bugün
- velvet34
- migros'a sorulacak tek soru13
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- victor osimhen15
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- tostumu yaptım5
- now tv neden gelmedi3
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- livakovic'in barcelona transferi5
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi2
- osuruktan şiirler58
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- aleksey batrakov20
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- genelev3
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- abdullah öcalan13
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi2
- yasakçı zihniyet15
- bik bik kız kaçırdı9
- ekşi sözlük21
- alparslan kuytul13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- yazarlara gelen son mesaj3
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası3
- tarhana çorbası7
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi3
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- yılmaz güney filmleri6
- ismail kartal16
- kredi kartı2
- avanosun nevşehirde olması5
- yıllık izin3
- ona bir şey söyle5
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- bugün ne yapsam9
- yılmaz güney büyüklüğü4
- reels izleme bağımlılığı6
- her şeyi hatırlayan insan9
- müsavat dervişoğlu8
- muslettin amca6
Yunan şiir geleneğinin dışında kendine özgü bir şiir yaratan Yunanlı şair Konstantinos Kavafis 17 Nisan 1863'te iskenderiye'de doğdu, 29 Nisan 1933'te yine aynı kentte öldü. Tam adı Konstantinos Pétrou Kaváfis'tir. istanbul'dan iskenderiye'ye göç eden bir Rum ailesinin dokuzuncu çocuğudur. Kavafis çocukluğunda bir süre ailesiyle birlikte ingiltere'de Londra'da kaldıktan sonra yeniden Mısır'a dönmüş, istanbul'a, Paris'e, Londra'ya ve Atina'ya yaptığı kısa yolculuklar dışında yaşamının tamamını iskenderiye'de sürdürmüştür. iskenderiye'ye döndükten sonra Su işleri Bakanlığı'nda uzun yıllar kâtiplik yapmış, iskenderiye Borsası'nda simsar olarak çalışmıştır. Ömrünün son yıllarında gırtlak kanserine yakalanan Kavafis yalnızlık içinde ölmüştür. ilk şiirleri 1903'te Yunanistan'da yayımlandı. Bir yıl sonra 14 şiirden oluşan ilk kitabını çıkardı. 1907'de Nea Zoe adlı edebiyat dergisinin çevresinde toplanan genç sanatçılarla ilişki kurdu. 1910'da birinci kitabını 12 şiir ekleyerek yeniden yayımladı. 1911'den ölümüne dek şiirlerini dergilerde yayımlayan Kavafis'in 154 şiiri toplu olarak 1935'te yayımlanabildi. Bütün şiirleri 1963'te gün yüzü görebildi. En önemli şiirlerini 40 yaşından sonra yayımladığı için kendisini "yaşlılığın şairi" olarak nitelendirmiştir.
Kavafis Hıristiyanlığa, milliyetçiliğe ve heteroseksüelliğe ilişkin geleneksel değerleri reddetmiş, şiirlerinde Roma, Bizans ve Helenistik dönem tarihlerinden yol çıkarak yarattığı dramatik atmosfer içinde güncel olanı lirik bir dille ele almıştır. Kullandığı dil, klasik kurallara bağlı kalınarak geliştirilmiş gösterişli ve incelikli Katharevusa ile halkın konuştuğu Demotikos'un özgün bir karışımıdır. Tarihsel olarak nitelendirilen şiirlerinde kendi özgün kişiliğini başka başka karakterlerin ağzından konuşturarak ince alaycılığa denk düşen dramatik bir anlatımı oluşturmuştur. Düzyazının sınırında duran şiirlerinde içtenlik ve gerçekçilik egemendir, şiirin bütünü tek bir imge olarak yer alır.
KALELER
Düşünmeden, acımadan, utanmadan
yüksek kaleler kurmuşlar dört yanıma.
Umutsuzluk içinde böyle hep
bir şey düşünmez oldum alınyazımdan başka.
Dışarıda görülecek bir sürü işim vardı
ben nasıl sezmedim kaleler kuruldu da.
Ses seda işitmedim çalışan işçilerden
habersiz kapadılar beni dünyanın dışına.
Kavafis Hıristiyanlığa, milliyetçiliğe ve heteroseksüelliğe ilişkin geleneksel değerleri reddetmiş, şiirlerinde Roma, Bizans ve Helenistik dönem tarihlerinden yol çıkarak yarattığı dramatik atmosfer içinde güncel olanı lirik bir dille ele almıştır. Kullandığı dil, klasik kurallara bağlı kalınarak geliştirilmiş gösterişli ve incelikli Katharevusa ile halkın konuştuğu Demotikos'un özgün bir karışımıdır. Tarihsel olarak nitelendirilen şiirlerinde kendi özgün kişiliğini başka başka karakterlerin ağzından konuşturarak ince alaycılığa denk düşen dramatik bir anlatımı oluşturmuştur. Düzyazının sınırında duran şiirlerinde içtenlik ve gerçekçilik egemendir, şiirin bütünü tek bir imge olarak yer alır.
KALELER
Düşünmeden, acımadan, utanmadan
yüksek kaleler kurmuşlar dört yanıma.
Umutsuzluk içinde böyle hep
bir şey düşünmez oldum alınyazımdan başka.
Dışarıda görülecek bir sürü işim vardı
ben nasıl sezmedim kaleler kuruldu da.
Ses seda işitmedim çalışan işçilerden
habersiz kapadılar beni dünyanın dışına.
uzak
Bu anıyı anlatmak isterdim...
ama nasıl solgun... hiç bir şey kalmamış gibi-
çünkü uzaklarda gömülü,
ilk gençliğim yıllarında.
Yaseminden gerilmiş bir ten...
o Ağustos
gecesi? Ağustos muydu? - o gece...
Yalnız gözleri hatırımda hayal meyal;
gözleri, sanırım
maviydi...
Evet, evet mavi, gökyakut mavisi.
Bu anıyı anlatmak isterdim...
ama nasıl solgun... hiç bir şey kalmamış gibi-
çünkü uzaklarda gömülü,
ilk gençliğim yıllarında.
Yaseminden gerilmiş bir ten...
o Ağustos
gecesi? Ağustos muydu? - o gece...
Yalnız gözleri hatırımda hayal meyal;
gözleri, sanırım
maviydi...
Evet, evet mavi, gökyakut mavisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar