bugün
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi18
- kedi tekmelemek10
- aslan gibi adam5
- sözlükte marka olmak8
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler12
- camide rakı içen izmirli kız6
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- sözlük yazarlarının manzaraları5
- evreşe bim de bulgar görmek4
- emre yaban2
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar2
- nasılsınız fakirler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- maymundan geldiğine inanan ateist3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- true'nin milli olması3
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- dönercide kız tavlamak2
- denize çıplak girmek4
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- sözlükte kavga olacak hissi8
- alihan kuriş7
- sözlükte olayların yükselme hızı4
- iremga32
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- süleymancılar13
- anın görüntüsü30
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- siyaset konuşan kızlar3
- velvet12
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- korku filmi izlerken çekim arkasını düşünmek2
- denize bakan ev6
- yeniden refah partisi2
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- hz musa'nın yeterince övülmemesi3
- kediyi parçalayan pitbull5
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı2
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
vardır. fakir olanda sınava adam gibi çalışıp kazansaydı sanki farklı sınava soktular.
kapitalizmin bize armağını bir terim. genelde fırsattan istifade etmek isteyenlerin başucu kelimesi , fırsat eşitliği...
ne demekti bu fırsat eşitliği. toplumda farklı kategorilere ait insanlara aynı fırsat haklarının tanınması. kim tanıyor bu hakkı onlara? tabiki daha güçlü olan, erk sahibi olan.
öncelikle aynı havayı soluduğumuz, aynı denizden, güneşten faydalandığımız bu yeryüzü içerisindeki tüm nimetler nefes alan , yaşayan tüm canlılardır. peki ne oluyor da bu insanlar hüküm yetkisinin kendinde olmadığı bu nimetlerin sahibi olma münasebetine vakıf olabiliyor.
yüzyıllar öncesinden başlayan bu sahip olma ve bireyselleşme hevesi tüm dünyanın hızlıca sonunu getirmekte. şimdi diyeceksiniz ki ben çalışırken yan gelip yatan adamla neden aynı haklara sahip olayım? tabi gerçekten çalıştığınız düşünürsek çünkü bugün beden işçilerinin dışında kalan çalışanların geneli pasif işsiz konumunda olup aktif olarak üretime katılmayan kişiler.
yatan kişi mevzusuna gelelim. bir kişi neden çalışma isteği duymaz? bunun psikolojik boyutuna inersek karşımıza ' emeğe yabancılaşma' diye bir kavram çıkıyor. emeğe yabancılaşmak en basit tabirle kişinin emek vererek ortaya çıkardığı ürünün kendinden çıkıp onun karşısına ticari bir mal olarak çıkmasıdır. işçi sermaye sahibinin kölesidir ve aslında emek sarfettiği ürün onun değildir emeği kullanılmıştır. kendi ürettiği malı alabilmesi için belki de 5 yıllık maaşını ortaya koyması gereken işçi zamanla çalışma isteği duymaz çalışsa bile zorunluluk duyduğu için çalışır.
tam da bu noktada burjuva kesimimiz kurtarıcı ve kendini aklayıcı bir kavram atıyor ortaya. ' fırsat eşitliği' tanıdığı bir fırsat varmış gibi!!! ölümden daha büyük bir gerçeğin olmadığı dünyada ne komik bir çaba değil mi?
ne demekti bu fırsat eşitliği. toplumda farklı kategorilere ait insanlara aynı fırsat haklarının tanınması. kim tanıyor bu hakkı onlara? tabiki daha güçlü olan, erk sahibi olan.
öncelikle aynı havayı soluduğumuz, aynı denizden, güneşten faydalandığımız bu yeryüzü içerisindeki tüm nimetler nefes alan , yaşayan tüm canlılardır. peki ne oluyor da bu insanlar hüküm yetkisinin kendinde olmadığı bu nimetlerin sahibi olma münasebetine vakıf olabiliyor.
yüzyıllar öncesinden başlayan bu sahip olma ve bireyselleşme hevesi tüm dünyanın hızlıca sonunu getirmekte. şimdi diyeceksiniz ki ben çalışırken yan gelip yatan adamla neden aynı haklara sahip olayım? tabi gerçekten çalıştığınız düşünürsek çünkü bugün beden işçilerinin dışında kalan çalışanların geneli pasif işsiz konumunda olup aktif olarak üretime katılmayan kişiler.
yatan kişi mevzusuna gelelim. bir kişi neden çalışma isteği duymaz? bunun psikolojik boyutuna inersek karşımıza ' emeğe yabancılaşma' diye bir kavram çıkıyor. emeğe yabancılaşmak en basit tabirle kişinin emek vererek ortaya çıkardığı ürünün kendinden çıkıp onun karşısına ticari bir mal olarak çıkmasıdır. işçi sermaye sahibinin kölesidir ve aslında emek sarfettiği ürün onun değildir emeği kullanılmıştır. kendi ürettiği malı alabilmesi için belki de 5 yıllık maaşını ortaya koyması gereken işçi zamanla çalışma isteği duymaz çalışsa bile zorunluluk duyduğu için çalışır.
tam da bu noktada burjuva kesimimiz kurtarıcı ve kendini aklayıcı bir kavram atıyor ortaya. ' fırsat eşitliği' tanıdığı bir fırsat varmış gibi!!! ölümden daha büyük bir gerçeğin olmadığı dünyada ne komik bir çaba değil mi?
Liberalizm in attığı yalanlardan birisidir. Gerçek fırsat eşitliği için; eğitim, sağlık, ulaşım ve doğal kaynaklar devletin elinde olmalı bu hususda özel-teşşebüslere izin verilmemelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar