... Ne parlaklıkları kalmıştı ne tazelikleri... Bozarmış kahverengi tonundalardı...
Düştüler...
---Geçen yaz---
giden iki kurumuş yaprağın ardından hiç yaprak kaybetmedi ağacımız. Yaza yeşil ve taptaze yapraklarla ulaştı, yazı tüm görkemliğiyle geçirdi ağacımız...
--- bu sonbahar---
hiç bu kadar şiddetli bir sonhabar görmemişti ağacımız... Rüzgarın şiddetiyle dalga dalga dalgalanıyordu gökyüzünde... Yavaş yavaş yapraklarını kaybetmeye başlamıştı, bir değil iki değil... onlarca yüzlerce yaprak kaybettik.
Ve...
Bırakma beni yalvarıyorum...
Ve...
Ben de düştüm
--- son---
artık ağacımız her bahar yeni yapraklar veriyor. Ve yine her sonbahar yapraklarını döküyor...
Her sonbahar, mahalleyi bir telaş alırdı. Kapılarının önüne yığılmış, odun ve kömürler, taşınırken izleyen meraklı komşular, haylaz çocuklar... Her evin balkonunda veya avlusunda, kurumaya bırakılmış siniler içinde salçalar, hani şu sokakta oynarken yemeğe doyamadığımız, malzemesiz pizza. Tertemiz bezlere serilmiş, üzüm pestilleri, cevizli sucuklar...Söylenmeden, sıkılmadan, hatta gururla, arı gibi çalışırlardı anneler.Kilerleri, küpleri doldururlardı, soğuk kış günlerinde, sobanın yanında, keyifle, ailece yemek için. Yardımlaşılırdı mutlaka, birlikte şehriye kesilir, bulgurlar ayıklanır ve çoğu zaman da hep birlikte yenirdi zaten.
Babaların da işi zordu o dönem. Odun kömür taşınacak, istiflenecek, boya badana yapılacak, çatı onarılacak, soba kurulacak,pencereler ve kapılar elden geçecek, pazardan, annenin kış hazırlığı için 40 kilo domates alınacak. O zaman ki babalar, çok marifetliydi, her iş gelirdi ellerinden.
insanlar öyle yoğundu ki, kavga edecek, tavır yapacak, trip atacak vakitleri yoktu. Birbirlerine bağlıydılar çünkü birbirlerine her daim ihtiyaçları olurdu. Bunu bilirler ve insan kalmaya özen gösterirlerdi...
O sonbaharlar o kadar uzak ki...Özlenir, çooook özlenir.
Babaların da işi zordu o dönem. Odun kömür taşınacak, istiflenecek, boya badana yapılacak, çatı onarılacak, soba kurulacak,pencereler ve kapılar elden geçecek, pazardan, annenin kış hazırlığı için 40 kilo domates alınacak. O zaman ki babalar, çok marifetliydi, her iş gelirdi ellerinden.
insanlar öyle yoğundu ki, kavga edecek, tavır yapacak, trip atacak vakitleri yoktu. Birbirlerine bağlıydılar çünkü birbirlerine her daim ihtiyaçları olurdu. Bunu bilirler ve insan kalmaya özen gösterirlerdi...
O sonbaharlar o kadar uzak ki...Özlenir, çooook özlenir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar