bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası19
- filmlerde bir yere girince kapıyı kapamamaları2
- kale3112 ifşa5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi2
- 20 ekim 2026 galatasaray strasbourg basketbol maçı2
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek8
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi2
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- sabahları nefret edilen şeyler5
- kolye140
- kabataş yalanı3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı19
- saçını topuz yapan erkek2
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- ozan tufan'ın beşiktaş'a karşı gol geleneği2
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- güzellik göreceli değildir7
- tam her şey bitti derken hayatın yüzünüze gülmesi2
- bdsm ci kadın yazar12
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- coskuyla sabunlanan pipi8
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- fon vurgunu32
- türkiye nin en büyük sorunu12
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- usualsuspects'in ayağı15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler70
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- üşümek hiç ısınmamak4
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- yazarların hayattaki başarıları9
- mandalinanın yanında ekmek yemek4
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- salata bile yapamayan tip5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- egzotikbirkul6
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası4
vardır. fakir olanda sınava adam gibi çalışıp kazansaydı sanki farklı sınava soktular.
kapitalizmin bize armağını bir terim. genelde fırsattan istifade etmek isteyenlerin başucu kelimesi , fırsat eşitliği...
ne demekti bu fırsat eşitliği. toplumda farklı kategorilere ait insanlara aynı fırsat haklarının tanınması. kim tanıyor bu hakkı onlara? tabiki daha güçlü olan, erk sahibi olan.
öncelikle aynı havayı soluduğumuz, aynı denizden, güneşten faydalandığımız bu yeryüzü içerisindeki tüm nimetler nefes alan , yaşayan tüm canlılardır. peki ne oluyor da bu insanlar hüküm yetkisinin kendinde olmadığı bu nimetlerin sahibi olma münasebetine vakıf olabiliyor.
yüzyıllar öncesinden başlayan bu sahip olma ve bireyselleşme hevesi tüm dünyanın hızlıca sonunu getirmekte. şimdi diyeceksiniz ki ben çalışırken yan gelip yatan adamla neden aynı haklara sahip olayım? tabi gerçekten çalıştığınız düşünürsek çünkü bugün beden işçilerinin dışında kalan çalışanların geneli pasif işsiz konumunda olup aktif olarak üretime katılmayan kişiler.
yatan kişi mevzusuna gelelim. bir kişi neden çalışma isteği duymaz? bunun psikolojik boyutuna inersek karşımıza ' emeğe yabancılaşma' diye bir kavram çıkıyor. emeğe yabancılaşmak en basit tabirle kişinin emek vererek ortaya çıkardığı ürünün kendinden çıkıp onun karşısına ticari bir mal olarak çıkmasıdır. işçi sermaye sahibinin kölesidir ve aslında emek sarfettiği ürün onun değildir emeği kullanılmıştır. kendi ürettiği malı alabilmesi için belki de 5 yıllık maaşını ortaya koyması gereken işçi zamanla çalışma isteği duymaz çalışsa bile zorunluluk duyduğu için çalışır.
tam da bu noktada burjuva kesimimiz kurtarıcı ve kendini aklayıcı bir kavram atıyor ortaya. ' fırsat eşitliği' tanıdığı bir fırsat varmış gibi!!! ölümden daha büyük bir gerçeğin olmadığı dünyada ne komik bir çaba değil mi?
ne demekti bu fırsat eşitliği. toplumda farklı kategorilere ait insanlara aynı fırsat haklarının tanınması. kim tanıyor bu hakkı onlara? tabiki daha güçlü olan, erk sahibi olan.
öncelikle aynı havayı soluduğumuz, aynı denizden, güneşten faydalandığımız bu yeryüzü içerisindeki tüm nimetler nefes alan , yaşayan tüm canlılardır. peki ne oluyor da bu insanlar hüküm yetkisinin kendinde olmadığı bu nimetlerin sahibi olma münasebetine vakıf olabiliyor.
yüzyıllar öncesinden başlayan bu sahip olma ve bireyselleşme hevesi tüm dünyanın hızlıca sonunu getirmekte. şimdi diyeceksiniz ki ben çalışırken yan gelip yatan adamla neden aynı haklara sahip olayım? tabi gerçekten çalıştığınız düşünürsek çünkü bugün beden işçilerinin dışında kalan çalışanların geneli pasif işsiz konumunda olup aktif olarak üretime katılmayan kişiler.
yatan kişi mevzusuna gelelim. bir kişi neden çalışma isteği duymaz? bunun psikolojik boyutuna inersek karşımıza ' emeğe yabancılaşma' diye bir kavram çıkıyor. emeğe yabancılaşmak en basit tabirle kişinin emek vererek ortaya çıkardığı ürünün kendinden çıkıp onun karşısına ticari bir mal olarak çıkmasıdır. işçi sermaye sahibinin kölesidir ve aslında emek sarfettiği ürün onun değildir emeği kullanılmıştır. kendi ürettiği malı alabilmesi için belki de 5 yıllık maaşını ortaya koyması gereken işçi zamanla çalışma isteği duymaz çalışsa bile zorunluluk duyduğu için çalışır.
tam da bu noktada burjuva kesimimiz kurtarıcı ve kendini aklayıcı bir kavram atıyor ortaya. ' fırsat eşitliği' tanıdığı bir fırsat varmış gibi!!! ölümden daha büyük bir gerçeğin olmadığı dünyada ne komik bir çaba değil mi?
Liberalizm in attığı yalanlardan birisidir. Gerçek fırsat eşitliği için; eğitim, sağlık, ulaşım ve doğal kaynaklar devletin elinde olmalı bu hususda özel-teşşebüslere izin verilmemelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar