bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- aklını yitirmek4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- matbaanın gecikmesine sebep5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- slavko vincic15
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- bira cips6
- eski nahif sözlük kızları2
- nervio11
- ispanya20
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- manifest grubu3
- acıktım ben3
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- 2026 dünya kupası25
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- devlet bahçeli5
- gocusuz sözlük4
- tememda kenka nalaka10
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
Türk tiyatrosunun tarihçesine bakıldığında dramaturg sözcüğünün tiyatro terimleri arasında uzun zamandır yer aldığı görülür. ilk kez Ankara Devlet Tiyatrosunda dramaturg adı altında görev yapan kişilerin çalışma alanları, tiyatroya gönderilen oyunları okumak ve bunlarla ilgili raporlar düzenlemekle sınırlanmıştır. Daha sonraları dramaturgun işlevi ödenekli tiyatrolarda aynı kalmakla birlikte, bir kavram olarak tartışma konusu olmuş genelde, pek etkinlik göstermese de, kendi dar çevresinde yavaş yavaş varlığını duyurmuştur. 1990 lara gelindiğinde ise dramaturgluktan daha çok konuşulur olmuştur ama onu herkes kendine göre tanımlamaktadır ve ne yazık ki yapılanlar soyut tartışmadan öteye gidememektedir.
Yine aynı bağlamda, çağdaş dramaturgi anlayışı da bu aşamada söz konusu edilmeye başlamış, çok olmasa da kimi yazılarda, söyleşilerde çağdaş tiyatroda dramaturginin önemine değinilmiştir. Ne ki dramaturgi anlayışındaki belirsizlik, dramaturg tanımında olduğu gibi, büyük ölçüde sürmekte ve bir kavram karmaşasına neden olmaktadır. Konuyla ilgili tartışmaların düzeyi ve bir noktadan sonra tıkanıp kalmalarının nedeni, birbirlerinden soyutlanamaz olan bu iki kavramla ilgili bilgi ve birikim eksikliğine, yada çağdaş tiyatroya değin donanım yetersizliğine bağlanabilir. Bir çok alada tanık olduğumuz gibi Türkiye ye dramaturgluk uğraşı, ona gereksinim duyulmadan ithal edilmiştir ve bunun doğal sonucu olarak da son derece kısıtlı, kimi zaman da yanlış alanlarda kullanılmaktadır.
Tüketilmiş bir yılı iyi ve anılarıyla geride bırakırken, bizi ekranın, gazetelerin karşısına bağlayan, meraktan şaşkınlığı, üzüntüden öfkeye savuran onca seyirci kalmanın .tuhaf duygusunu yaşıyoruz. Bu uzun yılda, çoğu zaman, hangi olayın gerçek, hangisinin kurmaca olduğunu düşünürken, kendimizi grotesk bir oyunun içinde hissettik. Yaşanan olaylardaki anlamlı ve anlamsızlığı kavramak yada dertlerimizden birazcıkta olsa uzaklaşmak için, sinemalara, kitaplara, sergilere, tiyatrolara sığındık. Dramaturgi kaygısı olmadan, böyle bir bilinç oluşmadan dramaturg yaratılmıştır ülkemizde ve günümüzde yaşanılan çatışmalar, işlevi pek de kestirilemeyen bir görevin türetilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysa çağdaş anlamıyla dramaturg bizimki gibi eğitimi zayıf, okuma inceleme, araştırma alışkanlığı olmayan ve genellikle okuldan aldıkları eğitimle yetindikleri ülkelerde, tiyatronun çağını yakalayabilmesi için etken olabilecek asal kişilerden biridir. Çünkü tiyatromuzun asıl sorunu, teknolojiden de önce, nitelikli, yaratıcı insan malzemesidir. Çağdaş tiyatronun, tiyatro bilincinin değişmesi sonucunda oluştuğu göz önüne alındığında, sıkıntının salt ekonomik olmadığı çıkar ortaya; asıl engel, tiyatronun özünü oluşturan donanımlı kişilerin azlığıdır, insan altyapısının yetersizliğidir. Öte yandan, tiyatro bilincinin değişmesi, bakış açısının farklılaşmasının bir sonucudur. Yeni tiyatro düşüncesi, başka bir tiyatro yapma gereksiniminden doğmuştur. Gel gelelim insanın daha iyiyi, güzeli isteyebilmesi için, her şeyden önce onu bilmesi, onun ayrımında olması gerekir ki, bu da bir bilgi, görgü, kısacası birikimle olasıdır. Ve bu kültürel, sanatsal beslenme olmadan, en gelişmiş teknik, teknolojik araçlar bile tiyatroyu çağdaş kılamaz.
Yine aynı bağlamda, çağdaş dramaturgi anlayışı da bu aşamada söz konusu edilmeye başlamış, çok olmasa da kimi yazılarda, söyleşilerde çağdaş tiyatroda dramaturginin önemine değinilmiştir. Ne ki dramaturgi anlayışındaki belirsizlik, dramaturg tanımında olduğu gibi, büyük ölçüde sürmekte ve bir kavram karmaşasına neden olmaktadır. Konuyla ilgili tartışmaların düzeyi ve bir noktadan sonra tıkanıp kalmalarının nedeni, birbirlerinden soyutlanamaz olan bu iki kavramla ilgili bilgi ve birikim eksikliğine, yada çağdaş tiyatroya değin donanım yetersizliğine bağlanabilir. Bir çok alada tanık olduğumuz gibi Türkiye ye dramaturgluk uğraşı, ona gereksinim duyulmadan ithal edilmiştir ve bunun doğal sonucu olarak da son derece kısıtlı, kimi zaman da yanlış alanlarda kullanılmaktadır.
Tüketilmiş bir yılı iyi ve anılarıyla geride bırakırken, bizi ekranın, gazetelerin karşısına bağlayan, meraktan şaşkınlığı, üzüntüden öfkeye savuran onca seyirci kalmanın .tuhaf duygusunu yaşıyoruz. Bu uzun yılda, çoğu zaman, hangi olayın gerçek, hangisinin kurmaca olduğunu düşünürken, kendimizi grotesk bir oyunun içinde hissettik. Yaşanan olaylardaki anlamlı ve anlamsızlığı kavramak yada dertlerimizden birazcıkta olsa uzaklaşmak için, sinemalara, kitaplara, sergilere, tiyatrolara sığındık. Dramaturgi kaygısı olmadan, böyle bir bilinç oluşmadan dramaturg yaratılmıştır ülkemizde ve günümüzde yaşanılan çatışmalar, işlevi pek de kestirilemeyen bir görevin türetilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysa çağdaş anlamıyla dramaturg bizimki gibi eğitimi zayıf, okuma inceleme, araştırma alışkanlığı olmayan ve genellikle okuldan aldıkları eğitimle yetindikleri ülkelerde, tiyatronun çağını yakalayabilmesi için etken olabilecek asal kişilerden biridir. Çünkü tiyatromuzun asıl sorunu, teknolojiden de önce, nitelikli, yaratıcı insan malzemesidir. Çağdaş tiyatronun, tiyatro bilincinin değişmesi sonucunda oluştuğu göz önüne alındığında, sıkıntının salt ekonomik olmadığı çıkar ortaya; asıl engel, tiyatronun özünü oluşturan donanımlı kişilerin azlığıdır, insan altyapısının yetersizliğidir. Öte yandan, tiyatro bilincinin değişmesi, bakış açısının farklılaşmasının bir sonucudur. Yeni tiyatro düşüncesi, başka bir tiyatro yapma gereksiniminden doğmuştur. Gel gelelim insanın daha iyiyi, güzeli isteyebilmesi için, her şeyden önce onu bilmesi, onun ayrımında olması gerekir ki, bu da bir bilgi, görgü, kısacası birikimle olasıdır. Ve bu kültürel, sanatsal beslenme olmadan, en gelişmiş teknik, teknolojik araçlar bile tiyatroyu çağdaş kılamaz.
dramın özü ve kuruluşuna
ilişkin öğreti..
ilişkin öğreti..
oyun yazarlığı sanatı,
tiyatro eserleri incelenmesi..
tiyatro eserleri incelenmesi..
birkaç gün önceki kadro değişikliğiyle tekrar firuzan tercan'ın baş dramtaurg olmasıyla biraz daha ön plana çıkmasını istedğim, tiyatronun önemli bir parçası.
kavram olarak, 1767 yılında lessing tarafından die hamburgiche dramaturgie (hamburg dramaturjisi) adı düzenlemesiyle ilk defa kullanılmıştır.
ancak aristotales'in poetika'sından lessing'e uzanan süreçte, dramaturjinin izlerine rastlanmaktadır.
ancak aristotales'in poetika'sından lessing'e uzanan süreçte, dramaturjinin izlerine rastlanmaktadır.
sahne tekniği olmasının yanı sıra yaşamsal döngüde bu role bürünülen ortamların çoğunluğu göz ardı edilemez. kişi karakter konseptinin genişliğine bağlı olarak bir nevi kendi davranışını farklı bir kişilikle karakterize edip buna inanır ve ona göre davranır.
hayat bir tiyatro sahnesidir. algı önemli.
hayat bir tiyatro sahnesidir. algı önemli.
kocaeli üniversitesi, iletişim fakültesi, radyo, sinema ve televizyon bölümü, 4. sınıf bahar dönemi seçmeli dersidir. gecenin bu saatinde film çözümlettiren zalımdır. üşengeç bünyelerde okul uzatma yan etkisi yapar.
Bir oyunun sahneleme aşamasından önce masaya yatırılarak metnin çözümlenmesi ve sahnelemeye yönelik bağlamın yaratıldığı alandır.
Tiyatroda drama eğitimi verilen bir dal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar