bugün
- günün şiiri20
- zihni göktay6
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- yeni yazarlara öneriler2
- ragnar rockefeller38
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam3
- insanların neden böyle olması6
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- velvet34
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- diamond bosphoruss denen yazar2
- humiliation2
- true nickli yazar7
- mert hakan yandaş2
- viski içen erkek seksiliği5
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- sorumluluk denen yanılsama2
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- hakim savcı ve avukatlar eşittir diyen avukat2
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- 1 lira depozito verilecek diye suya zam yapmak2
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- diamond bosphorus15
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- deniz göktaş35
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- lahmacunun yanında ne içilir10
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ona bir şey söyle12
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- 665 kırkpınar yağlı güreşleri2
- market poşetini tek seferde açamayan insan2
- bursa da geri dönüşüm tesisinde yangın2
- çocukken içine kapanık olmak5
- aylık 336 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- türklerin tembel bir millet olması8
- gocu'nun sağlığı3
- sürekli özür dileme kültürü2
Melamiliğin kolu olan heterodoks bir tarikattır. hoca ahmed yesevi'nin dervişlerinden olan Seyyid Kutbettin Haydari tarafından 13. yüzyılda kurulmuştur. O dönemlerde Anadoluda var olan Babailer, Kalenderiler, Hurufiler gibi, Haydari mürşitleri de halkın içinde yetişmiş, halktan kişiler olmadıkları için, tarikat geniş bir yayılma alanı bulamamıştır. haydarilik daha çok kalenderilik ile yeseviliğin sentezi olarak karşımıza çıkıyor esasen.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
on iki imama bağlılıklarını göstermek için on iki dilimli taç ve külah giyerler. sakallarını keserler, buna karşın bıyık ve perçem bırakırlar. kollarına halkalar takarlar bellerine demir çıngıraklar asarlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar