bugün

kolektif bilinçle veya bireysel olarak yaratılan astral varlıklara verilen genel isimdir.
kendi insanlarına dahi işkence uygulamaktan zevk alan sapkın, narsist, megalomanyak (hemen hemen hepsi allah'ın halifesi olduğuna inanır ) liderlerin haleti ruhiyesiyle tecessüm eden,
kolektif, negatif ve karanlık gölgeden ibaret,
kozmik karanlığın bu lider prototiplerinin kişiliğiyle ete kemiğe bürünmüş formu.

bağdadi, usame bin ladin, kuteybe bin muslim, stalin, mao, hitler, mussolini, saddam, caligula, cengiz han.... gibi isimlerin her biri, insanlık tarihi boyunca "yılan", "serpent ", "kıvrılan ve sürünen ", "düşman " diye adlandırdığımız,
bilinçaltımıza işlemiş bi arketipin cismani görüntüsüydü.

negatif egregore'lar sorumluluk bilincini kaybeden, dürtüselliğe ve travmalara yenik düşmüş, disosiyatif eğilim sergileyen, direksiyonu bilinçaltına ve negatif gölgeye devretmeye hazır bireylerin psişe katmanlarının kolektif etkileşimiyle doğuyor; bütünüyle yıkıcı ve yok edici.

negatif egregoreların bireysel gelişiminde, "şeytan " a dair geleneksel, coğrafi mitik anlatılar travmaları besliyor. metamorfoz geçirecek ölçüde olgunlaşan her travma, insan genomuna ve beyin biyokimyasına gömülü olan "yılan " ve "düşman " fobileriyle etkileşir, tüm kontrolü bu ikisine devreder.
şeytan egregore'unu yaratan şey,

cinayet, tecavüz, pedofili, yamyamlık, ensest hikayeleriyle özdeşleşen,
nesiller boyunca bir zihinden diğerine mitik şeytan-yılan anlatılarıyla nüfuz eden,
memetik düzeyde varlığını sürdüren karanlık gölgedir.

ancak bu karanlık gölge sadece dürtüsel, ölçüsüz, travmatik kişilerin psişe katmanına yerleşen ve onların adına bilinçli kararlar alabilen psişik bi varlık değil!

tüm insan ırkında cinneti, sapkınlığı, ölçüsüz davranışları tetikleyen ve beyin biyokimyasındaki dengesizliklerden sorumlu olan kötülüğün epigenetik-evrimsel bi kökeni de var:
milyonlarca yıllık yılan ve düşman fobimiz!
nöro-kimyasal dengesizliklerden doğan irrasyonel çılgınlıkların ve dürtüsel davranışların her çeşidinde,
karşınıza yılan ve düşman fobilerine dair genler çıkacaktır.

yani, şeytan dediğiniz şey,
çok daha derinlerde saklı,
genlerimize kazınmış,
bu yönüyle sahiden de kolektif bilinçaltının fiziksel bi parçası.
karanlık gölgelerin hepsi,
farkında olmadan telaffuz edilen,
dil sürçmesi diye geçiştirilen sözle,
vurguyla,
heceyle,
basit bi kelimeyle,
velhasılıkelam sembollerle etkileşir,
birbirinden bağımsız olarak rüyalarda bi araya gelir,
ve travmalarla açığa çıkmak için fırsat kollar.
rüya gördükten sonra iş arkadaşınızla,
eşinizle,
çocuklarınızla kurduğunuz diyaloğun,
duygusal etkileşimin,
o an için sergilediğiniz her mimiğin, el ve kol hareketinin psişik sembolik bi anlamı vardır. spontane biçimde sergilediğiniz eylemler, bilinçaltının diğer gölgelerle etkileşmek için kullandığı sembol setleridir.

bu yüzden çoğu sefer bi eşyayı nereye koyduğunuzu unutur,
karşınızdaki insana o anki tavrınızdan dolayı pişman olursunuz,
aslında ne unutmak diye bi şey söz konusudur,
ne de pişmanlık,
kontrol aslında hiç tahmin etmeyeceğiniz bi şeyin eline geçmiştir; karanlık gölge ve bilinçaltı. pişmanlık da, hatırlama eyleminin kendisi de sadece bilince özgüdür!

bilinçaltı dürtüseldir, bilinçaltı her şeyi bilir ve o anıya ihtiyaç duyduğunuzda yeniden simüle eder.
© copyright 2005 - 2026