bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- bardağı taşıran son damla7
- milli maçı izlemeyen erkek23
- zamanda yolculuk4
- kötü insanların ortak özellikleri4
- evlenmeyi başaramamış kadın5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak2
- türkiye de doğurganlık hızının 1 42'ye düşmesi3
- sevgilisine ayı diyen kız3
- one night stand sonrası yine görüşürüz demek2
- sevgilisini döşü kıllım diye seven kız3
- mantı abartılmış balon bir yemektir6
- erkeklerin 35 yaşından sonra çökmesi5
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi8
- ayak yalamamış erkek kalmaması2
- bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar3
- avustralya9
- kanaat önderi2
- herkesin bir yerde yanlış olduğu4
- kadınlar neyden hoşlanır9
- başıboş köpek sorunu2
- ilk ev hapsi bilekliğim2
- türkiye12
- onu anlatsana biraz4
- derinliğimizi anlayabilecek düzeyde kadın olmaması6
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı3
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık6
- byd türkiye fabrikasını askıya aldı7
- bir şeyler söyle10
- hepinizin bana aşık olduğunu düşünüyorum3
- dünya kupasında en az çeyrek final yaparız3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz2
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak2
- 19 haziran 2026 paraguay türkiye maçı5
- yunan adaları3
- malum2
- bir sözlük kızına yapılacak en güzel iltifat2
- vincenzo montella8
- türkiye gruptan çıkar mı2
- bulutsuzluk özlemi2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak16
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
- tuğba kuruyemiş3
- bir kızı doyurmak7
- o kadar kadın varken neden onu beğendim sorusu4
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar5
- squat yapan kız2
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll7
- manidar pekmez2
Televizyonlarda bir sürü çarçur dizi oynuyor, bunların kimisi Türk çarçurları, kimisi Amerikan çarçurları. Elbette kimisi tutuyor, kimisi tutmuyor. Bir de bunlar, yaz gelince, SSK üyesi sigortalı emekçi gibi tatil yapıyorlar.
Türk dizileri kendi içlerinde 'mafya dizileri', 'Kürt dizileri', 'orta yaşlı kart romantik dizileri', 'üniversite adayı yeniyetme dizileri' gibilerden çeşitlendiler. Hepsinin müşterisi ayrı.
Bunların bir de para dağıttığı için halk tarafından çok sevilen 'yarışmalı' türleri var. Bir zamanlar amaç ne pahasına olursa olsun birilerine para verip ilgiyi canlı tutmaktı; örneğin bilgi yarışması olduğu ileri sürülen bir alt tabaka eğlencesinde, Türkiye'nin başkentinin hangi şehir olduğunu bilen bilmemkaç milyon lira alıp gidiyordu. Türkiye'nin ortalama eğitim düzeyinin ilkokul üçüncü sınıf olduğu hatırlanırsa, bu da yabana atılmaması gereken bir bilgiydi doğrusu.
Sonra bazı kanallar çamura yatmaya başladılar. 'Kağıt üzerinde' milyarlar kazanıyordun ama, yaz tahtaya, al haftaya... Bu yüzden davalar bile açıldı.
işte bu nedenle, zeki ve çalışkan halkımız artık ipini sağlam kazığa bağlıyor, para garanti değilse o yarışmaya takılmıyor!
Seyirci, bir de, zahmetli yarışmaları sevmiyor. Daha 'sörvayvır' kelimesini telaffuz edecek hali bile olmayınca, komando kursu gibi hayatta kalma mücadelesi verilen Survivor yarışması iş yapmıyor.
Genellikle bilgi yarışmalarını tercih ediyor, çünkü oralardan bilgisiz olarak da para kazanmak mümkün. Körkütük cahil olduğu ortaya çıkıp sıkıştığı zaman 'bilmiyorum' deyip çekilme terbiyesine sahip olmayınca, 'çok ihtiyacım var Mehmet Ali Bey, ne olur yardım edin' şeklinde cıvımak ve yüzsüzleşmek her zaman doğal karşılanıyor. Bunun bir bilgi yarışması olmadığını, 'reyting' alıp reklam toplamak ve para kazanmak amacıyla kurulmuş bir tuzak olduğunu seyirci, derin sezgisiyle, yapımcıdan çok daha iyi anlıyor... Eh madem öyle, yardım edeceksin aziz kardeşim, çünkü ticaretin oradan!
Bu nedenle, bir Fransız yarışması olan Fort Boyard'ın Türk versiyonu, tutmadı.
Çünkü zor bir yarışmaydı, 'fiziksel' çaba harcamak, atlamak zıplamak, düz duvara bile tırmanmak gerekiyordu ve yardım edecek bir Mehmet Ali Bey de bulunmuyordu. Sözkonusu bey size soruların yanıtları hakkında 'tüyo' verebilirdi ama poponuzdan ittirip duvarın üstüne atacak hali de yoktu ya...
Bakınız, 'koca bulma' yarışmaları çok tutar.
Çünkü orada hem koca bulma, hem de sınıf değiştirme olanağı vardır. Evini de televizyon kanalı düzmektedir, buzdolabın, çamaşır makinen hazırdır kazanırsan.
Edepsizliğe karşı çıkar gibi görünüp hem sevdiğimiz hem de uyguladığımız için, 'kaynana' yarışmaları da tutar.
'Biri Bizi Gözetliyor' ya da 'Ünlüler Çiftliği' gibi dikizcilik yarışmaları da tutar, çünkü orada da asıl amaç, çaktırmadan birbirleriyle foku foku yapacak ve fakat gizli kameraya 'yakalanacak' olan çiftleri 'röntgenlemektir'...
Magazin kültürümüz yakalamak ve yakalanmak üzerine kurulu değil midir?
Bekar ve genç bir kadın, bekar ve genç bir adamla yemeğe çıkar, paparazziler yakalarlar.
Ne yakaladın ulan eşek? Hırsızlık mı yaptı bunlar, yoksa kamuya açık yerde cinsel ilişkiye mi girdiler? Yemek yiyorlar alt tarafı!
'Çırak' yarışması tutmamış. Çünkü yarışma yöneticisi kazanamayanlara yeterince gaddar davranmıyor, 'kovuldun' diye bağıracak yerde 'korkarım sizinle çalışamayacağım' şeklinde kırılıp dökülüyormuş
Böylece, bilinçaltımızda yaşayan, ruhumuzun derinliklerine sinmiş 'sado-mazo' yanımızı es geçmiş, seyirci de burun kıvırmış.
Puan kaybedenlere meydan dayağı atılan, kazanana karı kız verilen bir yarışma düzenleyin de bakın bakalım televizyon tarihinin bütün rekorlarını silip süpürmüyor musunuz?
engin ardiç
Türk dizileri kendi içlerinde 'mafya dizileri', 'Kürt dizileri', 'orta yaşlı kart romantik dizileri', 'üniversite adayı yeniyetme dizileri' gibilerden çeşitlendiler. Hepsinin müşterisi ayrı.
Bunların bir de para dağıttığı için halk tarafından çok sevilen 'yarışmalı' türleri var. Bir zamanlar amaç ne pahasına olursa olsun birilerine para verip ilgiyi canlı tutmaktı; örneğin bilgi yarışması olduğu ileri sürülen bir alt tabaka eğlencesinde, Türkiye'nin başkentinin hangi şehir olduğunu bilen bilmemkaç milyon lira alıp gidiyordu. Türkiye'nin ortalama eğitim düzeyinin ilkokul üçüncü sınıf olduğu hatırlanırsa, bu da yabana atılmaması gereken bir bilgiydi doğrusu.
Sonra bazı kanallar çamura yatmaya başladılar. 'Kağıt üzerinde' milyarlar kazanıyordun ama, yaz tahtaya, al haftaya... Bu yüzden davalar bile açıldı.
işte bu nedenle, zeki ve çalışkan halkımız artık ipini sağlam kazığa bağlıyor, para garanti değilse o yarışmaya takılmıyor!
Seyirci, bir de, zahmetli yarışmaları sevmiyor. Daha 'sörvayvır' kelimesini telaffuz edecek hali bile olmayınca, komando kursu gibi hayatta kalma mücadelesi verilen Survivor yarışması iş yapmıyor.
Genellikle bilgi yarışmalarını tercih ediyor, çünkü oralardan bilgisiz olarak da para kazanmak mümkün. Körkütük cahil olduğu ortaya çıkıp sıkıştığı zaman 'bilmiyorum' deyip çekilme terbiyesine sahip olmayınca, 'çok ihtiyacım var Mehmet Ali Bey, ne olur yardım edin' şeklinde cıvımak ve yüzsüzleşmek her zaman doğal karşılanıyor. Bunun bir bilgi yarışması olmadığını, 'reyting' alıp reklam toplamak ve para kazanmak amacıyla kurulmuş bir tuzak olduğunu seyirci, derin sezgisiyle, yapımcıdan çok daha iyi anlıyor... Eh madem öyle, yardım edeceksin aziz kardeşim, çünkü ticaretin oradan!
Bu nedenle, bir Fransız yarışması olan Fort Boyard'ın Türk versiyonu, tutmadı.
Çünkü zor bir yarışmaydı, 'fiziksel' çaba harcamak, atlamak zıplamak, düz duvara bile tırmanmak gerekiyordu ve yardım edecek bir Mehmet Ali Bey de bulunmuyordu. Sözkonusu bey size soruların yanıtları hakkında 'tüyo' verebilirdi ama poponuzdan ittirip duvarın üstüne atacak hali de yoktu ya...
Bakınız, 'koca bulma' yarışmaları çok tutar.
Çünkü orada hem koca bulma, hem de sınıf değiştirme olanağı vardır. Evini de televizyon kanalı düzmektedir, buzdolabın, çamaşır makinen hazırdır kazanırsan.
Edepsizliğe karşı çıkar gibi görünüp hem sevdiğimiz hem de uyguladığımız için, 'kaynana' yarışmaları da tutar.
'Biri Bizi Gözetliyor' ya da 'Ünlüler Çiftliği' gibi dikizcilik yarışmaları da tutar, çünkü orada da asıl amaç, çaktırmadan birbirleriyle foku foku yapacak ve fakat gizli kameraya 'yakalanacak' olan çiftleri 'röntgenlemektir'...
Magazin kültürümüz yakalamak ve yakalanmak üzerine kurulu değil midir?
Bekar ve genç bir kadın, bekar ve genç bir adamla yemeğe çıkar, paparazziler yakalarlar.
Ne yakaladın ulan eşek? Hırsızlık mı yaptı bunlar, yoksa kamuya açık yerde cinsel ilişkiye mi girdiler? Yemek yiyorlar alt tarafı!
'Çırak' yarışması tutmamış. Çünkü yarışma yöneticisi kazanamayanlara yeterince gaddar davranmıyor, 'kovuldun' diye bağıracak yerde 'korkarım sizinle çalışamayacağım' şeklinde kırılıp dökülüyormuş
Böylece, bilinçaltımızda yaşayan, ruhumuzun derinliklerine sinmiş 'sado-mazo' yanımızı es geçmiş, seyirci de burun kıvırmış.
Puan kaybedenlere meydan dayağı atılan, kazanana karı kız verilen bir yarışma düzenleyin de bakın bakalım televizyon tarihinin bütün rekorlarını silip süpürmüyor musunuz?
engin ardiç
engin ardıç' ın, toplum- medya ilişkimizi açığa serdiği şahane bir yazısı. toplumun beklentileri doğrultusunda yayın yapan medyadan bahsedilmiş genel anlamda. bu yazıda, toplumun ruhsal yapısına göre reyting oluşturma şekilleri ağırlıkla ele alınmış. unutulmaması gereken diğer nokta ise, halkın eğilimlerini yansıtmadığı halde izlettirilmek zorunda bırakılan aptal magazin vari programlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar