bugün
- romanya52
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- mehdinin en sevdiği balık7
- türkiye19
- gilded bayan yazare5
- almanya15
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- fatma betül sayan kaya39
- dünya61
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması3
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek4
- yarın iş var4
- anın görüntüsü32
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- ismet mehdi ve birader başlıkları2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- hiçbir şeyin sarmaması5
- hindistan4
- patroniçesinin önünde yere kalem atan erkek2
- pakistan5
- siccin3
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi3
- pazar akşamları2
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- ismet gurbuz 2024 almanya da2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- suudi arabistan3
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- avanos pforzheim arası yüksek hızlı tren2
- besiktastakideli2
- ismet el gürbüzhavi bin mehdiyetini ve biraderi2
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- ne yapsam iyi olur9
- amerika birleşik devletleri30
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- sözlük kokusu6
- patroniçesine aşık stajyer erkek2
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- ispanya6
- hayat2
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı4
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- osmanlı millet sistemi3
- azerbaycan3
- fransa11
Gen transferi ile ilgili cok onemli bir haber yayinlandi...
Mini deniz avcısı, avından gen çalabiliyor!
University of British Columbia'daki (UBC) araştırmacılar, ufak bir deniz canlısı üzerinde yaptığı çalışmalar, bu canlının oldukça sıra dışı bir hayatta kalma stratejisi uyguladığını gösterdi.
Nature Communications'da yayınlanan çalışmada, dinoflagellate grubunda bulunan Oxyrrhis marina'nın avcılık yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu, bu deniz canlısının avladığı canlılardan gen çalabildiğini gösteriyor.
Aynı zamanda çalışmada da görev alan, UBC Botanik Profesörü Patrick Keeling bu durumun oldukça sıra dışı olduğu belirterek,
''Önümüzde, yatay gen transferinin ya da uzaktan ilişkili türler arasındaki gen geçişinin oldukça ilginç bir örneği bulunuyor'' diyor.
( Ek bilgi : Yatay gen transferi, bir organizmanın, ikinci bir organizmadan türemeden, o ikinci organizmaya ait genetik malzeme edinmesini sağlayan herhangi bir süreçtir. Buna karşın, dikey transfer bir organizmanın kendi atalarından (yani ebeveynlerinden) genetik malzeme edinmesidir.)
Keeling, gerçekleştirdikleri araştırmalarını şöyle özetliyor:
''Çalışmamız, Oxyrrhis marina türünün, genellikle deniz bakterilerinde bulunan ve fotosentezde görevli bir geni, avladığı diğer hücrelerden aldığını gösteriyor. işin daha ilginç kısmı, bu gen rhodopsin adı verilen bir proteini kodluyor. Aslında bir fotoreseptör olan bu protein, ışığın enerjiye dönüştürülmesinde görev alıyor.''
insanların gözlerinde de rhodopsin'e oldukça benzeyen, opsin adında bir protein bulunuyor.
Opsin proteinleri, düşük ışık koşullarında görmemizi sağlar.
Ancak bakterilerdeki rhodopsin'in aksine enerji üretimi gerçekleştirmezler.
Keeling, bu durumun tam da
'Ne yiyorsanız osunuz' (you are what you eat) kavramını açıkladığını belirtiyor.
Çünkü Oxyrrhis marina bu yolla o kadar fazla rhodopsin üretimi gerçekleştiriyor ki, tüm yapısı, rhodopsine özgü pembe rengine dönüşebiliyor.
Keeling bu sıra dışı avcının bu sebeple -bakterilerin yaptığı gibi- rhodopsini kullanarak ışıktan enerji elde ettiğini ifade ederek,
''Işıktan elde ettiği bu enerjiyi, muhtemelen bu genin sahibi olan bakterileri sindirmekte kullanıyor. Oldukça düzgün işleyen bir metabolik stratejisi olmalı''diyor.
Oxyrrhis marina, kızıl gel-git'lerden sorumlu olan deniz planktonları ailesinin bir üyesi.
Dünyanın birçok yerinde, sığ sularda oldukça görülüyor.
UBC'nin gerçekleştirdiği çalışmada görüldüğü gibi sıra dışı avcılık özelliklerine sahip olan bu tür, ortamda yeterince av olmadığında kendi türündeki diğer bireyleri de yiyebiliyor.
( Ek bilgi : Kızıl gelgit (red tide), denizlerde bir ya da birden fazla fitoplankton türünün aniden artışı sonucunda yoğunluklarının artması sonucunda suyun renginin kırmızı yada kahverengi bir hal almasına verilen biyolojik bir doğa olayıdır.)
Keeling, ''Bu canlı, 'avcı' terimini sonuna kadar hak ediyor. Öyle ki, kendisi kadar büyük hücreleri bile kolaylıkla tüketebiliyor'' diyor ve Oxyrrhis marina'nın oldukça zor öldürülen bir canlı olduğunu ekliyor.
Kaynak: http://www.physorg.com/ne...ator-unique-survival.html
http://www.bilimvegelecek...ter=1348&logx=b4a5289
Mini deniz avcısı, avından gen çalabiliyor!
University of British Columbia'daki (UBC) araştırmacılar, ufak bir deniz canlısı üzerinde yaptığı çalışmalar, bu canlının oldukça sıra dışı bir hayatta kalma stratejisi uyguladığını gösterdi.
Nature Communications'da yayınlanan çalışmada, dinoflagellate grubunda bulunan Oxyrrhis marina'nın avcılık yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu, bu deniz canlısının avladığı canlılardan gen çalabildiğini gösteriyor.
Aynı zamanda çalışmada da görev alan, UBC Botanik Profesörü Patrick Keeling bu durumun oldukça sıra dışı olduğu belirterek,
''Önümüzde, yatay gen transferinin ya da uzaktan ilişkili türler arasındaki gen geçişinin oldukça ilginç bir örneği bulunuyor'' diyor.
( Ek bilgi : Yatay gen transferi, bir organizmanın, ikinci bir organizmadan türemeden, o ikinci organizmaya ait genetik malzeme edinmesini sağlayan herhangi bir süreçtir. Buna karşın, dikey transfer bir organizmanın kendi atalarından (yani ebeveynlerinden) genetik malzeme edinmesidir.)
Keeling, gerçekleştirdikleri araştırmalarını şöyle özetliyor:
''Çalışmamız, Oxyrrhis marina türünün, genellikle deniz bakterilerinde bulunan ve fotosentezde görevli bir geni, avladığı diğer hücrelerden aldığını gösteriyor. işin daha ilginç kısmı, bu gen rhodopsin adı verilen bir proteini kodluyor. Aslında bir fotoreseptör olan bu protein, ışığın enerjiye dönüştürülmesinde görev alıyor.''
insanların gözlerinde de rhodopsin'e oldukça benzeyen, opsin adında bir protein bulunuyor.
Opsin proteinleri, düşük ışık koşullarında görmemizi sağlar.
Ancak bakterilerdeki rhodopsin'in aksine enerji üretimi gerçekleştirmezler.
Keeling, bu durumun tam da
'Ne yiyorsanız osunuz' (you are what you eat) kavramını açıkladığını belirtiyor.
Çünkü Oxyrrhis marina bu yolla o kadar fazla rhodopsin üretimi gerçekleştiriyor ki, tüm yapısı, rhodopsine özgü pembe rengine dönüşebiliyor.
Keeling bu sıra dışı avcının bu sebeple -bakterilerin yaptığı gibi- rhodopsini kullanarak ışıktan enerji elde ettiğini ifade ederek,
''Işıktan elde ettiği bu enerjiyi, muhtemelen bu genin sahibi olan bakterileri sindirmekte kullanıyor. Oldukça düzgün işleyen bir metabolik stratejisi olmalı''diyor.
Oxyrrhis marina, kızıl gel-git'lerden sorumlu olan deniz planktonları ailesinin bir üyesi.
Dünyanın birçok yerinde, sığ sularda oldukça görülüyor.
UBC'nin gerçekleştirdiği çalışmada görüldüğü gibi sıra dışı avcılık özelliklerine sahip olan bu tür, ortamda yeterince av olmadığında kendi türündeki diğer bireyleri de yiyebiliyor.
( Ek bilgi : Kızıl gelgit (red tide), denizlerde bir ya da birden fazla fitoplankton türünün aniden artışı sonucunda yoğunluklarının artması sonucunda suyun renginin kırmızı yada kahverengi bir hal almasına verilen biyolojik bir doğa olayıdır.)
Keeling, ''Bu canlı, 'avcı' terimini sonuna kadar hak ediyor. Öyle ki, kendisi kadar büyük hücreleri bile kolaylıkla tüketebiliyor'' diyor ve Oxyrrhis marina'nın oldukça zor öldürülen bir canlı olduğunu ekliyor.
Kaynak: http://www.physorg.com/ne...ator-unique-survival.html
http://www.bilimvegelecek...ter=1348&logx=b4a5289
başlığı görünce yapay yolla yapılan eklemeler diye düşünmüştüm ama konu çok daha ilginçmiş.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar