bugün

saussure'ün tabiriyle "bir yüzü sesin psikolojik izi olarak sözcük ve diğer yüzü bu sözcüğün zihinde uyandırdığı kavram" olan bir kağıt olarak düşünülünce, kağıt kesildiğinde bile birbirinden ayrılması mümkün olmayan bir yapıdır.

buna göre göstergelerin toplamı olarak dil asla bir dizelge değildir, yani sözcükler nesnelere iliştirilmiş birer etiketten ibaret değildir. tersine, dil dizgeseldir. sistemli bir yapıdır. ve onun en belirgin ve ilk özelliği ayrımlardan oluşmasıdır. "dilde pozitiv kendilikler olmaksızın yalnızca ayrımlar mevcuttur."

genel olarak söylenirse, göstergeler dizgesi keyfi (doğal nedenselliğe bağlı olmamak anlamında) ve değiştirilemez (iletişimi mümkün kılma kaygısıyla)dir.

(bkz: eşzamanlı göstergebilim)
(bkz: artzamanlı göstergebilim)
bir kelimenin sözlükteki anlamı* (bkz: entry)
skala işaterlerine göre konumu, gösterilen bir değerin belirlenmesine imkan veren bir tertibatın sabit veya hareketli bir parçasıdır.
"Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret."
iz, belirti, işaret, özellik, neden, belirti.
(bkz: gecinme gostergesi)
(bkz: askimizin gostergesi)
© copyright 2005 - 2026