bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası18
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yarın sabah işe gidecek olmak4
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- fırında tavuk4
- salçalı makarna10
- hareket edebilen canlılar4
- çin8
- soyak goztepe sitesi3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- ümit kocasakal3
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek9
- evrende hareket nasıl oluyor3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek4
- sözlükteki çiftçi yazarlar2
- taylanda damat gitmek3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- starbucks'a giden andaval2
- karısını aldatmayan tırcı3
- devletin galatasaray a stad yapması5
- ismet gürbüz uzaylı mı2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- mekan sınırsız mıdır3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- filistin4
- endonezyaya damat gitmek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek3
- balık yanına en yakışan çorba9
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- ismail kartal vs okan buruk4
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil3
- kol saati12
- artık haberler almanya da 16 30 da başlıyor2
- elektronların içindeki gezegenler2
- hindistana gelin gitmek2
- türk kahvesi2
- yuzırların yumrukları3
- insanların eylemleri de allah'tan mı3
- uludede ile kafayı çekmek3
- kramp3
- anın görüntüsü20
- kainat neyin içerisinde büyüyor3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- nemlendirici krem20
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
Diyelim ki son sekiz saat.
Kanser teşhisi kondu. Şeytan öleceğimizi kulağımıza fısıldadı. Ya da içimizde bir intihar hissi bizi kendine esir etti.
Yani kısaca ölüyoruz diyelim dostlarım.
Akşamı geremeyeceğiz. Yitip gideceğiz bu ölümlü dünyadan.
Kayan bir yıldız gibi iz bırakmadan, akan bir gözyaşı gibi tekrarı olmayan ve bir yürek sızısı gibi...
Bir kez yaşandıktan sonra bir daha yaşanmayacağı bilinen iz gibi...
Hiç iz bırakmadan gidiyoruz gibi.
Sonsuzluk bu mu sahi!
Yokluğa, hiçliğe kavuşuyoruz.
Hadi!
Floresan ışıklarının altındaki ıssız bir koridorda umursamaz bir doktor son sekiz saatiniz dedi. Bir kader fısıltısı kulağımıza gizlice söyledi. Nereden geldi bu suikast hissi bilmek çok zor ama biliyoruz diyelim. Duyduk bir ispiyoncudan, ölüyoruz bu gece henüz sekiz saat bile dolmadan.
Ne yapacağız?!
Gidemediğimiz ülkelere gitmek için çok geç. Kırdığımız kalpleri onarmak için çok geç. Olmadığımız bir insanı oldurmak için çok geç.
Özürler mi dilemeliyiz tüm yıkıp geçtiğimiz geçmişimizden.
Çok geç!
Ne yapacağız peki?
Son sekiz saaaaaat.
Ölüyoruz.
Şakası yok!
Ben izninizle tek başıma tüm yaşadıklarımı hatırlamak için zaman istiyorum sizden. iyi bir şarap, iyi bir uyku ve tüm yaşadıklarıma dair bir kaç güzel rüya görürsem amenna!
Çünkü ertelemeden yaşamak kolay olmadı. Başkaları zamanı farklı biçerlerken hiç ölmeyecekmiş gibi şımarırken, ben hep son gün gibi yaşadım hayatı.
O yüzden.
izninizle bana biraz tüm yaşadıklarımı gözümün önünden geçirmek için kısa bir sessizlik.
Terin tere değdiği o anı hatırlayayım. Şehvetin ensesindeki ısırık olayım. Bilmediğim bir şarkının sözü, bir gece yarısı içilen içkideki satsuma ya da kurtulduğum ölümlü bir anın heyecanına sığınayım.
Siz ey fani dostlarım!!!
Sizin durumunz ne olacak peki? Ne yapacaksınız son 8 saatinizde?
Herkes bir kağıt alıp son dileğini yazsın.
Benimki yaşanmış bir aşkın busesine konulmuş masum bir dudağı hatırlamak.
Sizin ki ne peki?
Hadi ölelim.
Ölelim hadi.
cihan dan.
Kanser teşhisi kondu. Şeytan öleceğimizi kulağımıza fısıldadı. Ya da içimizde bir intihar hissi bizi kendine esir etti.
Yani kısaca ölüyoruz diyelim dostlarım.
Akşamı geremeyeceğiz. Yitip gideceğiz bu ölümlü dünyadan.
Kayan bir yıldız gibi iz bırakmadan, akan bir gözyaşı gibi tekrarı olmayan ve bir yürek sızısı gibi...
Bir kez yaşandıktan sonra bir daha yaşanmayacağı bilinen iz gibi...
Hiç iz bırakmadan gidiyoruz gibi.
Sonsuzluk bu mu sahi!
Yokluğa, hiçliğe kavuşuyoruz.
Hadi!
Floresan ışıklarının altındaki ıssız bir koridorda umursamaz bir doktor son sekiz saatiniz dedi. Bir kader fısıltısı kulağımıza gizlice söyledi. Nereden geldi bu suikast hissi bilmek çok zor ama biliyoruz diyelim. Duyduk bir ispiyoncudan, ölüyoruz bu gece henüz sekiz saat bile dolmadan.
Ne yapacağız?!
Gidemediğimiz ülkelere gitmek için çok geç. Kırdığımız kalpleri onarmak için çok geç. Olmadığımız bir insanı oldurmak için çok geç.
Özürler mi dilemeliyiz tüm yıkıp geçtiğimiz geçmişimizden.
Çok geç!
Ne yapacağız peki?
Son sekiz saaaaaat.
Ölüyoruz.
Şakası yok!
Ben izninizle tek başıma tüm yaşadıklarımı hatırlamak için zaman istiyorum sizden. iyi bir şarap, iyi bir uyku ve tüm yaşadıklarıma dair bir kaç güzel rüya görürsem amenna!
Çünkü ertelemeden yaşamak kolay olmadı. Başkaları zamanı farklı biçerlerken hiç ölmeyecekmiş gibi şımarırken, ben hep son gün gibi yaşadım hayatı.
O yüzden.
izninizle bana biraz tüm yaşadıklarımı gözümün önünden geçirmek için kısa bir sessizlik.
Terin tere değdiği o anı hatırlayayım. Şehvetin ensesindeki ısırık olayım. Bilmediğim bir şarkının sözü, bir gece yarısı içilen içkideki satsuma ya da kurtulduğum ölümlü bir anın heyecanına sığınayım.
Siz ey fani dostlarım!!!
Sizin durumunz ne olacak peki? Ne yapacaksınız son 8 saatinizde?
Herkes bir kağıt alıp son dileğini yazsın.
Benimki yaşanmış bir aşkın busesine konulmuş masum bir dudağı hatırlamak.
Sizin ki ne peki?
Hadi ölelim.
Ölelim hadi.
cihan dan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar