bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek8
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- nesrin cavadzade9
- hayatın renginin kalmaması7
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- tanga neden giyilir9
- yahudi fıkraları6
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- yalnız yaşamak6
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı8
- true'ya arkadan sahip olmak6
- evlenmemeyi başarı olarak görmek7
- arapçada ene mi denir ana mı denir2
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi6
- koklayarak öpen erkek5
- erecto birader biraderdir hedesi3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı3
- regl dönemi çirkinliği8
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi4
- badelenmiş sözlük yazarları7
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- yeşil burun adaları6
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- aktroller9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- ece irtem7
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- şanzımanı dağıtmak2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı5
- yanık tekerlek kokusu4
- evli kadınlara asılmak5
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- futbol9
- hangi manifest kızısın7
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- ankaradaki çıkılamayan yokuş3
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı4
- istanbul şu an 24 derece2
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar9
devrimden biraz önce;
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
bu yazıyı uzun zamandır yazmayı planlıyordum, gün bugüneymiş.dünya artık çok farklı noktalardan geçiyor, ne türkiye o eski türkiye ne dünya o eski dünya.savaşların kurlarla yapıldığı ortadoğunun kan gölüne döndüğü batının ekonomik krizlerle çıkmaza girdiği bir dönemden geçiyoruz. aslında ekonomideki değişimin 2007 krizi ile başladığını söylemek isterim. o günden bugüne tam 9 yıl geçti, 2007 ekonomik krizi tüm dünya'ya şunu gösterdi, insanlar artık üretmiyordu yatırım için emtiaları seçiyor ve bunlar üzerinden paralar kazanıyordu bu işin son çılgınlığı emlak balonudur, bu balon abd de öyle bir patladı ki tam 9 yıl sonra bugün kendine gelebilmiş değil, aynı şekilde gıda fiyatları tavan yapmıştı dahası var gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde alınan araba hatta telefon bile yatırım aracı olarak görülmeye başlandı, alan kişi hep bir üstüne koyup satma derdine girdi. depolarda patates saklayıp fiyatların artmasını bekleyenlerle doldu her yer.her şey karmaşık bir hal almıştı, üreterek değil para üzerinden para kazanma devri iyice sarpa sarıyor kapitalizm net olarak sallanıyordu. yıl 2009 u gösterdiğinde bitcoin anonim olarak piyasaya sürüldü arzı sınırlı olan bu para biriminden 22 milyon adet üretilecek ve daha fazla üretilmesi mümkün olmayacaktı. bitcoini piyasaya sürenler bir inci gibi sistemi işlemiş tam bir kusursuz para birimi yaratmayı başarmışlardı.kimler sürdü amaçları ne hala bilmiyoruz.
gelelim günümüze;
bitcoini devrimin ortasına koyarsak yaşanan her şeyden bağımsız olduğunu düşünemeyiz, sömürü savaş ve soygun düzenine vurulan büyük bir tokattır çünkü. şimdi tüm dünyanın haykırdığı bir gerçek var üretim ekonomisine geçelim ama nasıl? ünlü ingiliz ekonomi dergisi the economist bu soruya dönen bir çarkın ortasına bitcoini koyarak gerçek cevabı vermiş oldu. artık hiç kimsenin emtialara yatırım yapmadığı, ev fiyatlarının artmadığı her şeyin fiyatların sabit kaldığı enflasyonun sıfırlandığı bir dünya düşünün emlak balonu gibi balonların şişmediği bir dünya, rantın sıfırlandığı bir dünya. o dünya da yüklü bir paranız olduğunu düşünün paranızı arttırmak için ne yapardınız ev alıp fiyatının artmasını beklemek mi ? yoksa arsa alıp üstüne komisyonu koyup satmak mı yahut petrol alıp artmasını beklemek mi? ne yazık ki o dünyada bunların hiç birini yapamayacaksınız, ya bir şeyler üretip para kazanacaksınız ya da paranızı harcayarak tüketeceksiniz.
Dünya da ekonomik devrim diye bir kavram yok. Uluslar arası kabul gören kurallar ve sıra dışı tepkiler var. Temel kural talep edilen bir ürün üreteceksin. Tabi ki yanlız sen değil başkaları da üretecek. Onlarla rekabet edecek kendine bir pazar yaratacaksın. Bu durumda bir marka ismin ve marka değerin olacak. Sürekli rekabet içinde olacağın için kazancın büyük bölümünü avantaj kazanmak ve pazarını korumak için ar-ge ve promosyona ayıracaksın. Buna rağmen kazancın oranında sermaye birikimin oluşacak. Yeni talep olan alanlarda yatırım yapacaksın. Zor iş değil mi kardeşim. O zaman sırtını siyasi birey, kurum, parti ya da örgütlere yaslayacak. Kamudan sebebleneceksin. Kuralı fifty fifty dir. Bir liraya mal edip kamuya onbire satacak. Kalan onun beşini işi sana verenlere dağıtacak, Kalan beşi cukkalayacaksın. Bak bu daha kolay hadi kolay gelsin. Bu ülkede niye ekonomik kriz var onu da anlamıyorum.
Kalkınma amaçlı olmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar