bugün
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor3
- dünüşü4
- yunanistan29
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- tekne turu14
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- şimdi mokv olacaktı2
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- en son aldığınız iltifat14
- eğitimin anlamsızlığı3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- türk ateisti3
- sözlük yazarı dövmek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- nureddin mahmud zengi2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- sabahın köründe denize girmek2
- gebze2
- japonya23
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- cem küçük10
- gürcistan26
- balıkesir vs eskişehir2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ctrlx22
- gelecek partisi'nin kapanması12
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- nebiye salat ve resule itaat4
- anın görüntüsü12
devrimden biraz önce;
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
Dünya da ekonomik devrim diye bir kavram yok. Uluslar arası kabul gören kurallar ve sıra dışı tepkiler var. Temel kural talep edilen bir ürün üreteceksin. Tabi ki yanlız sen değil başkaları da üretecek. Onlarla rekabet edecek kendine bir pazar yaratacaksın. Bu durumda bir marka ismin ve marka değerin olacak. Sürekli rekabet içinde olacağın için kazancın büyük bölümünü avantaj kazanmak ve pazarını korumak için ar-ge ve promosyona ayıracaksın. Buna rağmen kazancın oranında sermaye birikimin oluşacak. Yeni talep olan alanlarda yatırım yapacaksın. Zor iş değil mi kardeşim. O zaman sırtını siyasi birey, kurum, parti ya da örgütlere yaslayacak. Kamudan sebebleneceksin. Kuralı fifty fifty dir. Bir liraya mal edip kamuya onbire satacak. Kalan onun beşini işi sana verenlere dağıtacak, Kalan beşi cukkalayacaksın. Bak bu daha kolay hadi kolay gelsin. Bu ülkede niye ekonomik kriz var onu da anlamıyorum.
Kalkınma amaçlı olmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar