bugün
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi9
- romanya52
- almanya18
- türkiye21
- nikola tesla'nın kürt olması4
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- rapçilerin dümenden kavga etmesi3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya39
- borsada 2 milyar kazanan bir kişi eleştirmek3
- mehdinin en sevdiği balık7
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir15
- 28 eylül 2026 emniyette iş bırakma eylemi3
- dünya61
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek5
- gilded bayan yazare5
- heyt bea'nın gizli yeni partili çıkması4
- ikinci el çamaşır makinesi2
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- silvermist nickli yazarın gizli ülkücü olması2
- sözlükteki anlık online sayısı5
- italya5
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- anın görüntüsü32
- yarın iş var4
- ermeni rum soykırımını inkar etmek15
- amerika birleşik devletleri31
- japonya3
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- hiçbir şeyin sarmaması5
- yarın türkiye mi kazanır italya mı2
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- sağanak yağmur2
- mehdi'nin birader olması2
- hindistan4
- mehdi almanyadan bize ne getirecek2
- kılıçdaroğlu'nun berhan şimşek le yan yana gelmesi2
- ittihad ı islam2
- ismet mehdi ve birader başlıkları2
- siccin3
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi3
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- pakistan5
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- patroniçesinin önünde yere kalem atan erkek2
- ne yapsam iyi olur9
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- atatürk kemalist değildir yalanı3
Gen transferi ile ilgili cok onemli bir haber yayinlandi...
Mini deniz avcısı, avından gen çalabiliyor!
University of British Columbia'daki (UBC) araştırmacılar, ufak bir deniz canlısı üzerinde yaptığı çalışmalar, bu canlının oldukça sıra dışı bir hayatta kalma stratejisi uyguladığını gösterdi.
Nature Communications'da yayınlanan çalışmada, dinoflagellate grubunda bulunan Oxyrrhis marina'nın avcılık yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu, bu deniz canlısının avladığı canlılardan gen çalabildiğini gösteriyor.
Aynı zamanda çalışmada da görev alan, UBC Botanik Profesörü Patrick Keeling bu durumun oldukça sıra dışı olduğu belirterek,
''Önümüzde, yatay gen transferinin ya da uzaktan ilişkili türler arasındaki gen geçişinin oldukça ilginç bir örneği bulunuyor'' diyor.
( Ek bilgi : Yatay gen transferi, bir organizmanın, ikinci bir organizmadan türemeden, o ikinci organizmaya ait genetik malzeme edinmesini sağlayan herhangi bir süreçtir. Buna karşın, dikey transfer bir organizmanın kendi atalarından (yani ebeveynlerinden) genetik malzeme edinmesidir.)
Keeling, gerçekleştirdikleri araştırmalarını şöyle özetliyor:
''Çalışmamız, Oxyrrhis marina türünün, genellikle deniz bakterilerinde bulunan ve fotosentezde görevli bir geni, avladığı diğer hücrelerden aldığını gösteriyor. işin daha ilginç kısmı, bu gen rhodopsin adı verilen bir proteini kodluyor. Aslında bir fotoreseptör olan bu protein, ışığın enerjiye dönüştürülmesinde görev alıyor.''
insanların gözlerinde de rhodopsin'e oldukça benzeyen, opsin adında bir protein bulunuyor.
Opsin proteinleri, düşük ışık koşullarında görmemizi sağlar.
Ancak bakterilerdeki rhodopsin'in aksine enerji üretimi gerçekleştirmezler.
Keeling, bu durumun tam da
'Ne yiyorsanız osunuz' (you are what you eat) kavramını açıkladığını belirtiyor.
Çünkü Oxyrrhis marina bu yolla o kadar fazla rhodopsin üretimi gerçekleştiriyor ki, tüm yapısı, rhodopsine özgü pembe rengine dönüşebiliyor.
Keeling bu sıra dışı avcının bu sebeple -bakterilerin yaptığı gibi- rhodopsini kullanarak ışıktan enerji elde ettiğini ifade ederek,
''Işıktan elde ettiği bu enerjiyi, muhtemelen bu genin sahibi olan bakterileri sindirmekte kullanıyor. Oldukça düzgün işleyen bir metabolik stratejisi olmalı''diyor.
Oxyrrhis marina, kızıl gel-git'lerden sorumlu olan deniz planktonları ailesinin bir üyesi.
Dünyanın birçok yerinde, sığ sularda oldukça görülüyor.
UBC'nin gerçekleştirdiği çalışmada görüldüğü gibi sıra dışı avcılık özelliklerine sahip olan bu tür, ortamda yeterince av olmadığında kendi türündeki diğer bireyleri de yiyebiliyor.
( Ek bilgi : Kızıl gelgit (red tide), denizlerde bir ya da birden fazla fitoplankton türünün aniden artışı sonucunda yoğunluklarının artması sonucunda suyun renginin kırmızı yada kahverengi bir hal almasına verilen biyolojik bir doğa olayıdır.)
Keeling, ''Bu canlı, 'avcı' terimini sonuna kadar hak ediyor. Öyle ki, kendisi kadar büyük hücreleri bile kolaylıkla tüketebiliyor'' diyor ve Oxyrrhis marina'nın oldukça zor öldürülen bir canlı olduğunu ekliyor.
Kaynak: http://www.physorg.com/ne...ator-unique-survival.html
http://www.bilimvegelecek...ter=1348&logx=b4a5289
Mini deniz avcısı, avından gen çalabiliyor!
University of British Columbia'daki (UBC) araştırmacılar, ufak bir deniz canlısı üzerinde yaptığı çalışmalar, bu canlının oldukça sıra dışı bir hayatta kalma stratejisi uyguladığını gösterdi.
Nature Communications'da yayınlanan çalışmada, dinoflagellate grubunda bulunan Oxyrrhis marina'nın avcılık yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu, bu deniz canlısının avladığı canlılardan gen çalabildiğini gösteriyor.
Aynı zamanda çalışmada da görev alan, UBC Botanik Profesörü Patrick Keeling bu durumun oldukça sıra dışı olduğu belirterek,
''Önümüzde, yatay gen transferinin ya da uzaktan ilişkili türler arasındaki gen geçişinin oldukça ilginç bir örneği bulunuyor'' diyor.
( Ek bilgi : Yatay gen transferi, bir organizmanın, ikinci bir organizmadan türemeden, o ikinci organizmaya ait genetik malzeme edinmesini sağlayan herhangi bir süreçtir. Buna karşın, dikey transfer bir organizmanın kendi atalarından (yani ebeveynlerinden) genetik malzeme edinmesidir.)
Keeling, gerçekleştirdikleri araştırmalarını şöyle özetliyor:
''Çalışmamız, Oxyrrhis marina türünün, genellikle deniz bakterilerinde bulunan ve fotosentezde görevli bir geni, avladığı diğer hücrelerden aldığını gösteriyor. işin daha ilginç kısmı, bu gen rhodopsin adı verilen bir proteini kodluyor. Aslında bir fotoreseptör olan bu protein, ışığın enerjiye dönüştürülmesinde görev alıyor.''
insanların gözlerinde de rhodopsin'e oldukça benzeyen, opsin adında bir protein bulunuyor.
Opsin proteinleri, düşük ışık koşullarında görmemizi sağlar.
Ancak bakterilerdeki rhodopsin'in aksine enerji üretimi gerçekleştirmezler.
Keeling, bu durumun tam da
'Ne yiyorsanız osunuz' (you are what you eat) kavramını açıkladığını belirtiyor.
Çünkü Oxyrrhis marina bu yolla o kadar fazla rhodopsin üretimi gerçekleştiriyor ki, tüm yapısı, rhodopsine özgü pembe rengine dönüşebiliyor.
Keeling bu sıra dışı avcının bu sebeple -bakterilerin yaptığı gibi- rhodopsini kullanarak ışıktan enerji elde ettiğini ifade ederek,
''Işıktan elde ettiği bu enerjiyi, muhtemelen bu genin sahibi olan bakterileri sindirmekte kullanıyor. Oldukça düzgün işleyen bir metabolik stratejisi olmalı''diyor.
Oxyrrhis marina, kızıl gel-git'lerden sorumlu olan deniz planktonları ailesinin bir üyesi.
Dünyanın birçok yerinde, sığ sularda oldukça görülüyor.
UBC'nin gerçekleştirdiği çalışmada görüldüğü gibi sıra dışı avcılık özelliklerine sahip olan bu tür, ortamda yeterince av olmadığında kendi türündeki diğer bireyleri de yiyebiliyor.
( Ek bilgi : Kızıl gelgit (red tide), denizlerde bir ya da birden fazla fitoplankton türünün aniden artışı sonucunda yoğunluklarının artması sonucunda suyun renginin kırmızı yada kahverengi bir hal almasına verilen biyolojik bir doğa olayıdır.)
Keeling, ''Bu canlı, 'avcı' terimini sonuna kadar hak ediyor. Öyle ki, kendisi kadar büyük hücreleri bile kolaylıkla tüketebiliyor'' diyor ve Oxyrrhis marina'nın oldukça zor öldürülen bir canlı olduğunu ekliyor.
Kaynak: http://www.physorg.com/ne...ator-unique-survival.html
http://www.bilimvegelecek...ter=1348&logx=b4a5289
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar