bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- tarım3
- yaşlandığının farkına varmak9
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- hayatı stressiz ve huzurlu yaşamak için gerekenler2
- kartoncu birader vs erecto bey3
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- müzik dinlemek5
- ekşi sözlük referans17
- namaz5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- kedi5
- dağ evi olmayan erkek5
- asosyal ve çirkin olmak4
- yağmur2
- sözlük yazarlarının kekleri5
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sözlüğün çok durgun olması6
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- adavet2
- ahududu5
- mekke anlaşması20
- evlenmeme nedenleri5
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- sıcak hava vs soğuk hava6
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- 2000 doğumlu kızlar6
- ekonomi16
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- iki arada bir derede kalmak2
- özgür özel7
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı5
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- baliye balayına gitme ezikliği4
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- ulu parti5
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- türkiye10
yeni nesil ..sözlük deniz.
hoşgelmiş.
sözlükte kısa süre önce tanıdığım çok beğendiğim ve sevdiğim güzel bir yazar. güzelde dert ortağıdır.
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
itti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.
Bir koru rüzgarlaydı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
işleyip durdu bu yitikliği yeniden.
Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı*
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
itti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.
Bir koru rüzgarlaydı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
işleyip durdu bu yitikliği yeniden.
Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı*
bir piyanonun önündesin o piyanodan daha güzelsin. sonra zorla götürmüşlerdi fidan dikiyoruz. okul aile birliği hatıra ormanı. tek ağaç boy vermedi orada. zıvanadan çıkmış bu iki kurumun birlikteliğine de ancak böyle bir hatıra yakışırdı. sonra veda balosunda çenemi omzuna yaslamışım. bu veda balolarında tuhaf şeyler oluyor. herkesi birbirine bağlayıp her şeyi kördüğüm etmek isteyen doğaüstü güçlere geliyor sanki sahne sırası.
sonra güneş vuran balkonda kahvaltı sofrası. bir elinde kızarmış ekmek diğerinde küçük çaya yirmi şeker atma arzusu. sonra aynı arzuyla iskelenin ucunda kollarını iki yana açmışsın. sütliman denizde tsunamiye hazırsın.
sonra yeni yıla girerken yanaklarımızı birbirine yaslamışız. lunaparkta annesini kaybetmiş siyam ikizleri gibi. bir kahkahaya yapışmış iki deli. gözler bile kırmızı çıkmış.
sonra ortak bir arkadaşın düğününde orkestranın tam önünde dans ederken sarılmışız. arka planda sıkıntıdan koşan bir çocuk var. işte o çocuk birazdan gelip bize çarpacak.
sonra dostlarla bir masada herkes kadeh kaldırmış biz öyle bakışıyoruz. herhalde bu pozu da sonradan bakıp içeriz diye verdik.
sonra yoldan geçen mısırcıya rica etmiştik o çekmişti. gün batıyordu neden diye sormuştun. ellerini tuttuysam uçuruma düşmemek içindi. güneşte ıslık çalan çocuklar içindi. aslında tek kişi sayılmaz mı karanlıkta iki kişi. kaybolan olursa elma diye bağırsın. ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız.
sonra albümü kapatıyorum zihnimde bambaşka bir fotoğraf. sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim ah böyle kıpırdayıp durmasan.*
sonra güneş vuran balkonda kahvaltı sofrası. bir elinde kızarmış ekmek diğerinde küçük çaya yirmi şeker atma arzusu. sonra aynı arzuyla iskelenin ucunda kollarını iki yana açmışsın. sütliman denizde tsunamiye hazırsın.
sonra yeni yıla girerken yanaklarımızı birbirine yaslamışız. lunaparkta annesini kaybetmiş siyam ikizleri gibi. bir kahkahaya yapışmış iki deli. gözler bile kırmızı çıkmış.
sonra ortak bir arkadaşın düğününde orkestranın tam önünde dans ederken sarılmışız. arka planda sıkıntıdan koşan bir çocuk var. işte o çocuk birazdan gelip bize çarpacak.
sonra dostlarla bir masada herkes kadeh kaldırmış biz öyle bakışıyoruz. herhalde bu pozu da sonradan bakıp içeriz diye verdik.
sonra yoldan geçen mısırcıya rica etmiştik o çekmişti. gün batıyordu neden diye sormuştun. ellerini tuttuysam uçuruma düşmemek içindi. güneşte ıslık çalan çocuklar içindi. aslında tek kişi sayılmaz mı karanlıkta iki kişi. kaybolan olursa elma diye bağırsın. ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız.
sonra albümü kapatıyorum zihnimde bambaşka bir fotoğraf. sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim ah böyle kıpırdayıp durmasan.*
kendisiyle kafaları dağıtmak istediğim yazar. bu da bizim şarkımız oldu artık.* http://www.youtube.com/watch?v=fqZNleVPys4
En sevdiği renk mor olan kadın
En sevdiği kelime 'asi...
En sevdiği oyun incitmek beni
Hıncı çocukluktan kalma yara izi...
Zamanı, yaralarla ölçen kadın
Geçmişiyle kavgalı
Tanrı'ya sığınan kız çocuğu geceleri
isyankar gündüzleri...
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...
Kırdığı kalpleri dizmiş ipe
Genede en büyük zararı kendine
Ayak izlerini kuşlar yesin diye
Ekmek kırıntıları bırakır geride
En sevdiği ses, çocuk sesi
Oysa, anne olmayı istememiş
Yıllar var ki kendi
Hiçbir zaman kök salmamış ki
Sırf birgün çekip gidebilmek için
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...
Genede bulup birbirimizi
Aldatma pahasına sevdiklerimizi
Ağlayarak seviştiğim kadın
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk...Senle ben
Kaç gece göğsünde uyuduğum kadın
Hep tek başıma uyandım.....
En sevdiği kelime 'asi...
En sevdiği oyun incitmek beni
Hıncı çocukluktan kalma yara izi...
Zamanı, yaralarla ölçen kadın
Geçmişiyle kavgalı
Tanrı'ya sığınan kız çocuğu geceleri
isyankar gündüzleri...
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...
Kırdığı kalpleri dizmiş ipe
Genede en büyük zararı kendine
Ayak izlerini kuşlar yesin diye
Ekmek kırıntıları bırakır geride
En sevdiği ses, çocuk sesi
Oysa, anne olmayı istememiş
Yıllar var ki kendi
Hiçbir zaman kök salmamış ki
Sırf birgün çekip gidebilmek için
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...
Genede bulup birbirimizi
Aldatma pahasına sevdiklerimizi
Ağlayarak seviştiğim kadın
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk...Senle ben
Kaç gece göğsünde uyuduğum kadın
Hep tek başıma uyandım.....
benim bir tanecik canım güzel arkadaşım olan yazar. çabucak iyileşmesi gereken bütün vitaminlerimi kendisine yolladığım yazar.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar