bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- call of duty black ops2
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- velvet hanım aşk kadınıdır2
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- şükürcülük4
- kızlar naber10
- yeni gelin instagramı2
- g3 ile intihar etmek3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- pazartesi diyete başlamak3
- öğrencilik halleri3
- aykolik bey birader2
- çok sıcak olması4
- komşuya kahveye gitmek8
- manifest5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- mürted öldürmek2
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- en tehlikeli insan tipleri6
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- yar2
- rak2
- çay içen kız13
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- aile hekimi2
- trivagoya bakmadın mı2
- sinem dedetaş10
- iş ilanı2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bacanak3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
bir mustafa çiftci şiiri;
Soğuk bir sonbahar akşamıydı gidişin.
Hava kararmış, yağmur yağmaya başlamıştı.
Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi.
Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el,
kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi.
Sanki, kalmak istiyordun
"Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun?
"Sakın beni unutma, bekle."
Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım.
Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım.
Minik öpücüklerle uyandırıp,
güneşin doğuşunu gösterecektim sana.
Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin
tadına birlikte varacak, gün batımlarında
denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek,
ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil, kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre.
Sana benzeyen her şeyi sevdim ben.
Sevdiğim her şeyde senden izler vardı.
Aradığımı buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin.
Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım.
Her sabah, seni bulmak için
yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim.
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece.
"Gelir" dedim kendi kendime.
Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim.
Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım.
Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi.
Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini.
Kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili.
Bir tek seni unutamadım.
Hep dönmeni bekledim.
Zamanla alıştım acılara,
ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere.
Alıştım sevdiklerimin yokluğuna.
Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım.
Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik.
Oysa daha yolun başındaydık,
tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık.
Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var.
Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı.
Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede?
Bir mevsim döndü sen dönmedin.
Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden.
Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere,
acılarım yüreğimde çöreklenmezdi gece yarılarında.
Özlemlerim hiç bu kadar uzak olmamıştı gün ışığına.
Hasret bu kadar büyümemişti.
Şimdi göçebe olmuş yüreğimle
her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum.
Gün ışığına çoğalmış hasretimle
hızla kaçıyorum kara ağızlı tünellerin içinden.
Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla
Soğuk bir sonbahar akşamıydı gidişin.
Hava kararmış, yağmur yağmaya başlamıştı.
Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi.
Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el,
kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi.
Sanki, kalmak istiyordun
"Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun?
"Sakın beni unutma, bekle."
Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım.
Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım.
Minik öpücüklerle uyandırıp,
güneşin doğuşunu gösterecektim sana.
Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin
tadına birlikte varacak, gün batımlarında
denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek,
ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil, kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre.
Sana benzeyen her şeyi sevdim ben.
Sevdiğim her şeyde senden izler vardı.
Aradığımı buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin.
Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım.
Her sabah, seni bulmak için
yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim.
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece.
"Gelir" dedim kendi kendime.
Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim.
Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım.
Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi.
Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini.
Kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili.
Bir tek seni unutamadım.
Hep dönmeni bekledim.
Zamanla alıştım acılara,
ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere.
Alıştım sevdiklerimin yokluğuna.
Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım.
Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik.
Oysa daha yolun başındaydık,
tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık.
Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var.
Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı.
Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede?
Bir mevsim döndü sen dönmedin.
Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden.
Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere,
acılarım yüreğimde çöreklenmezdi gece yarılarında.
Özlemlerim hiç bu kadar uzak olmamıştı gün ışığına.
Hasret bu kadar büyümemişti.
Şimdi göçebe olmuş yüreğimle
her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum.
Gün ışığına çoğalmış hasretimle
hızla kaçıyorum kara ağızlı tünellerin içinden.
Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar