bugün
- parayla saadet olması18
- silver ile evlenecek erkek7
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- fenerbahçe nin transferi kapaması6
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- amedspor19
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- kot ceketin havalı olduğu yıllar8
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- kürt sorunu12
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- evlilikle saadet olması3
- diamond basphorus2
- sinem dedetaş4
- ibrahim mbaye2
- iran düşmanlığı11
- ışıktan altın elde etmek3
- karizmatik soyadları6
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak2
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- sözlükten hatun götürmek3
- mühendis abazanlığı2
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- ismet biradere koşarken çelme takmak3
- çekirdek yiyen erkek3
- küpe takan erkek3
- çin halk cumhuriyeti4
- era7capone4
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- ama yeni parti tüzüğü11
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- 1 eylül dünya barış günü4
- flört yapay zekası5
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- mutlu bey birader ila usual bey birader3
- ismet birader koştursun ama düşmesin2
- konyada düğünde oynayan bikinili kız2
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- trump'a anket şoku4
kalmamıştır dünya da
son on bin senedir yoktur dünya da. yani vardır da, biz insanların tükettiği besinlerin hemen hepsi (buğday, mısır, hayvansal ürünler, vs.) doğadan evcilleştirilmiştir. şu çok doğal saydığımız ve "köy yumurtası" "köy domatesi" zannettiğimiz her besin aslında doğal atalarından kaç bin nesil farklılaştırılmış ürünlerdir. evet, tadları belki fabrikasyon olanlara göre daha farklıdır, nihayetinde yetişme yerleri ve yetişme esnasında aldıklarının kaynakları farklıdır (hayvansa yediği besin, sebzeyse verilen gübre vs.). gelgelelim tekrar tekrar yapılan laboratuvar testlerine göre, aralarında besin değeri olarak hiç bir fark yoktur. arada çıkar bazen işte "köy yarağı yediği için 105 yaşında hala dağdan odun kesiyor sırtında taşıyor" diye haberler; oysa alakası yoktur o kişinin sadece yedikleri yüzünden o uzun yaşa ulaşmasında. daha doğrusu, biraz ondan biraz şundan yedikten ve vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, vitamin, protein, ve mineralleri edindikten sonra köyden olmuş, şehirden olmuş farketmez, hiç biri doğal değil zaten.
üstüne üstlük, gerçekten "doğal" olan, yani insanın müdahalesi olmamış bir otu, bir hayvanı yediğimizde vücudun buna alışkanlığı olmadığından -daha zararlı olmasa bile- daha beklenmedik şoklara maruz kalabiliriz, bilemiyorum, nihayetinde bu bile o kadar korkulacak bir şey değil, atalarımız karada, yerin altında, suda, havada ne bulursa sürekli denemişler, tatmışlar; zehirli çıkıp da hastalanıp gebermedikten sonra mesele yok. ama insanın evcilleştirdiği ve artık doğallığından eser kalmamış ve sürekli tükettiğimiz besinler çok daha güvenli. bunlar önemli hadiseler, zira şu aralar bir de "genetiği değiştirilmiş" besinler konusu gündeme geldi. 1990'ların başından beri dünya marketlerine düşmeye başlayan bu besinler büyük tantana koparmaya devam ediyor. şu ana kadar herhangi bir zararları ispatlanmış değil, üstelik üretim avantajları da var. nedir, bazı şüpheciler diyor ki, "daha bu besinlerin yan etkilerini tartışmak için erken" olabilir. ancak bu besinlere "doğal değiller" diye eleştiri getirmek biraz değil bayağı komik: adama sorarlar, senin hangi yediğin doğal? hangi barınma, üretim, ulaşım, sağlık, üreme koşulun doğal? hadi bunlar çevreni saran fiziksel koşullar; peki senin genel olarak konuştuğun, düşündüğün, zevklerin, vs. yani neren doğal? yani test edersin, deney yaparsın, etkilerini gözlersin, sonuçlara göre tedbirler alırsın, her bokun üstüne birden atlamazsın, bunlara eyvallah, ama "doğaldı/değildi" diye abuk subuk bir etiketleme usülü ile neyin hesabını yapacak ve neyi anlayacaksın. yok böyle bir şey...
üstüne üstlük, gerçekten "doğal" olan, yani insanın müdahalesi olmamış bir otu, bir hayvanı yediğimizde vücudun buna alışkanlığı olmadığından -daha zararlı olmasa bile- daha beklenmedik şoklara maruz kalabiliriz, bilemiyorum, nihayetinde bu bile o kadar korkulacak bir şey değil, atalarımız karada, yerin altında, suda, havada ne bulursa sürekli denemişler, tatmışlar; zehirli çıkıp da hastalanıp gebermedikten sonra mesele yok. ama insanın evcilleştirdiği ve artık doğallığından eser kalmamış ve sürekli tükettiğimiz besinler çok daha güvenli. bunlar önemli hadiseler, zira şu aralar bir de "genetiği değiştirilmiş" besinler konusu gündeme geldi. 1990'ların başından beri dünya marketlerine düşmeye başlayan bu besinler büyük tantana koparmaya devam ediyor. şu ana kadar herhangi bir zararları ispatlanmış değil, üstelik üretim avantajları da var. nedir, bazı şüpheciler diyor ki, "daha bu besinlerin yan etkilerini tartışmak için erken" olabilir. ancak bu besinlere "doğal değiller" diye eleştiri getirmek biraz değil bayağı komik: adama sorarlar, senin hangi yediğin doğal? hangi barınma, üretim, ulaşım, sağlık, üreme koşulun doğal? hadi bunlar çevreni saran fiziksel koşullar; peki senin genel olarak konuştuğun, düşündüğün, zevklerin, vs. yani neren doğal? yani test edersin, deney yaparsın, etkilerini gözlersin, sonuçlara göre tedbirler alırsın, her bokun üstüne birden atlamazsın, bunlara eyvallah, ama "doğaldı/değildi" diye abuk subuk bir etiketleme usülü ile neyin hesabını yapacak ve neyi anlayacaksın. yok böyle bir şey...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar