bugün
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı3
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı2
- 16 haziran 2026 avusturya ürdün maçı2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- true'ya arkadan sahip olmak12
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- futbol10
- tanga neden giyilir11
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- 2026 dünya kupası7
- 16 haziran 2026 suudi arabistan uruguay maçı2
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- kısa saçlı hatun çekiciliği4
- varoşluk göstergesi küçük detaylar2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını4
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- nesrin cavadzade9
- yazarların pahalı zevkleri3
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- son gün aslan burcu olmak4
- kıskanılmak vs kıskanmak3
- hayatın renginin kalmaması7
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- namus takıntısı olan erkek17
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- yalnız yaşamak6
- lüle kebabı4
- ece irtem8
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız4
- yahudi fıkraları6
- ya varsa2
- zayıflama iğnelerinin yasaklanması gerekliliği3
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- sedat bey birader pekmez bey reyiz3
- regl dönemi çirkinliği8
- yengeç burcu erkeği sinsiliği3
- badelenmiş sözlük yazarları7
- yeşil burun adaları7
- koklayarak öpen erkek5
devrimden biraz önce;
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
Dünya da ekonomik devrim diye bir kavram yok. Uluslar arası kabul gören kurallar ve sıra dışı tepkiler var. Temel kural talep edilen bir ürün üreteceksin. Tabi ki yanlız sen değil başkaları da üretecek. Onlarla rekabet edecek kendine bir pazar yaratacaksın. Bu durumda bir marka ismin ve marka değerin olacak. Sürekli rekabet içinde olacağın için kazancın büyük bölümünü avantaj kazanmak ve pazarını korumak için ar-ge ve promosyona ayıracaksın. Buna rağmen kazancın oranında sermaye birikimin oluşacak. Yeni talep olan alanlarda yatırım yapacaksın. Zor iş değil mi kardeşim. O zaman sırtını siyasi birey, kurum, parti ya da örgütlere yaslayacak. Kamudan sebebleneceksin. Kuralı fifty fifty dir. Bir liraya mal edip kamuya onbire satacak. Kalan onun beşini işi sana verenlere dağıtacak, Kalan beşi cukkalayacaksın. Bak bu daha kolay hadi kolay gelsin. Bu ülkede niye ekonomik kriz var onu da anlamıyorum.
Kalkınma amaçlı olmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar