bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- neden okula gitmek zorundayız2
- herkes yatsın iyi geceler9
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- ölmeyi dilemek2
- en sevilmeyen ev işleri3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kabataş olayı görüntüleri8
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- oğlum çok güzel lan6
- oğuzhan uğur12
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- slavko vincic15
- velvet13
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- aklını yitirmek4
- ispanya20
- nervio11
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- tememda kenka nalaka10
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- manyak olmaya karar verdim9
- laptop5
- kadim kültürler4
- ona bir şey söyle9
- manifest grubu3
- aga be şarkılar5
- futbol14
bu insan türünü kesinlikle anlamaya çalışmayın. bugün ak dediğine, yarın kara diyebilir, hiç utanmadan. çevresindeki insanlara zarar vermekten başka, bir görevi yoktur bu dünyada.
(bkz: dengesiz insan)
alışagelmişin dışında olmaktır dengesizlik. aklınıza bir fikir gelmiştir ancak çok geçmeden alternatifleri de. birşey görmüşsünüzdür çok geçmeden diğerleri de algı sınırlarınızdadır. sürekli bir ikilemde kalma halidir. kimseye zararları yoktur dengesizlerin tek zararları kendilerinedir. çoğu öküz '' ya ne kadar dengesizsin '' gibi sikindirik ithamlarla yargılasada sike takılmamalıdır. güzeldir lan dengesizlik ev sevdiğim özelliklerimden..
(bkz: hepimiz dengesiziz hepimiz insanız)
insanoğlu dediğimiz şey değişken bir varlıktır. aslında sadece insanlarla kısıtlamak da doğru olmaz. evcil hayvanları olanlar bilirler; onların bile bir anı bir anını tutmamaktadır. ki biz insanlar düşünen varlıklarız. hormonlar, güdüler yanında ek olarak düşünerek de hareket ederiz. böyle mantık ve duyguların çokça kesiştiği dönemlerde dengesiz olmak çok doğaldır. dememek ki neymiş, böyle insanların üzerine fazla gidilmemeliymiş. çünkü o insanlar hayatlarını hep yoğun yaşarlar, çünkü bu onların suçu değildir, çünkü bu bir yaratılış özelliğidir.
insanoğlu dediğimiz şey değişken bir varlıktır. aslında sadece insanlarla kısıtlamak da doğru olmaz. evcil hayvanları olanlar bilirler; onların bile bir anı bir anını tutmamaktadır. ki biz insanlar düşünen varlıklarız. hormonlar, güdüler yanında ek olarak düşünerek de hareket ederiz. böyle mantık ve duyguların çokça kesiştiği dönemlerde dengesiz olmak çok doğaldır. dememek ki neymiş, böyle insanların üzerine fazla gidilmemeliymiş. çünkü o insanlar hayatlarını hep yoğun yaşarlar, çünkü bu onların suçu değildir, çünkü bu bir yaratılış özelliğidir.
- ya kanka şu kız var ya süper oğlum lan.
+ bsg ya ben bile daha güzelim ondan.
bir gün geçer.
- kanka, sana dediğim kız vardı ya, tipsiz lan o.
+ heh şöyle yola gel. *
+ bsg ya ben bile daha güzelim ondan.
bir gün geçer.
- kanka, sana dediğim kız vardı ya, tipsiz lan o.
+ heh şöyle yola gel. *
iç kulağında sorun olan insandır.*
Şuana kadar hayatımdaki çoğu insanı dengesiz zannederdim. Taaki onla tanışana kadar... anlatayım ;
çift dikiş olarak kendimden bir yaş küçüklerle okumaya zorlanmıştım. ve o arkadaşlarla dost olmamda gerekiyodu. bende nedense fazla arkadaş yapmamıştım. tenefüste konuşmak isteyen yanıma geliyordu. onun dışında hep sıramda oturuyordum. ilk bakışta sessiz sakin bir arkadaştım. sonra bir gün okulda sinir, hüzün ve nefret duygularının yoğun olduğu bir zaman sinir krizi gibi bişey geçirdim. tabii herkezinde ilgisini çekti bu.
ve işte... normalde hiç tanımadığım yiğit adındaki çocukla o sayede tanıştım. çocuk beni çaldırıp kapadı. bende onu aradım. konuşmaya başladık. bana '' kanka istediğin zaman dertleşebiliriz '' dedi. bende konuştum. sonra sorunun asıl sebebinin sevdiğim kız yüzünden olduğunu anladı. kızın adını vermedim. dertleştik. adam oldukça iyi ve akıllı bir çocuğa benziyordu.
sonra bir gün kızın adını söylemem için bana yalvardı. yüzyüzeyken kulağına söyledim kızın adını. oda bana söyledi sevdiği kızın adını. ikimizde sınıftan kızlar seviyorduk.
olayın yarını arkadaşı aradım. ve kızın benim hakkımda '' ardayla arkadaş bile olmak istemiyorum. '' dediğini söyledi. benim keyif fecii derecede kaçtı tabii. demek kız benden nefret ediyo gibi duygulara kapıldım. aynı günün akşamı yiğit, kızla konuştuğunu ve kızın benden çok hoşlandığını fakat çokda utandığını söyledi. ben o gece mutluluktan uyuyamadım. yiğit bana kızla konuşmamamı söyledi. '' çok utanıyo kanka, anla işte '' dedi. bende kızla konuşmadım. hafta sonuydu zaten. sabah olunca bana internetten kızın ege diye bi çocuğu evdiğini söyledi. ben morardım tabii. benim kafam karıştı tabii. hani dün kız beni seviyodu ! ben adama durumu anlatmasını söyledikçe bi çevrimiçi, bir çevrimdışı olmaya başladı. sonunda bana '' arda sana beyaz yalan söyledim. çok üzülmüştün. seni düşündüğümden öyle söyledim. çok özürdilerim. '' yazdı. okadar hayal kurmuştum. bütün hayallerim suya düşmüştü. ama teselli için '' kanka merak etme ben yinede kızla konuşurum. '' dedi. bende '' hadi bakalım '' dedim. o akşam ege adındaki bir arkadaşla caddebostan sahilinde ve bağdat caddesinde kafa dağıttık. eve geldiğimde facebook'da bi mesajım olduğunu gördüm. mesaj yiğit'dendi. mesajda '' kanka kız seni sevmiyomuş. '' yazıyodu. ben o an öldüm sanki. gerçekten o sabah dünyanın en mutlu insanı olarak uyandım, akşam yatağa ise en üzgün insanı olarak girdim. çok canım acımıştı. onun yarını pazar günüydü. dershane sınavı vardı. sınav boyunca hiç soru çözmedim. 2 saat boyunca yanımdaki arkadaşla dertleştim. adam durmadan bana '' sus ! soruyu çözmeye çalışıyorum. '' desede dinlemedim. dertleşmeye devam ettim. yine egeyle o akşam kafa dağıtmaya gittim. eve gelince yiğiti aradım. bana ne dese beğenirsiniz. '' kanka kız beni seviyomuş. '' dedi.
pazartesi günü ise şakasına durmadan tokat attı bana. okul çıkışında ise çay filan içmeye bir parka gittik. adam bana hem '' kanka o kızı unut seni sevmiyo. beni seviyo. ama ben reddettim kızı'' diyo. hemde '' kanka sonuna kadar savaş. kızla arkadaş olmaya çalış. sonra gerisi gelir. '' dedi. yani hem vazgeçmemi, hemde savaşmamı söylüyodu. çay bitince spor aletlerinin yanına gittik. sonra birden kaçmaya başladı. bende kovaladım tabii. sonra durdu ve '' kanka kızı gördüm burada '' dedi. bende '' neden kaçıyoruz. yiyecek değil ya. '' dedim. yiğit '' kanka olsun, sen utandığını söylemiştin ya ondan'' dedi. belli bi zamandan sonra koşarak parkın diğer ucuna gitti. benim gelmememi söyledi. sonra yanıma geri geldi ve '' kızla selamlaştık. '' dedi. önemli bişey olmadığını anlayınca vedalaşıp evime gittim. o akşam 2-3 kişiye bu olayı anlattım. herkez o çocukda bi halt olduğunu düşündü. bende düşünmeden duramadım. ve mesaj attım çocuğa '' sen bişeylermi saklıyosun '' diye. oda ilk önce küfür etti. ardından tehdit etti. bende cevap vermedim. ama o an anladım. bu çocuk dengesizdi. belkide kızla ilgili olan herşey onun uydurmasıydı. belkide kızın olaylardan haberi bile yoktu. belkide parka kız bile gelmemişti. çocuğun amacı neydi bilmiyodum fakat. benim yararıma olmadığı kesindi. belkide aynı kızı seviyoduk. kimbilir. ama iletişimi kesmem gerçekten yararıma oldu !!!
çift dikiş olarak kendimden bir yaş küçüklerle okumaya zorlanmıştım. ve o arkadaşlarla dost olmamda gerekiyodu. bende nedense fazla arkadaş yapmamıştım. tenefüste konuşmak isteyen yanıma geliyordu. onun dışında hep sıramda oturuyordum. ilk bakışta sessiz sakin bir arkadaştım. sonra bir gün okulda sinir, hüzün ve nefret duygularının yoğun olduğu bir zaman sinir krizi gibi bişey geçirdim. tabii herkezinde ilgisini çekti bu.
ve işte... normalde hiç tanımadığım yiğit adındaki çocukla o sayede tanıştım. çocuk beni çaldırıp kapadı. bende onu aradım. konuşmaya başladık. bana '' kanka istediğin zaman dertleşebiliriz '' dedi. bende konuştum. sonra sorunun asıl sebebinin sevdiğim kız yüzünden olduğunu anladı. kızın adını vermedim. dertleştik. adam oldukça iyi ve akıllı bir çocuğa benziyordu.
sonra bir gün kızın adını söylemem için bana yalvardı. yüzyüzeyken kulağına söyledim kızın adını. oda bana söyledi sevdiği kızın adını. ikimizde sınıftan kızlar seviyorduk.
olayın yarını arkadaşı aradım. ve kızın benim hakkımda '' ardayla arkadaş bile olmak istemiyorum. '' dediğini söyledi. benim keyif fecii derecede kaçtı tabii. demek kız benden nefret ediyo gibi duygulara kapıldım. aynı günün akşamı yiğit, kızla konuştuğunu ve kızın benden çok hoşlandığını fakat çokda utandığını söyledi. ben o gece mutluluktan uyuyamadım. yiğit bana kızla konuşmamamı söyledi. '' çok utanıyo kanka, anla işte '' dedi. bende kızla konuşmadım. hafta sonuydu zaten. sabah olunca bana internetten kızın ege diye bi çocuğu evdiğini söyledi. ben morardım tabii. benim kafam karıştı tabii. hani dün kız beni seviyodu ! ben adama durumu anlatmasını söyledikçe bi çevrimiçi, bir çevrimdışı olmaya başladı. sonunda bana '' arda sana beyaz yalan söyledim. çok üzülmüştün. seni düşündüğümden öyle söyledim. çok özürdilerim. '' yazdı. okadar hayal kurmuştum. bütün hayallerim suya düşmüştü. ama teselli için '' kanka merak etme ben yinede kızla konuşurum. '' dedi. bende '' hadi bakalım '' dedim. o akşam ege adındaki bir arkadaşla caddebostan sahilinde ve bağdat caddesinde kafa dağıttık. eve geldiğimde facebook'da bi mesajım olduğunu gördüm. mesaj yiğit'dendi. mesajda '' kanka kız seni sevmiyomuş. '' yazıyodu. ben o an öldüm sanki. gerçekten o sabah dünyanın en mutlu insanı olarak uyandım, akşam yatağa ise en üzgün insanı olarak girdim. çok canım acımıştı. onun yarını pazar günüydü. dershane sınavı vardı. sınav boyunca hiç soru çözmedim. 2 saat boyunca yanımdaki arkadaşla dertleştim. adam durmadan bana '' sus ! soruyu çözmeye çalışıyorum. '' desede dinlemedim. dertleşmeye devam ettim. yine egeyle o akşam kafa dağıtmaya gittim. eve gelince yiğiti aradım. bana ne dese beğenirsiniz. '' kanka kız beni seviyomuş. '' dedi.
pazartesi günü ise şakasına durmadan tokat attı bana. okul çıkışında ise çay filan içmeye bir parka gittik. adam bana hem '' kanka o kızı unut seni sevmiyo. beni seviyo. ama ben reddettim kızı'' diyo. hemde '' kanka sonuna kadar savaş. kızla arkadaş olmaya çalış. sonra gerisi gelir. '' dedi. yani hem vazgeçmemi, hemde savaşmamı söylüyodu. çay bitince spor aletlerinin yanına gittik. sonra birden kaçmaya başladı. bende kovaladım tabii. sonra durdu ve '' kanka kızı gördüm burada '' dedi. bende '' neden kaçıyoruz. yiyecek değil ya. '' dedim. yiğit '' kanka olsun, sen utandığını söylemiştin ya ondan'' dedi. belli bi zamandan sonra koşarak parkın diğer ucuna gitti. benim gelmememi söyledi. sonra yanıma geri geldi ve '' kızla selamlaştık. '' dedi. önemli bişey olmadığını anlayınca vedalaşıp evime gittim. o akşam 2-3 kişiye bu olayı anlattım. herkez o çocukda bi halt olduğunu düşündü. bende düşünmeden duramadım. ve mesaj attım çocuğa '' sen bişeylermi saklıyosun '' diye. oda ilk önce küfür etti. ardından tehdit etti. bende cevap vermedim. ama o an anladım. bu çocuk dengesizdi. belkide kızla ilgili olan herşey onun uydurmasıydı. belkide kızın olaylardan haberi bile yoktu. belkide parka kız bile gelmemişti. çocuğun amacı neydi bilmiyodum fakat. benim yararıma olmadığı kesindi. belkide aynı kızı seviyoduk. kimbilir. ama iletişimi kesmem gerçekten yararıma oldu !!!
(bkz: terazi burcu erkeği)
(bkz: isim veriyo muyduk)
dengeli insan yoktur ki. dengeli olması gerektiğini düşündüğü için isteklerini bastıran insan vardır.
vertigo hastalığına sahip insanlardır. kulakda ki problemlerden dolayı dengede duramazlar. Allah acil şifalar versin hepsine...
ne yaptıkları belli olmayan, bir günü bir gününü tutmayan insanlardır. Çelişkiler arasında yüzerler ve karşıdaki kişiyi satması en fazla on dakikasını alır.
Terazide bile dengeleyemezsiniz bu insanları.
kız erkek fark etmiyor işe yaradıkları tek alan insanların hayatını mahvetmek. siz siz olun bunlardan intikam almadan ölmeyin.
nedenini sorgulamak gerekir. dengesizlik var dengesizlik var. burada adab-ı muaşeret'e aykırı; yani patavatsız, nerede ne söyleyeceği belli olmayan, saçma sapan muhabbetlere girip, yaşı gibi davranmıyorsa evet iticidir.
fakat ince düşünüp, detaylı düşünüp, empati yaparak hareket eden birisi belirli dönemlerde dengesizlik yaşıyorsa da burada iki taraflı düşünmek; yani biraz da kendimize bakmak gerekir. neden bu adamı ya da kadını dengesizleştirecek noktaya geldik diye sormak lazım.
fakat ince düşünüp, detaylı düşünüp, empati yaparak hareket eden birisi belirli dönemlerde dengesizlik yaşıyorsa da burada iki taraflı düşünmek; yani biraz da kendimize bakmak gerekir. neden bu adamı ya da kadını dengesizleştirecek noktaya geldik diye sormak lazım.
siz dengesiz sanarsınız ama aslında kendince bir dengesi vardır. sadece anlamayacak kadar kör veya umursamaz olabilirsiniz ya da empati yetisi azdır kişinin. size kendini anlatmamakta ısrarcıysa ve ufaktan da bencil iseniz bu damgayı yer hemen. en büyük dengesizlerden biriyim aslında. ama ben kabul ediyorum yani naparsın böyleyim işte.
Uzak durulması gereken insan türüdür.Günü günlerine uymaz.
Akıllara zarar, insanlıktan soğutan varlıklardır.
Bir sabah, günaydın der, ertesi gün yüzünüze bakmaz.
Bir gün canımlı cicimli muhabbet eder, ertesi gün koca bir buzdağı.
Heyyy dostum! Senin sorunun ne?!
Bir sabah, günaydın der, ertesi gün yüzünüze bakmaz.
Bir gün canımlı cicimli muhabbet eder, ertesi gün koca bir buzdağı.
Heyyy dostum! Senin sorunun ne?!
Rot balans sıkıntısı çeken insanlardır.
bu topraklar dolu onlardan.
hayatınızdan mümkün olduğunca uzak tutmanız gereken kişilerdir. dengesizlikleri ile olur olmadık zamanlarda kendilerini de sizi de yakarlar. dengesizliklerindeki istikrar zamanla canınızı sıkar.
Varlıkları da yoklukları da zarardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar