bugün
- kilo vermenin çok zor olması2
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- rahmi koç3
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- en iyi antidepresan7
- true denilen yazar10
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- kötü biri olduğunu bilmek5
- deli olduğunun farkına varmak6
- diyanetin abd'deki villaları8
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- arkadaşlar nasılsınız6
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- acıkmamak için öneriler5
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- cilgincapkin221
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- chp'nin hali ne olacak49
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn2
- kontrat fosfor karburator5
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- determinizm2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- sarı yeleli aslan trump8
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- gecenin şarkısı5
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- anın görüntüsü18
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı2
- mor semsiyeli yabanci14
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- gocu26
- zallın fake hesabı var mı9
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iç sesin sürekli konuşması3
- hababam sınıfı semra hoca7
- yazarları gülümseten şeyler6
bu mereti kullanan insanlar çok samimiyetsiz oluyor nedense.
artık listelerinde amca, baba olduğu için mi bilemiyorum.
cici görünme çabaları, siktiri boktan durum güncellemeleri.
koyulan resimlerdeki yapmacık olma durumları.
yabancı arkadaşlarıma bakıyorum gayet rahat bir şekilde kasılmadan kullanıyor bunu.
türk arkadaşlarıma bakıyorum adam maymuna dönmüş.
bilgilerine üniversite bitirdiğini*yazmış.
lan bir de hatun kişilerinin fotoğrafları altına;
''yenir ki bu, haha muhteşem, manken olsana kız'' gibi yorumlar var ya.
ta amlarına koyayım. sonra kızlar neden böyle tripcan.
amına koyim orangutana benzeyen kızı jennifer aniston ile bir tutuyosun pezevenk.
sırf sevişebilmek için. cibiliyetini sikeyim.
evet neyse.
mesela şöyle bir karşılaştırma yapalım;
evvel zamanda listemde sınıf arkadaşım ekliydi.
lan böyle nasıl desem kasım kasım kasılmış. adını kasım koymuştum.
lan kızı görseniz bok yapışmaz suratına. ama bir afra, bir tafra anlatamam.
nasıl havalı. sanki küçük tepeleri o yarattı.
sonra çıkarttım listemden zaten.
bir de hollanda'dan tanıdık bir hatun vardı. kız tabiri caiz ise su gibi.
ama kız öyle mütevazi, öyle sakin anlatamam. hiç böbürlenme yok. trip yok.
2-3 vidyo paylaşır durur garibim. arada halimi hatrımı sorar.
bizim kızlar öyle mi amına koyim.
''durumumu beqen duvarındayim xd'' böyle bir canlı nasıl yaşar ya.
hayatta kalma nedenlerinin amına koyim senin.
artık listelerinde amca, baba olduğu için mi bilemiyorum.
cici görünme çabaları, siktiri boktan durum güncellemeleri.
koyulan resimlerdeki yapmacık olma durumları.
yabancı arkadaşlarıma bakıyorum gayet rahat bir şekilde kasılmadan kullanıyor bunu.
türk arkadaşlarıma bakıyorum adam maymuna dönmüş.
bilgilerine üniversite bitirdiğini*yazmış.
lan bir de hatun kişilerinin fotoğrafları altına;
''yenir ki bu, haha muhteşem, manken olsana kız'' gibi yorumlar var ya.
ta amlarına koyayım. sonra kızlar neden böyle tripcan.
amına koyim orangutana benzeyen kızı jennifer aniston ile bir tutuyosun pezevenk.
sırf sevişebilmek için. cibiliyetini sikeyim.
evet neyse.
mesela şöyle bir karşılaştırma yapalım;
evvel zamanda listemde sınıf arkadaşım ekliydi.
lan böyle nasıl desem kasım kasım kasılmış. adını kasım koymuştum.
lan kızı görseniz bok yapışmaz suratına. ama bir afra, bir tafra anlatamam.
nasıl havalı. sanki küçük tepeleri o yarattı.
sonra çıkarttım listemden zaten.
bir de hollanda'dan tanıdık bir hatun vardı. kız tabiri caiz ise su gibi.
ama kız öyle mütevazi, öyle sakin anlatamam. hiç böbürlenme yok. trip yok.
2-3 vidyo paylaşır durur garibim. arada halimi hatrımı sorar.
bizim kızlar öyle mi amına koyim.
''durumumu beqen duvarındayim xd'' böyle bir canlı nasıl yaşar ya.
hayatta kalma nedenlerinin amına koyim senin.
feysbok !!
çaktırmadan dolandırmaya çalışan uygulamaları ve dahası sürekli beğeni peşinde olan ergenleri hatta din & allah üzerinden beğeni çabaları olanlar ve son zamanlarda yorumlarda artan "yemin ediyorum bu sayfayı beğenicemm" diye yorum atan asalaklar yüzünden gözümde gram değeri kalmamış sözde sosyal site.
şarkısı bilem var.
iyice spam yuvası haline gelen site. yok sigara bırakma şeysiydi, yok zayıflama ürünüydü bir bitmediler gitti. zaman tüneline de zorla geçirdi. hâlâ geçmeyenler var, bu geçme işi de neye göre yapılıyor belli değil.
aslında çok uzun zamandır bir şeyler yazmak istiyordum bu konu hakkında ama söyleyeceklerim bin defa yazıldı, söylendi.
aslında facebook müthiş bir fikir, yıllardır "acaba ne yapıyordur şimdi nerelelerdedir?" diye kendi kendine sorduğun sorularının cevabını bulma aracı... uzak mesafedekileri bir şekilde yanına getiren, bağlantıyı koparmamanı sağlayan bir sosyal gereç. elbette özel hayatla ilgili pek çok soruna da sebep oluyor, bütün hayatını kendi ellerinle, bile isteye bir şirkete sunuyorsun, bu problemi son derece teknik olarak açıklayan son derece kaliteli yazılar var, ahkam kesmek bana düşmez.
ben son derece öznel bir açıdan yaklaşmak istiyorum olaya... facebook benim hayatımı nasıl etkiledi?
sanırım 2007 yılında ilk hesabımı açtım, üniversite, lise, ilkokul derken tüm arkadaşlarım, eskiler bir bir ekledi... pek aktif bir kullanıcı değildim. 2009-2010 yıllarında edinburgh'da bulunduğum sürece edindiğim arkadaşlar da listemde yer aldı. türkiye'ye döndükten sonra istanbul'da tanıştığım ve sık görüştüğüm yabancı arkadaşlarım, çalıştığım uluslararası organizasyondaki yabancı iş arkadaşlarım derken liste 2/3 yabancı arkadaşlardan oluştu... zaman zaman iletilerimi ingilizce paylaşıyordum, bu listemdeki türk arkadaşlarımda garip tepkilere yol açtı... istisnasız her iki günde bir değişik birinden neden türkçe yazmadığımla ilgili mesaj alıyordum. sorular meraktan değil, hesap sorma arzusundan kaynaklanıyordu. komik, aynı şey ingilterede de başıma geldi, türkçe içerik paylaştığımda bir arkadaşım beni eleştirdi, arkadaşlarımın anlamadığı bir dilde yazdığımda çevremdekilere saygısızlık etmiş oluyormuşum...
özel gün ve haftalarda profilime türk bayrağı koymayınca, şehit haberlerinde gül resmi eklemeyince, militarist yorumlar yapmayınca da eleştiri aldım. ben de insanları yargılamaya başladım, mavi marmara olayından sonra "aslında hitler haklıymış" diyenleri profilimden sildim, vb...
mesajlarına acilen cevap vermediğim insanlar sitem ettiler, halbuki birbirimizn telefonu bile yoktu, en az on yıldır görüşmemiştik bu insanlarla... doğum günlerini hatırlamadığım insanların doğum gününü kutlamak zorunda kaldım, kutlamazsam sitem edildi... yüzünü bile hatırlamadığım insanlar doğum günümü kutladı, ertesi yıl doğum günü tarihimi kapatınca doğal olarak kimse kutlamadı...
ama en önemlisi, özlediklerimi, merak ettiklerimi bana yakınlaştırması gereken bu sosyal aracı arkadaşlarım, akrabalarım, listemdekiler, listemde olmayanlar, listemden çıkarttıklarım bir sosyal baskı aracı haline getirmeye başladılar ve bu beni çok rahatsız etti.
birkaç defa hesabımı dondurdum ama merak ettiğim bir şey olduğunda hesabı tekrar açtım. birkaç ay önce artık gına geldiğini anladım, listeme bakarsam 380 küsür arkadaşım vardı ama üzüldüğümde, sevindiğimde, karnım ağrıdığında tek bir kişiyi arıyordum. birkaç ay önce paylaştığım bütün fotoğraf, bilgi, ıvır zıvırı sildim... sonra da tüm arkadaş listemi silerek facebook hesabımı tümüyle kapattım. bunu yaparken pişman olacağımı düşünüyordum aslında ama öyle olmadı. şimdi bütün sevdiklerim, özlediklerim kalbimde... anılarımı hatırlıyorum, özlersem eski fotoğraflarına bakabilirim, ne yaptıklarını hayal edebilirim. şimdi onlar benim çok sevgili arkadaşlarım ve ben onları düşünürken hiçbiri "aslında hitler haklıymış" gibi andavalca yorumlar yapmıyorlar...
aslında facebook müthiş bir fikir, yıllardır "acaba ne yapıyordur şimdi nerelelerdedir?" diye kendi kendine sorduğun sorularının cevabını bulma aracı... uzak mesafedekileri bir şekilde yanına getiren, bağlantıyı koparmamanı sağlayan bir sosyal gereç. elbette özel hayatla ilgili pek çok soruna da sebep oluyor, bütün hayatını kendi ellerinle, bile isteye bir şirkete sunuyorsun, bu problemi son derece teknik olarak açıklayan son derece kaliteli yazılar var, ahkam kesmek bana düşmez.
ben son derece öznel bir açıdan yaklaşmak istiyorum olaya... facebook benim hayatımı nasıl etkiledi?
sanırım 2007 yılında ilk hesabımı açtım, üniversite, lise, ilkokul derken tüm arkadaşlarım, eskiler bir bir ekledi... pek aktif bir kullanıcı değildim. 2009-2010 yıllarında edinburgh'da bulunduğum sürece edindiğim arkadaşlar da listemde yer aldı. türkiye'ye döndükten sonra istanbul'da tanıştığım ve sık görüştüğüm yabancı arkadaşlarım, çalıştığım uluslararası organizasyondaki yabancı iş arkadaşlarım derken liste 2/3 yabancı arkadaşlardan oluştu... zaman zaman iletilerimi ingilizce paylaşıyordum, bu listemdeki türk arkadaşlarımda garip tepkilere yol açtı... istisnasız her iki günde bir değişik birinden neden türkçe yazmadığımla ilgili mesaj alıyordum. sorular meraktan değil, hesap sorma arzusundan kaynaklanıyordu. komik, aynı şey ingilterede de başıma geldi, türkçe içerik paylaştığımda bir arkadaşım beni eleştirdi, arkadaşlarımın anlamadığı bir dilde yazdığımda çevremdekilere saygısızlık etmiş oluyormuşum...
özel gün ve haftalarda profilime türk bayrağı koymayınca, şehit haberlerinde gül resmi eklemeyince, militarist yorumlar yapmayınca da eleştiri aldım. ben de insanları yargılamaya başladım, mavi marmara olayından sonra "aslında hitler haklıymış" diyenleri profilimden sildim, vb...
mesajlarına acilen cevap vermediğim insanlar sitem ettiler, halbuki birbirimizn telefonu bile yoktu, en az on yıldır görüşmemiştik bu insanlarla... doğum günlerini hatırlamadığım insanların doğum gününü kutlamak zorunda kaldım, kutlamazsam sitem edildi... yüzünü bile hatırlamadığım insanlar doğum günümü kutladı, ertesi yıl doğum günü tarihimi kapatınca doğal olarak kimse kutlamadı...
ama en önemlisi, özlediklerimi, merak ettiklerimi bana yakınlaştırması gereken bu sosyal aracı arkadaşlarım, akrabalarım, listemdekiler, listemde olmayanlar, listemden çıkarttıklarım bir sosyal baskı aracı haline getirmeye başladılar ve bu beni çok rahatsız etti.
birkaç defa hesabımı dondurdum ama merak ettiğim bir şey olduğunda hesabı tekrar açtım. birkaç ay önce artık gına geldiğini anladım, listeme bakarsam 380 küsür arkadaşım vardı ama üzüldüğümde, sevindiğimde, karnım ağrıdığında tek bir kişiyi arıyordum. birkaç ay önce paylaştığım bütün fotoğraf, bilgi, ıvır zıvırı sildim... sonra da tüm arkadaş listemi silerek facebook hesabımı tümüyle kapattım. bunu yaparken pişman olacağımı düşünüyordum aslında ama öyle olmadı. şimdi bütün sevdiklerim, özlediklerim kalbimde... anılarımı hatırlıyorum, özlersem eski fotoğraflarına bakabilirim, ne yaptıklarını hayal edebilirim. şimdi onlar benim çok sevgili arkadaşlarım ve ben onları düşünürken hiçbiri "aslında hitler haklıymış" gibi andavalca yorumlar yapmıyorlar...
senin zaman tüneline gönderdi yazısıyla beni sinir eden site. yeter amk kaç dakikadan beri kaç defa bildirim geliyor.
opera'yı satın alacağı iddia ediliyor:
görsel
görsel
bu sitede en çok hoşuma giden şey kuşkusuz kuzenlerin, hısım akraba ufaklıkların yazıları ile dalga geçip eğlenmek,
mesela yazıyor "bazen en buyuk engel en yakınınızdakılerdır" filan hemen yazıyorum,
ne oldu baban sokağa çıkmaya ızın vermedı mı, yada babana soylerım lan senı babana gider mı yapıyorsun fılan yazıyorum çok eğlencelı...
mesela yazıyor "bazen en buyuk engel en yakınınızdakılerdır" filan hemen yazıyorum,
ne oldu baban sokağa çıkmaya ızın vermedı mı, yada babana soylerım lan senı babana gider mı yapıyorsun fılan yazıyorum çok eğlencelı...
kendisi ile ilgilenmesi için sekreter tuttuğum alem.(vallahi yalan)
bazen o dereceye geliyor ama
çaysız kahvesiz masrafsız muhabbet daha ne olsun la
bazen o dereceye geliyor ama
çaysız kahvesiz masrafsız muhabbet daha ne olsun la
artık sadece bir "share efsanesi".
* kafasına göre iş yapma ve eski köye yeni adet getirme konularında dünya markası olan sitedir.
uygulamalara izin vermeden önce yeni uygulama merkezi özelliği ile deneyebileceğimiz sosyal oluşum: http://www.sosyotrend.com...eden-deneyebilecegiz.html
zaman tüneli bokundan kurtulması gereken site.
türkiye'de ilk popüler olduğu dönemlerde kişinin kendi arkadaş çevresine ulaşabileceği bir oluşum iken, şimdilerde ise herkesin birer edebiyatçı, birer şair ve birer filozof olduğu sosyal ağ.
ingilizce olduğu yıllar kimsenin kullanmadığı site.
türkçe olduğundan beri büyük bir kalitesizlik var.
türkçe olduğundan beri büyük bir kalitesizlik var.
yhe$iL eRiq sEvnLeR xD gibi grupların fazlaca bulunduğu sitedir.
gün geçtikçe değeri düşen ve bu nedenle hissedarlarını pişman etmiş site.
takilmadigim omrumun sonuna kadarda takilmayacagim bir yer. sacma.
gönderileri zamanlama özelliği ile özellikle sayfa yöneticilerinin işine yaracak olan sosyal ortam: http://www.sosyotrend.com...ilerinizi-zamanlayin.html
sayfa yöneticileri için de yeni profiller getirerek yetki sınırlandırması olanağı sağlayan sosyal platform: http://www.sosyotrend.com...cilerine-yeni-roller.html
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar