bugün

yeni nesil ..sözlük deniz.
hoşgelmiş.
sözlükte kısa süre önce tanıdığım çok beğendiğim ve sevdiğim güzel bir yazar. güzelde dert ortağıdır.
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların

Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti

itti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey

Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği

Kaybetti kumarda gözlerim

Kaybetti kumarda gözleri.

Bir koru rüzgarlaydı göğüs boşluğumuzda sanki

Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden

Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine

Yani her soluk alıp verişimizde bizim

Bir mekik gibi kalbin

Bir mekiği gibi kalbim

işleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı

Farkında mısın bilmem

Gündüzler..

Gündüzler biraz azaldı*
bir piyanonun önündesin o piyanodan daha güzelsin. sonra zorla götürmüşlerdi fidan dikiyoruz. okul aile birliği hatıra ormanı. tek ağaç boy vermedi orada. zıvanadan çıkmış bu iki kurumun birlikteliğine de ancak böyle bir hatıra yakışırdı. sonra veda balosunda çenemi omzuna yaslamışım. bu veda balolarında tuhaf şeyler oluyor. herkesi birbirine bağlayıp her şeyi kördüğüm etmek isteyen doğaüstü güçlere geliyor sanki sahne sırası.
sonra güneş vuran balkonda kahvaltı sofrası. bir elinde kızarmış ekmek diğerinde küçük çaya yirmi şeker atma arzusu. sonra aynı arzuyla iskelenin ucunda kollarını iki yana açmışsın. sütliman denizde tsunamiye hazırsın.
sonra yeni yıla girerken yanaklarımızı birbirine yaslamışız. lunaparkta annesini kaybetmiş siyam ikizleri gibi. bir kahkahaya yapışmış iki deli. gözler bile kırmızı çıkmış.
sonra ortak bir arkadaşın düğününde orkestranın tam önünde dans ederken sarılmışız. arka planda sıkıntıdan koşan bir çocuk var. işte o çocuk birazdan gelip bize çarpacak.
sonra dostlarla bir masada herkes kadeh kaldırmış biz öyle bakışıyoruz. herhalde bu pozu da sonradan bakıp içeriz diye verdik.
sonra yoldan geçen mısırcıya rica etmiştik o çekmişti. gün batıyordu neden diye sormuştun. ellerini tuttuysam uçuruma düşmemek içindi. güneşte ıslık çalan çocuklar içindi. aslında tek kişi sayılmaz mı karanlıkta iki kişi. kaybolan olursa elma diye bağırsın. ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız.
sonra albümü kapatıyorum zihnimde bambaşka bir fotoğraf. sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim ah böyle kıpırdayıp durmasan.*
Bazlarla pembe renk veren belirtec. Nam-i diger indikator

yazarmis, saygilar.
kendisiyle kafaları dağıtmak istediğim yazar. bu da bizim şarkımız oldu artık.* http://www.youtube.com/watch?v=fqZNleVPys4
En sevdiği renk mor olan kadın
En sevdiği kelime 'asi...
En sevdiği oyun incitmek beni
Hıncı çocukluktan kalma yara izi...

Zamanı, yaralarla ölçen kadın
Geçmişiyle kavgalı
Tanrı'ya sığınan kız çocuğu geceleri
isyankar gündüzleri...

ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...

Kırdığı kalpleri dizmiş ipe
Genede en büyük zararı kendine
Ayak izlerini kuşlar yesin diye
Ekmek kırıntıları bırakır geride

En sevdiği ses, çocuk sesi
Oysa, anne olmayı istememiş
Yıllar var ki kendi
Hiçbir zaman kök salmamış ki
Sırf birgün çekip gidebilmek için

ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk.. Senle ben...

Genede bulup birbirimizi
Aldatma pahasına sevdiklerimizi
Ağlayarak seviştiğim kadın
ipleri dolaşmış uçurtmalar misali

ipleri dolaşmış uçurtmalar misali
Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı
Ne gidebildik kendi yolumuza
Rüzgarda savruk, başına buyruk...Senle ben

Kaç gece göğsünde uyuduğum kadın
Hep tek başıma uyandım.....
benim bir tanecik canım güzel arkadaşım olan yazar. çabucak iyileşmesi gereken bütün vitaminlerimi kendisine yolladığım yazar.*
© copyright 2005 - 2026