bugün
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması5
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller3
- yeni yazarlara öneriler4
- zihni göktay7
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- venezuela daki deprem felaketi2
- günün şiiri20
- deniz göktaş37
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- kısa parmaklı erkek3
- ragnar rockefeller38
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- insanların neden böyle olması6
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- velvet34
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- en gıcık olunan insan davranışı9
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- viski içen erkek seksiliği5
- humiliation2
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı6
- true nickli yazar7
- mert hakan yandaş2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- sorumluluk denen yanılsama2
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- diamond bosphoruss denen yazar2
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- diamond bosphorus15
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- hakim savcı ve avukatlar eşittir diyen avukat2
- lahmacunun yanında ne içilir10
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
Melamiliğin kolu olan heterodoks bir tarikattır. hoca ahmed yesevi'nin dervişlerinden olan Seyyid Kutbettin Haydari tarafından 13. yüzyılda kurulmuştur. O dönemlerde Anadoluda var olan Babailer, Kalenderiler, Hurufiler gibi, Haydari mürşitleri de halkın içinde yetişmiş, halktan kişiler olmadıkları için, tarikat geniş bir yayılma alanı bulamamıştır. haydarilik daha çok kalenderilik ile yeseviliğin sentezi olarak karşımıza çıkıyor esasen.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
genelde göçebe türkmenler arasında yaygın olan haydarilik yerleşim merkezlerinden uzaktadır ve batıni olmanın etkisi ile ayinlerine yabancıları almazlar, birbirlerini tanımak için haydari denen kolsuz, kısa aba, hırka giyerler, sakallarını keserlerdi, nitekim kalenderi, babai gibi bazı tariklerin dervişlerinde belirgin özellikler olurdu, kılık kıyafet ya da saç sakal şekillerinde. mesela bellerine çıngırak takarlardı. Kadınlar ise başı açık dolaşırdı. Haydarilikte islamiyetn kati naslarına rastlayamıyoruz diğer heterodoks yapılarda olduğu gibi.(beş vakit namaz, oruç, hac gibi) sebebi ise yine batıniliğin etkisidir. Ayinlerinde ilahiler, duazdehler mersiyeler okurlar 12 imamları yad ederlerdi ve genellikle dem alınırdı yani şarap içerlerdi. panteist özellikler gösteren bu yapı, daha çok tasavvufi bir ekol olmakla birlikte, uzak doğu etkisindeki bazı ritüelleri de içinde barındırıyordu. genelde zillet içinde yaşamayı hakk'a ulaşmanın bir gereği sayan haydariler, vücutlarına çaputlar bağlamayı, yalın ayak dolaşmayı bir onu sayarlardı.
işin daha da ilginç tarafı hindistan'daki saddhu münzevileri gibi dilenirlerdi, bu dilenmenin altında yine ve yeniden ''batıni'' etkiler vardı, kendilerince yani. o da nefis terbiyesi, zillet duygusu ve bununla allah'a ulaşmak diyebiliriz. ayrıca anadolu'da faaliyet gösteren kalenderiler, bektaşiler ve melamiyeye bağlı birden fazla tarikte bu dilenen ve zillet içindeki derviş tiplerine rastlamak mümkündü. bu geçişliliğin hint mistik felsefesinin birebir islami ekole kopya edildiğini gösterdiği gayet açıktır. saddhularında zillet içinde yaşadığını dilendiğini yazmıştık. islami algıda vücut bulmuş hali ise, kalenderi, haydari sufistlerin öğretileri ve yaşayış tarzlarıdır.
ve yine ilginçtir ki, anadolu'yu yeri geldiğinde terörize etmekten geri durmamışlardır, diğer batıni/tasavvufi gruplar gibi.
Haydarilik, Anadoluda Bektaşiliğin osmanlı eli ile yayılmasıyla birlikte değişik tarikatların içine karışıp özgünlüğünü yitirmiştir. haydariler bilindik tarikatlarda olduğu gibi hz. ali ve 12 imamcı şii ekollerdi.
on iki imama bağlılıklarını göstermek için on iki dilimli taç ve külah giyerler. sakallarını keserler, buna karşın bıyık ve perçem bırakırlar. kollarına halkalar takarlar bellerine demir çıngıraklar asarlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar