bugün

gittin ya; denizlerin çekilmesi
dalgaların eğilişi, turnaların göçü
bunu anlattın bana, bir rüzgar
bunu fısıldadı geçip giderken

bekle dediydim, gör yelkovan
ürperişini ve getirdiği müthiş
rüyayi; o cümbüşü, çengiyi;
hepsi esmerdi, çok esmerdi
bir esmerlik kaldı sesinden
bir de kum saati, çöl akrebi;
billürun parçalanmış anıydı,ki
yüzüne sizdiydi işik'in şeraresi

suyu fisildayan çikrik,koyu
yalnizliğa dalmişti ve orada
birikmişti zamanın esmer bir
vedaya benzeyen hikayesi

gittin ya
daha çok özleniyorsun şimdi

ıı

gittin ya, bulutun dağa,dağın
yamaca dediği şuydu galiba:
mecnun çöle döndürür kalbin
yurdunu, leyla ise vahaya

belki sayiklamaya benzeyen
sözler kalır aykırılıklardan,ki
uzun uzun ulur içindeki kurt
zamanı kemiren uzaklığıyla

hayat ile zaman bir muamma
olup hazirliyor ya aldanişlari
unutmak dediğimiz kör ışıltı
orada siziyor kalbin yurduna

ah, yine sitemsiz bir tayin
gölgesi düşüyor dağ geçidine
sağrisinda mahmuz yaralari
eşkininde uğultulu bir uçurum

gittin ya, azad edilen eşkiya
boşluğa düştü rüyadaydi güya
sonra yürüyüp gittiydin işte
dilinde kül tadi, geçmişinde
sevdakar bir hikaye bırakarak

ııı

kedisi sokağa kaçmiş
biriyim ben ve içimde
kekeme bir kuş
ötüyor ötüyor ötüyor

ve son günlerde durmadan
yalpaliyor bütün sözler
birisi adımı sorsa mesela
dilim sürçüyor .

ahmet telli
© copyright 2005 - 2026