1. 1.
    çok beğenmek. gıpta etmek.

    bir arkadaşım vardı hugh grant hayranı birgün aramızda şu diyalog vuku bulmuştur...

    -kızım maden hayransın adama peki desem ki hugh grant'e verir misin?
    +veririm tabi, havada karada hem de..
    -helal olsun, keşke herkes senin gibi gerçekleri söylese

    hayranlık budur abisi..
    1 ... karamsar kelimeler
  2. 2.
    mukemmel oldugu icin degil, tam da mukemmel olmadan, olamadan iyi bir insan oldugu icin sevebilmek.
    5 ... cheb
  3. 3.
    (bkz: ayran olmak)
    ... rapter
  4. 4.
    (bkz: hayran içmek ayran olmak)
    ... dalga ve golge
  5. 5.
    keremcem i gören genç kızların durumudur. *
    -1 ... kralice
  6. 6.
    bir de hayran olmaktan mütevellit hayvan olmak vardır. zira burdaki hayvan olmak, hayvan gibi hayran olmak manasındadır. hayranlığın bir üst basamağıdır.
    ... dunyanin en mutevazi adami
  7. 7.
    belki kıskanmak, belki sadece imrenmek, belki imrenerek sevmek ama kesinlikle o kişiyi kendinden üstün görmek ile alakalı olan duygu. insanların zekalarını, dış görünüşlerini, karakterlerini... belirleyenin onlar olmadığının farkına varmak bu duygudan kurtulunmasını sağlar.
    ... 2 3 7
  8. 8.
    en güzeli cat stevens'a olanıdır.
    -1 ... oceanland
  9. 9.
    insanın içinde hayran olduğu kişiyi düşününce bir şeylerin kıpırdaması suratta sebepsiz ve abartılı, kocaman, içten ve sevimli bir gülümseme, hafiften bir aşık olma hissi. hatta biraz aşkla karıştırmak.
    (bkz: hayranım sana)
    ... dalga ve golge
  10. 10.
    bir nevi takdir etme eylemidir. fakat biraz abartıya kaçmıştır burada olay. ilerki safhalarında hayran olunan kişiye benzeme-özenme gibi hallere dönüşebilir. hiç bu hissi tadamadım lanet olsun. hep hayran olunan taraftaydım hayatım boyunca ha ha ha *
    1 ... buyuk resim gorucu