alm. sahte, yapmacık, aldatıcı.
Turkey=hindi vakasindan sonra iç burkan bir detaydir.
hikayesi şöyledir,

--spoiler--
ta eskiden beri sahtekarlik sahte yalan dolan anlamina gelir almanyada ta eski dedigim
hm sanirim 18 yuzyillar civarinda pek uyanik bir alman asil ilk dusune bilen satranc
makinasini yapar yani deep blue nun atasini yapar ilginctir ki makinenin onunde kocaman bir osmanli kuklasi vardir ve basin toplantisi yapip insanlara tanitir dusunen turku

insanlar pek sasirir tabi makine mekanik kollari ile deli gibi satranc oynamaktadir
nasil felan dendiginde dehset bir cark yapisina sahiptir kendisi der kurnaz almanimiz
icinde satranc bilen adam sakli oldugundan bahsetmez

ve boylece satrancmeraklisi olup oynayacak insan bulamayan merakli zengin asiller hemen
alirlar bundan cok para odeyerek lakin tabi icinde insan olmayinca pek calismayan
makinanin foyasi ortaya cikar ve boylece scheiss turke was kann man von einer geturkten maschine erwarten (bok turk turklendirmis turk olan bir makineden ne bekleye bilirsin ki) gibisinden almanca kelime hazinesine sahtekarlik yalan dolan kopya cekmek felan olarak geturkt turken olarak girmistir bu.
--spoiler-- *

almanca: bilincli olarak yanıltmak.

tersi ise eingedeutscht: almanlaşmış, monoton, saçma kuralcı.

saf almanlar'ı "pratik zekası" ile etkileyen ve bunu anlayamayan almanların dillerine kattıkları bir sözcük de diyebiliriz.
eşanlamı: einen türken bauen.
bilincli olarak yaniltmak, sahtekarlik vb. anlamlarini tasir.

almancada sık kullanılıyormuş.
© copyright 2005 - 2026