bugün
- manifest dinleyen erkek7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- aşk acısı çekiyorum sözlük17
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- taksici muhabbeti5
- gocu bay bey birader3
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- spiderman mi döver batman mi5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- can kolukısa4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- petrol4
- solcu dövmek2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- türkiye5
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres yönetimi6
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- stres3
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- taksim delisi cenk2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- gulmekicinyaratilmis11
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung9
- fenerbahçe7
- yeni parti tüzüğü2
- almanya4
- 26000 entry2
- kuran ı kerim meali6
- mekke ortak savunma anlaşması2
- bilgesu erenus2
- rüşvet5
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
- josh hartnett2
- insan olmaya ceyrek kala insan olabildi mi sorusu3
din tamamen devletin dışına çıkmalıdır gibi çok demokrat ve çok progresif görünen görüşlerin, aslında böyle bir toplum için en büyük tehlike ve detrüsyonun, hatta kaosun başlangıcı olacağına hiç şüphe yoktur.
hıristiyan dünyasının insanı bile laik bir devletin değil, kilisenin eğitiminden geçmiştir. hiç kimse önüne laiklik için reçete alarak fark türetmeye kalkmasın” dedi.
prof. dr. ortaylı öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılamayacağını belirterek şunları söyledi:
“din ve devletin ayrılması yahudilik ve müslümanlıkta imkansızdır. çünkü her iki dinde de din, insanların 24 saatini ayarlar. sadece devletle olan ilişkilerini değil, özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, karı-koca arasındaki ilişkileri ve devletle olan ilişkiyi ayarlar. devlet ile din iç içe geçmiştir. devletin görevi, insanların dini ibadetini hazırlayabilmektir. bu son nokta çok önemlidir. çünkü çağdaş toplumlarda devlet düşmanlığı bir motif alarak yer almaktadır. bu desteklenecek bir görüş değildir ve tarihi gelenekle de bağdaşır bir yönü yoktur. devlet ve devletin aygıtı olan bürokrasi ve ordu, insan hayatının toplum hayatının vazgeçilmez iki unsurudur. dini görevimizi yerine getirmek için de bu ikisinin ayakta olması, kuvvetli olması şarttır.”
‘hiristiyanlik, insanlari şekillendirmiş”
batıya, laikliğin nasıl yerleştirileceği üzerinde durulduğunu hatırlatan prof. dr. ortaylı konuşmasını şöyle sürdürdü:
“asırlar boyunca hıristiyanlık insanları etkilemiş ve şekillendirmiştir. hristiyan dünyasının insanı, laik bir devletin değil, kilisenin eğitiminden geçmiştir. kilise insanların sadece ruhunu değil, beynini de ele almıştır. en laik olması gereken insanların, sosyalist parti mensuplarının bile temel çelişkisi, ‘islam dünyasında bu iş nasıl olur?’ diye sorduğunu görüyorsunuz. kendi dünyasını tahlil ettiği zaman toplumsal gelişme dinamikleri olarak teknolojik gelişmeyi, sınıf çatışmasını düşünen insanlar, islam dünyası diye ayrı bir kategoriden bahsetmektedir. bu da, insanlar dindar olmasalar, papazlardan nefret etseler, hatta çocuklarını vaftiz ettirmeseler bile, kilisenin insanları çok uzun asırlar boyu eğitimde etkilediklerini gösterir. böyle bir toplumda ideal bir laizimden bahsedilemez.”
“toplumda kaos başlatir”
çağımızda bazı fundamentalistlerin son zamanlarda dinin devletten ayrılması gerektiğini, dinin ve varidatının herkesçe hesaplanması ve ödenmesi gerektiğini savunduğunu kaydeden prof. dr. ortaylı daha sonra şunları söyledi:
“dolayısıyla ‘din tamamen devletin dışına çıkmalıdır’ gibi çok demokrat ve çok progresif görünen görüşlerin, aslında böyle bir toplum için en büyük tehlike ve detrüsyonun, hatta kaosun başlangıcı olacağına hiç şüphe yoktur. burada yeni bir adet çıkarmanın gereği yoktur. çünkü bünyemiz böyledir. bizim toplumumuzda laiklik, bilime, anlayışa, yeni gelişmelere, gelişmiş bir cemiyetin, çalışan bir cemiyetin içtimai gereklerine göre ayarlanır. bunun örneği batıda yoktur. hiç kimse önüne laiklik için reçete alarak fark türetmeye kalkmasın. bunun örneği doğuda da yoktur. bu tarih boyunca türk imparatorluğunun ve türkiye cumhuriyetinin kendi götürdüğü, kendisinin öncü olduğu bir harekettir. başkaları ancak bize bakarak bu yolda gidecektir. bizim yaptığımız hukuk devrimi bir ihtiyaçtır.”
büyük tarihçi ve düşünür prof ilber ortaylı konuşmasından alıntıdır.
bakın adam nasıl da güzel açıklamış, kemalistler bi kendine gelsinler lütfen.
hıristiyan dünyasının insanı bile laik bir devletin değil, kilisenin eğitiminden geçmiştir. hiç kimse önüne laiklik için reçete alarak fark türetmeye kalkmasın” dedi.
prof. dr. ortaylı öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılamayacağını belirterek şunları söyledi:
“din ve devletin ayrılması yahudilik ve müslümanlıkta imkansızdır. çünkü her iki dinde de din, insanların 24 saatini ayarlar. sadece devletle olan ilişkilerini değil, özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, karı-koca arasındaki ilişkileri ve devletle olan ilişkiyi ayarlar. devlet ile din iç içe geçmiştir. devletin görevi, insanların dini ibadetini hazırlayabilmektir. bu son nokta çok önemlidir. çünkü çağdaş toplumlarda devlet düşmanlığı bir motif alarak yer almaktadır. bu desteklenecek bir görüş değildir ve tarihi gelenekle de bağdaşır bir yönü yoktur. devlet ve devletin aygıtı olan bürokrasi ve ordu, insan hayatının toplum hayatının vazgeçilmez iki unsurudur. dini görevimizi yerine getirmek için de bu ikisinin ayakta olması, kuvvetli olması şarttır.”
‘hiristiyanlik, insanlari şekillendirmiş”
batıya, laikliğin nasıl yerleştirileceği üzerinde durulduğunu hatırlatan prof. dr. ortaylı konuşmasını şöyle sürdürdü:
“asırlar boyunca hıristiyanlık insanları etkilemiş ve şekillendirmiştir. hristiyan dünyasının insanı, laik bir devletin değil, kilisenin eğitiminden geçmiştir. kilise insanların sadece ruhunu değil, beynini de ele almıştır. en laik olması gereken insanların, sosyalist parti mensuplarının bile temel çelişkisi, ‘islam dünyasında bu iş nasıl olur?’ diye sorduğunu görüyorsunuz. kendi dünyasını tahlil ettiği zaman toplumsal gelişme dinamikleri olarak teknolojik gelişmeyi, sınıf çatışmasını düşünen insanlar, islam dünyası diye ayrı bir kategoriden bahsetmektedir. bu da, insanlar dindar olmasalar, papazlardan nefret etseler, hatta çocuklarını vaftiz ettirmeseler bile, kilisenin insanları çok uzun asırlar boyu eğitimde etkilediklerini gösterir. böyle bir toplumda ideal bir laizimden bahsedilemez.”
“toplumda kaos başlatir”
çağımızda bazı fundamentalistlerin son zamanlarda dinin devletten ayrılması gerektiğini, dinin ve varidatının herkesçe hesaplanması ve ödenmesi gerektiğini savunduğunu kaydeden prof. dr. ortaylı daha sonra şunları söyledi:
“dolayısıyla ‘din tamamen devletin dışına çıkmalıdır’ gibi çok demokrat ve çok progresif görünen görüşlerin, aslında böyle bir toplum için en büyük tehlike ve detrüsyonun, hatta kaosun başlangıcı olacağına hiç şüphe yoktur. burada yeni bir adet çıkarmanın gereği yoktur. çünkü bünyemiz böyledir. bizim toplumumuzda laiklik, bilime, anlayışa, yeni gelişmelere, gelişmiş bir cemiyetin, çalışan bir cemiyetin içtimai gereklerine göre ayarlanır. bunun örneği batıda yoktur. hiç kimse önüne laiklik için reçete alarak fark türetmeye kalkmasın. bunun örneği doğuda da yoktur. bu tarih boyunca türk imparatorluğunun ve türkiye cumhuriyetinin kendi götürdüğü, kendisinin öncü olduğu bir harekettir. başkaları ancak bize bakarak bu yolda gidecektir. bizim yaptığımız hukuk devrimi bir ihtiyaçtır.”
büyük tarihçi ve düşünür prof ilber ortaylı konuşmasından alıntıdır.
bakın adam nasıl da güzel açıklamış, kemalistler bi kendine gelsinler lütfen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar