bugün
- tai lung43
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- ankete gelin beyler25
- nervio hamferdi12
- hiç büyü yapan gavur görmemek5
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek16
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali11
- aziz ihsan aktaş davası8
- sarapci koala39
- yavudileri öğrenmek isteyen okusun3
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin kitap okuyorum3
- sevmediğiniz yazarlar11
- müdürden izin almak4
- yapay zeka ve işsizlik7
- ben de reise oy vericem13
- kendini her konuda haklı gören tip5
- kutlu doğum haftası9
- beni sevmeyen o kişi7
- babil sürgünü2
- varoş kadınlar2
- 100 milyon dolar kaldırıp yeni bir hayata başlamak4
- dürüm yerken kağıtlı kısmı ısırmak4
- abd'nin suriye'yi terör listesinden çıkarması7
- denetlemede bayılma numarası yapmak6
- demokratik tercihi yüzünden birine hakaret etmek8
- ikinci nebukadnezar2
- yalnızlık rahatlıktır14
- bu teyp kaç para eder5
- sütlaçın üstünü pürmüzle yakmak5
- iremga hanımefendi2
- sözlük kızları nerede sorunsalı10
- az ötede havla çapulcu5
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- sözlük yazarlarının saatleri4
- menemen6
- adige2
- büyücülük2
- atatürk ün gençliğe hitabesi3
- fetönün sümüklü mendilini yalayanlar5
- mavi saçlı kız2
- kendi nick altına yazmak2
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi4
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak2
- yunanistan'ın girit'e patriot konuşlandırması2
- sanat6
- bikbik akıllı olsun akıllı5
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi4
- türkçesi muhteşem olan insan4
Melamiliğin kolu olan heterodoks bir tarikattır. hoca ahmed yesevi'nin dervişlerinden olan Seyyid Kutbettin Haydari tarafından 13. yüzyılda kurulmuştur. O dönemlerde Anadoluda var olan Babailer, Kalenderiler, Hurufiler gibi, Haydari mürşitleri de halkın içinde yetişmiş, halktan kişiler olmadıkları için, tarikat geniş bir yayılma alanı bulamamıştır. haydarilik daha çok kalenderilik ile yeseviliğin sentezi olarak karşımıza çıkıyor esasen.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
on iki imama bağlılıklarını göstermek için on iki dilimli taç ve külah giyerler. sakallarını keserler, buna karşın bıyık ve perçem bırakırlar. kollarına halkalar takarlar bellerine demir çıngıraklar asarlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar