bugün
- ütü5
- yüksek sesle gülmek6
- anın fotoğrafı10
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- dr pimple popper3
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- kuran ı kerim meali2
- kral kaybederse4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız2
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- ogün samast3
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi4
- ölüm9
- insanlara laf anlatmak3
- velvet11
- 2 ağustos 20262
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- ölümü merak etmek2
- nöbet4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- en uzun mesafe4
- hanry cavil tarafından analdan becerilmek istemek2
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- suri sakso 5 tl2
- telefon ekranında boydan boya çizgi çıkması2
- her gün dışardan yemek yemek3
- nissan navara4
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- balık etli mi kuru götlü mü5
- arkadaşlar4
- köfteci yusuf5
- forlove196
- türk müsün türkiyeli misin12
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- basit bir insan olmak5
- kira borç olmadan aylık kaç para iyidir sorunsalı2
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- aylık 519 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ona bir şey söyle11
- yunanistan29
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- aynadaki yansımanızın sizle konuşmaya başlaması2
- beni özleyenler elime mum diksin15
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
son on bin senedir yoktur dünya da. yani vardır da, biz insanların tükettiği besinlerin hemen hepsi (buğday, mısır, hayvansal ürünler, vs.) doğadan evcilleştirilmiştir. şu çok doğal saydığımız ve "köy yumurtası" "köy domatesi" zannettiğimiz her besin aslında doğal atalarından kaç bin nesil farklılaştırılmış ürünlerdir. evet, tadları belki fabrikasyon olanlara göre daha farklıdır, nihayetinde yetişme yerleri ve yetişme esnasında aldıklarının kaynakları farklıdır (hayvansa yediği besin, sebzeyse verilen gübre vs.). gelgelelim tekrar tekrar yapılan laboratuvar testlerine göre, aralarında besin değeri olarak hiç bir fark yoktur. arada çıkar bazen işte "köy yarağı yediği için 105 yaşında hala dağdan odun kesiyor sırtında taşıyor" diye haberler; oysa alakası yoktur o kişinin sadece yedikleri yüzünden o uzun yaşa ulaşmasında. daha doğrusu, biraz ondan biraz şundan yedikten ve vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, vitamin, protein, ve mineralleri edindikten sonra köyden olmuş, şehirden olmuş farketmez, hiç biri doğal değil zaten.
üstüne üstlük, gerçekten "doğal" olan, yani insanın müdahalesi olmamış bir otu, bir hayvanı yediğimizde vücudun buna alışkanlığı olmadığından -daha zararlı olmasa bile- daha beklenmedik şoklara maruz kalabiliriz, bilemiyorum, nihayetinde bu bile o kadar korkulacak bir şey değil, atalarımız karada, yerin altında, suda, havada ne bulursa sürekli denemişler, tatmışlar; zehirli çıkıp da hastalanıp gebermedikten sonra mesele yok. ama insanın evcilleştirdiği ve artık doğallığından eser kalmamış ve sürekli tükettiğimiz besinler çok daha güvenli. bunlar önemli hadiseler, zira şu aralar bir de "genetiği değiştirilmiş" besinler konusu gündeme geldi. 1990'ların başından beri dünya marketlerine düşmeye başlayan bu besinler büyük tantana koparmaya devam ediyor. şu ana kadar herhangi bir zararları ispatlanmış değil, üstelik üretim avantajları da var. nedir, bazı şüpheciler diyor ki, "daha bu besinlerin yan etkilerini tartışmak için erken" olabilir. ancak bu besinlere "doğal değiller" diye eleştiri getirmek biraz değil bayağı komik: adama sorarlar, senin hangi yediğin doğal? hangi barınma, üretim, ulaşım, sağlık, üreme koşulun doğal? hadi bunlar çevreni saran fiziksel koşullar; peki senin genel olarak konuştuğun, düşündüğün, zevklerin, vs. yani neren doğal? yani test edersin, deney yaparsın, etkilerini gözlersin, sonuçlara göre tedbirler alırsın, her bokun üstüne birden atlamazsın, bunlara eyvallah, ama "doğaldı/değildi" diye abuk subuk bir etiketleme usülü ile neyin hesabını yapacak ve neyi anlayacaksın. yok böyle bir şey...
üstüne üstlük, gerçekten "doğal" olan, yani insanın müdahalesi olmamış bir otu, bir hayvanı yediğimizde vücudun buna alışkanlığı olmadığından -daha zararlı olmasa bile- daha beklenmedik şoklara maruz kalabiliriz, bilemiyorum, nihayetinde bu bile o kadar korkulacak bir şey değil, atalarımız karada, yerin altında, suda, havada ne bulursa sürekli denemişler, tatmışlar; zehirli çıkıp da hastalanıp gebermedikten sonra mesele yok. ama insanın evcilleştirdiği ve artık doğallığından eser kalmamış ve sürekli tükettiğimiz besinler çok daha güvenli. bunlar önemli hadiseler, zira şu aralar bir de "genetiği değiştirilmiş" besinler konusu gündeme geldi. 1990'ların başından beri dünya marketlerine düşmeye başlayan bu besinler büyük tantana koparmaya devam ediyor. şu ana kadar herhangi bir zararları ispatlanmış değil, üstelik üretim avantajları da var. nedir, bazı şüpheciler diyor ki, "daha bu besinlerin yan etkilerini tartışmak için erken" olabilir. ancak bu besinlere "doğal değiller" diye eleştiri getirmek biraz değil bayağı komik: adama sorarlar, senin hangi yediğin doğal? hangi barınma, üretim, ulaşım, sağlık, üreme koşulun doğal? hadi bunlar çevreni saran fiziksel koşullar; peki senin genel olarak konuştuğun, düşündüğün, zevklerin, vs. yani neren doğal? yani test edersin, deney yaparsın, etkilerini gözlersin, sonuçlara göre tedbirler alırsın, her bokun üstüne birden atlamazsın, bunlara eyvallah, ama "doğaldı/değildi" diye abuk subuk bir etiketleme usülü ile neyin hesabını yapacak ve neyi anlayacaksın. yok böyle bir şey...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar