bugün
- kolye59
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- sözlük obezlerinin fotoğrafları5
- ankara8
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı7
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak3
- jeffrey epstein6
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- anadolu çomarları7
- bileklik19
- fenerbahçe17
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı6
- galatasaray19
- yalnızlık ömür boyu2
- tır şoförü olmayı istemek13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- lale2
- beşiktaş17
- uzun yola gitmeyi özlemek2
- bugün sözlüğün sakin olması2
- kedi9
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- kadınların çalışması3
- gül3
- kim kimi neden sevmiyor14
- yogartiksen40
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- anın görüntüsü20
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- benim de devletim olsun diyen kürt11
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- çiçek taksi2
- türkiye17
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- zebra4
- anın fotoğrafı2
- timsah7
- saat4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- ataerkillikten tiksinmek2
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
Onraporlama.
Herhangi bir degiskenin, gecmis donemlerdeki degisim kalibina ve bu kalibin projeksiyonlarina bakarak degiskenin gelecekte alacabilecegi degerleri tahmin etmektir.
Teknik olarak, nicel ve nitel olarak yontemleri siniflandirabiliriz.
Nicel yontemler;basit projeksiyon yontemleri, zaman serisi yontemleri ve nedensel yontemleri kapsar. Bu yontemler zamanin degisik donemlerindeki gecmis verilerin istatistiksel ve ekonometrik analizlerini kullanirlar.
Nitel yontemler; yargisal(subjective) , arastirici(exploratory)ve kuralci(normative) yontemleri kapsar. Nitel yontemler gecerli bir tarihsel veri setinin bulunmadigi durumlarda basvurulan onraporlama teknikleri olarak bilinir.
Herhangi bir degiskenin, gecmis donemlerdeki degisim kalibina ve bu kalibin projeksiyonlarina bakarak degiskenin gelecekte alacabilecegi degerleri tahmin etmektir.
Teknik olarak, nicel ve nitel olarak yontemleri siniflandirabiliriz.
Nicel yontemler;basit projeksiyon yontemleri, zaman serisi yontemleri ve nedensel yontemleri kapsar. Bu yontemler zamanin degisik donemlerindeki gecmis verilerin istatistiksel ve ekonometrik analizlerini kullanirlar.
Nitel yontemler; yargisal(subjective) , arastirici(exploratory)ve kuralci(normative) yontemleri kapsar. Nitel yontemler gecerli bir tarihsel veri setinin bulunmadigi durumlarda basvurulan onraporlama teknikleri olarak bilinir.
üniversitede aldığım en garip seçmeli derslerden biriydi. Türkçesi, nasıl oluyorsa, zaman serileri ve tahmin.
bunun sınavında hissettiğim çaresizliği başka çok az sınavda hissetmişimdir. Bir kere sınavda kitap ve not açmak serbest. Mühendislik fakültesi okuyanlar bilir ki, böyle bir serbesti temelde yarraa yediğinizin resmidir.
Daha kötüsü, insanın hesap makinesine bu denli bağımlı olması berbat bir şey. Zaten minimum 6 haneli rakamlarla çalışıyorsunuz, virgülden sonra en az 4 hane zorunlu.
Bir veri setini bir yerden alıyorsun ve iterasyonlarla ilerliyorsun, en ufak bir hata yapınca üçüncü iterasyonda doğru sonuçtan 2 evren kadar uzaklaşıyorsun, ki düşün, daha bir dünya basamak var ve sen yanlış olduğunu net şekilde hissettiğin yolda matematik ilminin anasının amına doğru gidiyorsun.
Neden? Çünkü artık dönüş yok. Çok fazla hesap yapmışsın, 2 saattir çarpa böle ilerliyorsun, hesap makinesi bile “abi az soluklanayım” diyecek raddeye gelmiş, başladığın yerden çok uzaktasın ve geriye dönüp hatayı tespit etmen olanaksız.
Misal ben soruların birinde son iterasyonda virgülden sonra 0 gördüm. Hesap makinesinin ekranında Baya bildiğin tam sayı cillop gibi pırıl pırıl bakıyor sana. Gülümsüyor resmen. Yarraaa yedin, diyor. Çünkü böyle bir ihtimal katrilyonda bir bile değil.
Kağıdı çaktırmadan buruşturup sıranın altına attım, o sorunun kağıdını verip taşak malzemesi olmak istemedim.
Düşünsene sınav çıkışı insanlar birbiriyle “şu soruyu ne buldun” diye konuşmak istemiyor. Çünkü, sallıyorum, birinin 3,4587 bulduğu soruya diğer yedi yüz milyonlu sonuç bulmuş. Amk ben şimdi çıkıp nasıl tam sayı buldum diyeyim.
O dersi Nasıl geçtim bilmiyorum ama “ben o soruyu yapmadım” dedim soranlara.
bunun sınavında hissettiğim çaresizliği başka çok az sınavda hissetmişimdir. Bir kere sınavda kitap ve not açmak serbest. Mühendislik fakültesi okuyanlar bilir ki, böyle bir serbesti temelde yarraa yediğinizin resmidir.
Daha kötüsü, insanın hesap makinesine bu denli bağımlı olması berbat bir şey. Zaten minimum 6 haneli rakamlarla çalışıyorsunuz, virgülden sonra en az 4 hane zorunlu.
Bir veri setini bir yerden alıyorsun ve iterasyonlarla ilerliyorsun, en ufak bir hata yapınca üçüncü iterasyonda doğru sonuçtan 2 evren kadar uzaklaşıyorsun, ki düşün, daha bir dünya basamak var ve sen yanlış olduğunu net şekilde hissettiğin yolda matematik ilminin anasının amına doğru gidiyorsun.
Neden? Çünkü artık dönüş yok. Çok fazla hesap yapmışsın, 2 saattir çarpa böle ilerliyorsun, hesap makinesi bile “abi az soluklanayım” diyecek raddeye gelmiş, başladığın yerden çok uzaktasın ve geriye dönüp hatayı tespit etmen olanaksız.
Misal ben soruların birinde son iterasyonda virgülden sonra 0 gördüm. Hesap makinesinin ekranında Baya bildiğin tam sayı cillop gibi pırıl pırıl bakıyor sana. Gülümsüyor resmen. Yarraaa yedin, diyor. Çünkü böyle bir ihtimal katrilyonda bir bile değil.
Kağıdı çaktırmadan buruşturup sıranın altına attım, o sorunun kağıdını verip taşak malzemesi olmak istemedim.
Düşünsene sınav çıkışı insanlar birbiriyle “şu soruyu ne buldun” diye konuşmak istemiyor. Çünkü, sallıyorum, birinin 3,4587 bulduğu soruya diğer yedi yüz milyonlu sonuç bulmuş. Amk ben şimdi çıkıp nasıl tam sayı buldum diyeyim.
O dersi Nasıl geçtim bilmiyorum ama “ben o soruyu yapmadım” dedim soranlara.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar